68 yaşındaki Erdal Acet 15'indeki Buse

Yüzme maratonculuğunun ayrı bir alan olduğunu fark etmek benim açımdan bir deneyim oldu.

Hafta sonu 6. Açık Deniz Yüzme Maratonu’nu izlemek için Datça’daydım. Datça, tipik bir sahil şehri. Temiz denizi, oksijeni bol havasıyla yaz tatilcilerinin ilgisini çekiyor. Havaalanlarına uzak (Dalaman Havaalanı 175 kilometre mesafede) olması hem avantaj hem dezavantaj.
Kent aşırı ilgiden uzak olduğu için, üzerindeki yapılaşma baskısı diğer sahil kentlerine göre az. Bu durum, şehri daha sakin bir şekilde ve yapılaşmasına dikkat ederek düzenlemek açısından bir avantaj. “Bu ne kadar başarılabilmiş” derseniz, olumlu cevap vermek kolay değil.
Belediye Başkanı Şener Tokcan, şehrin doğal dokusunu bozan yapılaşmayı kontrol altında tutabilmek, kurallara uygun bir çevre bilinci oluşturabilmek için gayret sarf ediyor. Kolay olmadığını anlattıklarından anlıyorum.
Kışın iyice sessizleşen Datça’ya Kış Maratonu geçici de olsa bir hareket sağlamış. Yunanistan’dan gelen yüzücüler, kriz nedeniyle 5 kişiye düşmüş olsalar bile, katılmaları anlamlıydı. Her yıl kış ve yaz maratonuna katılan Zakarias Aleksandrakis, yarış sonrası düzenlenen törende duygulu bir konuşma yaptı.
İlk yıllar çekinerek gelen bu topluluğun şimdi kendisini evinde hissettiğini söyleyen Aleksandrakis, her yıl bir yıl öncesine göre daha iyi bir karşılamayla yüz yüze geldiklerini ifade etti. Bu yıl yarışın Lefter adına düzenlenmiş olması da onlar açısından anlamlı olmuştu. 

Erdal Acet ve Buse
Datça’daki buluşmanın etkileyici anlarından birisi Manş’ı geçmiş iki Adanalı yüzücü Erdal Acet ve Nesrin Olgun Arslan’ın anlattıklarıydı. Olanakların son derece sınırlı olduğu 1976 yılının ağustos ayında son derece soğuk Manş Denizi’ni bir rekora imza atarak yüzen Erdal Acet ve ondan birkaç sene sonra yine aynı olanaksızlıklara meydan okuyan Nesrin Olgun Arslan, o günleri yeniden yaşadılar.
Adana, deniz kıyısında bile olmayan bir kent. Ancak 1950’li 60’lı yıllarda Adanalı yüzücüler Türkiye rekorlarını ellerinde tutuyor, neredeyse bütün yarışmaları kazanıyorlardı. Erdal Acet ismi o günlerde öne çıkmıştı. Nesrin Olgun Arslan da bir sonraki kuşağın yüzücüsü. O da Manş’ı geçmek gibi zor bir işe girişmiş ve altından kalkabilmişti.
Datça’da hatırlanmaktan ve bu ‘maraton’a davet edilmekten çok mutlu olmuşlardı. Erdal Acet ilginç bir Lefter öyküsü de anlattı.
Fenerbahçe, Lefter’in ünlü olduğu yıllarda bir maç için Adana’ya gelmişti. Maçtan sonra yüzme havuzunda yüzen Lefter, kolyesini havuza düşürmüş ve çok üzülmüştü. 4 metre derinliğindeki havuzun dibi görünmeyecek kadar kirliydi. Adanalı yüzücüler Lefter’in üzgün halini görünce dalışlara başladılar.
Epeyce bir uğraştan sonra Erdal Acet’in kardeşi milli yüzücü Mustafa Acet kolyeyi bulur ve Lefter’e teslim eder. Lefter mutludur. Aradan uzun yıllar geçer, Erdal Acet çocuklarıyla Büyükada’ya gelir. Faytonla bir ada turuna çıkarlar.
Çocuklarına Lefter öyküleri anlatarak övünür. O sırada Lefter’i görürler. Lefter’in son yılları.. Erdal Acet onu görür ve kolye öyküsünü anlatır. Adanalı olduğunu söyler. Lefter o günleri anımsayamayacak durumdadır. Ancak Erdal Acet’e şunları söyler: “Füze Selami ne yapıyor?” Füze Selami Adanademirspor’un ‘füzecisi’ olan ünlü Adanalı futbolcudur. Onu hatırlamıştır. 

Bodrum’dan İstanköy’e
Datça Maratonu’na 9’u kadın 38 yüzücü katıldı. Yarışa katılanlardan birisi de 15 yaşındaki Bodrumlu Buse Melis İşçimen’di. Onun önündeki hedef, Bodrum’dan Kos (İstanköy) Adası’na yüzmekti. Çok küçük yaşlardan beri bu zor sporu yapıyor ve daha büyük başarılar kazanmak istiyor.
Yüzme maratonculuğunun ayrı bir alan olduğunu fark etmek benim açımdan bir deneyim oldu. Çeşitli yarışmalara katılıyor ve değişik başarılara imza atıyorlar. En büyük dertlerinden biri ise uluslararası yarışmalara katılabilmek için gerekli maddi desteği sağlayacak sponsorlar bulabilmek.
68’li arkadaşım Necati Sağır, 60’ların ortasına gelen yaşıyla, geçmişten devraldığı örgütlenme yeteneğiyle hem yüzüyor hem de organizasyonu yönetiyordu.
‘Datça Kış Yüzme Maratonu’, bu şehrin bu yarışmaya gönül vermiş insanları sayesinde artık klasikleşmiş durumda.