68 Mülkiyesi'nin 'İlhan hoca'sı

1969 yılını üniversite işgalleriyle geçirmiştik. O yaz Ankara'daki eylemci öğrencilerin tamamına yakını hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştı. Bir okulun öğrencileri hariç.

1969 yılını üniversite işgalleriyle geçirmiştik. O yaz Ankara’daki eylemci öğrencilerin tamamına yakını hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştı. Bir okulun öğrencileri hariç. O okul bizim okulumuz Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ydi. Dekanımız Profesör Dr. İlhan Unat, polise, eylemci öğrenci listesini vermeyi reddetmişti.
1969 Haziran sınavlarında Profesör Dr. Şerif Mardin’in Siyaset Bilimine Giriş dersinin sınavındaydık. Mardin iki soru sormuştu. Birisi sene içinde anlattıklarımı özetleyiniz türünden bir soruydu. Diğer ise “Schumpeter’e göre Marks’ın kehaneti yorumlayınız”dı.
Öğrenciler, ne diyeceklerini tam kestiremedikleri ilk sorudan hoşlanmamışlardı. Benim derdim ise Marks’ın görüşlerine kehanet denmesiydi. Sorulara itiraz ettim. O zaman okulun Sosyalist Fikir Kulübü Başkanı’ydım. Bir oylama yaptım ve bu soruları istemiyoruz diyerek sınıfı terk etmeye karar verdik.
Dekan İlhan Unat beni çağırdı ve sınıfa yeniden girmemizi istedi. Bir çözüm üretecekti. Sınavı ertelediğini açıkladı. Böylece bir orta yol bulunmuş kriz önlenmiş oldu. 
***
1968 öğrenci hareketleri, yalnızca öğrencileri değil, öğretim üyelerini, aileleri de derinden etkiliyordu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi o dönem öğrenci olaylarının merkezi konumundaydı. Okulun hemen bitişiğindeki kız-erkek öğrenci yurdu, yurdun altındaki kantin ve yemekhane Ankara’nın, hatta Türkiye’nin gençlik önderlerinin, eylemcilerinin buluşma mekânıydı.
Siyasallılar, kendilerine geçmiş geleneğin devamı olarak ‘Mülkiyeli’ derler. Mülkiyeli olmak devlet kademelerinde özel bir imtiyaz gibidir. Aralarında da ciddi bir dayanışma söz konusudur. 1968 olayları, en çarpıcı ektilerini Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde gösterdi. Okul, öğrencileri, öğretim üyeleriyle bir bütün olarak 68’i karşıladı.
Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyeleri üniversite reformunu çoğunlukla desteklediler, öğrencilerine sahip çıktılar. O dönemin dekanı Profesör Dr. İlhan Unat’tı. İlhan hoca, olaylar karşısında sakin yaklaşımı, bir hukuk hocası olarak hukukun üstünlüğünü her koşulda savunmasıyla dikkat çekerdi.
1968 yılında okulumuzda belki de Türkiye’de ilk ve son olarak seçimle gelen bir kurul oluşturuldu. İlhan Unat’ın önderlik ettiği ve oluşmasını sağladığı bu kurulun adı ‘Fakülte Karma Kurulu’ydu. Bu kurulda dört öğrenci, dört asistan, dört doçent ve dört profesör yer alıyordu. Başkanlığını da dekan yapıyordu.
Öğrenci temsilcileri tüm okul öğrencilerinin oy kullandığı bir seçimle belirlendiler. Asistanlar, doçentler, profesörler kendi temsilcilerini aralarından seçtiler. Cengiz Çandar, Hakkı Öcal, Hüsnü Erkan ve ben Oral Çalışlar öğrencilerin, Kurthan Fişek, Cem Eroğul, Ahmet Yücekök ve Yüksel Ersoy asistanların, Mümtaz Soysal, Türkkaya Ataöv, Tuncer Bulutay hatırladığım kadarıyla doçentlerin, Muammer Aksoy, Safa Reisoğlu, İlhan Öztrak, Aziz Köklü de profesörlerin temsilcisiydi.
Bu kurul tam bir katılım örneğiydi ve yaratıcısı dekanımız İlhan Unat’tı. Bunun üniversite
çapında uygulanmasını da umuyordu. İşte 1968-69 dönemini biz okulumuzda böyle yaşadık.
Bu kurul birçok gerginliğin yumuşatılmasında, okul yönetimiyle öğrenciler arasında uyum sağlanmasında aracı rolü oynadı.
***
Önceki akşam, Boğaziçi Üniversitesi’nde anlamlı bir tören vardı. İstanbul Mülkiyeliler Birliği yönetimi, İlhan Unat’a 1968 döneminde okul içindeki demokratikleşmeye katkıları nedeniyle bir ‘şükran plaketi’ sundu. İstanbul Mülkiyeliler Birliği Başkanı Müfit Erkarakaş’ın konuşmasıyla başlayan buluşmaya, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Profesör Dr. Celal Göle de katıldı.
İlhan hocanın eşi hocamız Nermin Abadan Unat, hocanın kızları Ayşe ve Oya, Nermin hocanın oğlu Mustafa Kemal Abadan, o dönemin öğrencilerinden Prof. Dr. Zafer Toprak, Prof. Dr. Binnaz Toprak, Prof. Dr. Fazıl Sağlam, Prof. Dr. Nihal İncioğlu da bu mutlu anı hocamızla paylaştılar.
Plaketi 68 döneminin okulumuzdaki etkin isimlerinden Profesör Safa Reisoğlu bir konuşmayla İlhan hocamıza sundu. Profesör Dr. Ruşen Keleş, bir öğretim üyesi olarak İlhan hocanın seçkin niteliklerini dile getirdi. İpek Çalışlar, Unat’ın 4 Aralık 1968 tarihinde yaptığı konuşmadan bölümler okudu. O ilginç konuşmada en dikkat çekici bölüm şuydu: “Üniversite gençliğinin yetişmesinden sorumlu eğitimciler olarak metodlarını ve uygulama şekillerini tasvib etmesek de, gençliğin uyarısının üniversitelerimizi silkelediği ve öteden beri çeşitli kademelerdeki üniversite mensuplarının zorunluluğunu duymakta birleştikleri üniversite reformunu tezelden gerçekleşme safhasına getirmiş olduğu bir gerçektir. Bu gelişmeyi sevinçle karşılar, reformun gerçekleşmesinde öğrencilerimizle karşılıklı güven ve anlayış zihniyeti içinde yürütülecek işbirliğinin temel unsur niteliği taşıdığına olan inancımı belirtmek isterim.”
Cengiz Çandar, o dönem SBF Öğrenci Derneği Başkanı’ydı. İşgaller sırasında İlhan hocanın
evine Mahir Çayan’la birlikte yaptığımız ziyaretin ilginç anlarını anlattı. Bizim ziyaretimizin
sabahı dönemin İçişleri Bakanı Dr. Faruk Sükan, “İşgalci öğrenciler geceleri dekanlarla buluşup
eylem planlıyorlar” diyerek, bizim buluşmayı Meclis’in gündemine getirmişti.
Türkiye 68’inin bir boyutu da hocalarımızdı.
İlhan Unat’ın onlar içinde seçkin bir yeri var.
Bizleri bir hukukçu olarak, bir eğitimci olarak
sakin haliyle etkiler ve daha sert eylemlerin yumuşatılmasında rol oynardı.
Ona çok şey borçluyuz.