Peygambere hakaret edene barışçıl tepki nasıl gösterilir?

Yer: Yeni Delhi. Sahnedekiler yerel kıyafetleriyle rengârenk. Hindistan'ın bütün dini ve etnik grup temsilcileri bir arada. Kiminin 15 milyon müridi var. 'Peygamberin Hayatı' konulu yarışmanın ödül törenine gelmişler.
Peygambere hakaret edene barışçıl tepki nasıl gösterilir?

Maymunu Tanrı olarak benimseyen bir Hindu, ateşe tapan Mecusi, Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi din temsilcileri, en son ne zaman ve nerede bir araya gelmiş, birbirlerini alkışlayıp çiçeklerle uğurlamışlardır? Sorunun cevabını bugün bile zor veriyorum. Çünkü kolay değil. Örneğine de neredeyse rastlanmamış. Dinlerin kendi içinde onca kavga ve ayrışma yaşanırken, farklı din ve etnik grupları aynı çatı altında toplayıp ortak noktada buluşturmak hayal gibi güçtür. Din, etnik ve mezhep çatışmalarını her gün duyup okuyan biri olarak görmesem inanmazdım. Görünce de şaşırdım.

Yer, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi. Mekân, şehrin en görkemli salonlarından Habitat Kongre Merkezi. Sahnede rengârenk yerel kıyafetler içinde, bir-ikisi gözümüzün bir yerlerden ısırdığı kişiler. Hindistan’ın bütün din ve etnik grup temsilcileri bir arada. İçlerinde öyleleri var ki, arkasında 15 milyon müridi, tapınakları var. 50 binden fazla medreseye hükmeden Müslüman lider de orada. Azınlıklar bakanı da, Dalai Lama temsilcisi de… Bu insanlar hizmet grubu, yani Fethullah Gülen hareketinin organize ettiği, ‘Peygamberin Hayatı’ konulu yarışma programının ödül törenine gelmişler. Ne kadar ilginç değil mi? Konu, İslam Peygamberi’nin hayatı ama bütün dini gruplardan katılım var. Hepsi de kürsüye tek tek çıkıp barış mesajı veriyor. İslamiyet’i, Gülen’i övüyor. Yarışmaya az değil, 80 bin kişi başvurmuş. Sınavlar test usulüyle yapılıyor. Toplantıda lise ile üniversite ve lisans üstü kategoride finale kalan 20 kişiye, 200 ile 1000 dolar arasında değişen ödüller verildi. Öğrenciler ödüllerini farklı din adamlarının elinden aldı.

Yarışma fikri nasıl doğdu?

Ödül töreninden daha ilginç olan, yarışma fikrinin ortaya çıkışı. Hakaret içeren bir video önceki yıl gösterilmiş ve dünyanın çeşitli yerlerinde gösteriler olmuştu. ABD elçiliği bile basılmış, bazı olaylarda can kayıpları yaşanmıştı. İşte o günlerde böyle bir toplantının fikir jimnastiği yapılmış. İslam’a karşı hakarete gösterilecek tepkinin de İslam ölçüleri içinde olması gerektiğini, kişilerin can ve mal güvenliğine zarar verilmemesini savunan hizmet ekibi, Hindistan’daki kanaat önderleriyle görüşmelere başlamış. Hakarete karşı verilecek en güzel tepkinin Hz. Muhammed’in hayatını anlatmak olduğu anlatılmış. Bu barış fikri kabul görmüş ve çalışmalara başlanmış. Peygamberin hayatını anlatan kitaplar araştırılmış, Hindistan tarihinde bu konuda yazılmış eserlerin satışı 25 bini bulmuş.

‘Sonsuz Nur’ kitabı

Fethullah Gülen’in ‘Sonsuz Nur’ kitabı ise Hindistan’da üç ayrı dilde tam 110 bin adet basılmış. Hintli din adamları, yarışmanın Gülen’in kitabından yapılmasını istemiş. Peygamberin hayatını en güzel anlatan kitap olarak Gülen’in ‘Sonsuz Nur’ isimli eseri tercih edilmiş. Gülen, yıllar önce yazdığı kitapta, “Sizin kutsallarınıza saldırarak, sinir uçlarınıza dokunup, sokağa çekmek isteyebilirler” bölümüne yer vermiş, bu bölüm Müslüman ve diğer din adamlarını çok etkilemiş. Gülen’in ölçüsüz sokak hareketleri yerine müspet hareket dediği diyalog yöntemi kabul görmüş. Sonuç olarak, kutsal değerlere nasıl tepki gösterilmesi gerektiği böyle bir yarışmada ortaya konulup, barış mesajı verilmek istenmiş.

Okullara talep yüksek

Diğer 140 ülkede olan hizmet hareketi burada da çok etkin. 9 okulları, 9 öğrenci yurtları ve dershaneleri var. Hepsi iyi eğitim almış, birkaç dil bilen insanlar. Maddi yönden, Ankara ve Konyalı işadamları destek sağlıyormuş. Okullara talep yüksek, o yüzden sayıları artacak gibi. Biz oradayken, yeni bir okul için 7 bin dönümlük arsanın sözleşmesi imzalanmış. Hindistan’da binlerce Müslüman okulu yıllardır eğitim veriyor. Ülkede tıp, bilişim ve mühendislik çok gelişmiş. Hizmet, buraları da boş bırakmamış. Dershaneler buralara yönelik öğrenci yetiştiriyor. Farklı kesimlerle iyi bir diyalog ortamı oluşturmuşlar. Hindistan’daki bütün dini önderler Türkiye’ye götürülmüş ve oradaki çalışmalar anlatılmış. Bu isimlerin çalışmaya katılmasının sağlanmasında diyalog çalışmalarının etkisi olmuş. Biz dönüş hazırlığı yaparken, başka büyük bir organizasyonun dönüş hazırlığını yapıyorlardı. Gelecek hafta sonu Türk festivali düzenleniyor. Bu yıl ikincisi yapılacak. Geçen sene 50 bin kişi katılmış. Bu yıl beklenti daha yüksek. Biliyorum, bu son cümle bazılarını rahatsız edecek ama “Cemaat boş durmuyor”.