Türkiye'yi '100 Temel Eser' tanıtacak

Türk dizileri gösterildikleri ülkelerin kültürlerini etkilerken Türkiye şimdi de ünlü yazarların birçok dile çevrilecek kitaplarıyla atağa geçiyor.
Türkiye'yi '100 Temel Eser' tanıtacak

Türkiye’nin bir ‘imaj sorunu’ var mı? Bu soruya çoğumuzun vereceği yanıt ‘evet’tir. Ülkemizin yanlış bilindiğinden yakınırız. Her birimizin yaşadığı ya da kulaktan, medyadan duyduğu yüzlerce örnek vardır. Türkiye’yi Türkmenistan’la karıştıranı mı ararsınız, ‘Türkiyeli’ deyince aklına başında fes olan Arap ülkesi geleni mi? Say, say bitmez. Türkiye algısının oluşmasında kültürün etkisi büyük. ‘Geceyarısı Ekspresi’ filmini izleyenler ile ‘Aşkı Memnu’yu izleyenlerin gördüğü Türkiye aynı mı? Ya da Orhan Pamuk, Elif Şafak okuyanların bakış açısı 80 hatta 90’lı yıllardaki gibi midir? Elbette hayır. Sadece bizim ülkemize özgü değil bu. Bir dizi ya da roman karakteri ülkelerin imajını tahmin edilemeyecek şekilde etkileyebiliyor. Son yıllarda Türkiye’nin daha farklı bir durumu olduğu görülüyor. Nobel’i aldık, Eurovision’u kazandık ama herhalde hiçbiri diziler kadar iz bırakmadı. Şurası bir gerçek: Bugün farklı coğrafyalardan çok sayıda insan ‘Bihter’in, Polat’ın, Memati’nin, Kuzey’in, Hürrem’in konuştuğu dili öğrenmek için Türkçe’ye, yaşadığı ülkeyi görmek için Türkiye’ye yöneliyor.

Tüm renkleri temsil
Ülke tanıtımı ve yanlış algının giderilmesi için bir dizi resmi, gayri resmi çalışma yapılıyor. Bu amaçla kurulan devlet kuruluşlarından biri de Yunus Emre Enstitüsü. İşte bu yanlış algının giderilmesi için dikkat çekici bir proje üzerinde çalışma başlatıyor. Enstitü Baskanı Prof. Dr. Hayati Develi’nin verdiği bilgiye göre, Türkiye’yi bütün renkleriyle yansıttığına inanılan yazarların eserleri dünya dillerine çevrilecek. ‘100 Temel Eser’ oluşturulacak. Yunus Emre’den Nâzım Hikmet, Necip Fazıl, Orhan Kemal, Orhan Pamuk’a kadar ünlü yazarların eserleri Ingilizce, Arapça, Rusça, Sırpça, Boşnakça dahil çok sayıda dile çevrilerek okuyucuyla buluşturulacak. Yazının girişinde belirttiğimiz yanlış tanıtımın giderilmesi için kültürel atak planlanıyor. Kendisi de Türk dili hocası olan Enstitü Baskani Hayati Develi, “Bizler kültürel diplomasinin aracıyız. 20. yüzyıl tek dilli, kültürlü toplumlarin yüzyılıydı. 21. yüzyıl ise çok kültürlü olacak. Kültürel yakınlık önyargıları kıracak. Yunus Emre’nin ‘gelin tanış olalım...’ dizesi prensibimiz” diyor.
Yunus Emre Enstitüsü 32 ülkede faaliyet gösteriyor. Türkçe kurslarına ilgi büyük. Şu anda 6 bin kişi Türkçe öğreniyor. ‘Arap Baharı’ o coğrafyalarda kursiyer sayısını arttırmış. Kahire öğrenci sayısının en yoğun olduğu şehir. Bosna-Hersek’in bazı kantonlarında Türkçe seçmeli ders. Türk dizilerinin Arap ve Balkan ülkelerini kasıp kavurduğunu biliyoruz. Meğer Çin’deki Uygur Özerk Bölgesi’ni de derinden etkilemişler.

Mafya dizilerinden hediye
Uygurların günlük yaşamında ‘tamam’, ‘okey’ gibi sözcükler yokmuş. Bu dizilerden sonra ‘tamam’ sözcüğü hayatlarına girmiş. Bir de kötü örnek denebilecek yansıması olmuş. Yine Uygurların küfür lügatinde ‘şerefsiz’ yokmuş. Özellikle mafyatik dizilerin ardından kavgalarda kullanılmaya başlamış. Sırbistan, Bosna Savaşı’ndan sonra sempati ilişkimizin en düşük olduğu ülkelerdendir. Bu diziler Sırbistan’da o kadar sevilmiş ki çocuklara Türkçe isimler konmaya başlamış. ‘Can’ isminin Sırplarda çok popüler hale geldiği söyleniyor. Balkanlar’da dizi saatinde bazı sokaklar boşalıyor. Trafik polisiyle yaşadığınız bir sorunu dizi muhabbetiyle aşabiliyorsunuz. Türkçe öğrenmenin bir avantajı da işe girişler. TOEFL türü yeterlilik sınavı yapılıyor ve belge veriliyor. Bu belgeyi alanların yüzde 80’i iş bulabiliyormuş. Enstitü, cam işçiliği, telkâri gibi geleneksel el sanatlarına dönük kurslar da düzenliyor.

Türkiye kütüphanesi
Yunus Emre Enstitüsü, faaliyet gösterdiği ülkelere ‘Türkiye Kütüphanesi’ açıyor. Bir yıl önce başlayan proje kapsamında 15 ülkede 24 kütüphane açılmış. Biz de 25’incisinin açılışına Saraybosna’da tanık olduk. Sponsor, Ziraat Bankası. İki kurum arasında yapılan protokole göre ‘Türkçe, Türk tarihi, kültürü, sanatı, mutfağı, şehirleri, turizm, yatırım ve eğitim imkânları, ekonomisi, siyaseti, yeni dış politikası’ konularını içeren 2 bin eser tespit edilmiş. Kitaplar tarih, edebiyat, ihtisas ve çocuk olarak dört ana gruptan oluşturulmuş. Her kitaptan 25 takım alınmıs. Satın alınan kitap sayısı 29 bin 738’e ulaşmış. Saraybosna kültürel etkinliğin faal olduğu bir şehir. Gelecek hafta Hacettepe Üniversitesi ve Merkez Bankası’nın resim koleksiyonu da Saraybosna’da sergilenecek.