Aday listeleri neler söylüyor?

Seçmen çoğunluğunun Türk, Müslüman, Sünni olması gerçeği ışığında bakarsak; bu toplumun önemli bir kesiminde farklı bir "meclis arayışı" oluşmaya başlamasını, bir "çoğulculaşma eğilimi" olarak da okuyabiliriz.

Partilerin aday listeleri üzerine değişik analizler yapmak mümkün. Ben daha çok "değişim" perspektifinden bakan bir analiz yapmak niyetindeyim.

Bu listelerde geçmişten olmayan, ya da yeni olan ne var sorusuna cevap aradım.

KADINLAR, GENÇLER, AZINLIKLAR

Geçmişte, partilerin aday listelerinde Müslüman olmayan azınlıklardan isimler olur muydu? Geçen dönem HDP'den Mardinli Süryani Erol Dora dışında kimsenin bulunmadığını biliyoruz.

Bu kez, MHP dışında üç partinin (AK Parti, CHP ve HDP) listelerindeki, Ermeni ve Süryani adaylardan söz edebiliriz. HDP'de üç Ermeni, bir Süryani aday yer alıyor. AK Parti'de, seçilme ihtimali olan yerden aday gösterilmiş bir Ermeni aday var. CHP'de de, İstanbul'da liste başında, genç, kadın ve Ermeni bir aday yer alıyor. Büyük olasılıkla önümüzdeki Meclis'te,  Müslüman olmayan azınlıklardan, birden fazla temsilci bulunacak.

Kadın adaylar açısından bakarsak: HDP 268, CHP 103, AK Parti 99 ve MHP 40 kadın adayı listelerine yerleştirmiş durumda. Kadın aday konusunda, HDP, her zamanki gibi, en "radikal" tutumu aldı. Bu partinin adaylarının yarısı, kadınlardan oluşuyor. CHP ve AK Parti, ileri hedeflerle yola çıktılar. Ancak, listeler açıklandığında, hedeflerinin gerisinde kaldılar. Sonuç olarak, önümüzdeki Meclis'te; bir önceki Meclise göre daha fazla kadın milletvekili olmasına, kesin gözüyle bakılabilir. Ancak, sayı yeterli olmayacak.

Genç adaylara ilişkin bir çalışma yapan olmadı. Ancak, biraz dikkatlice bakıldığında; bu alanda da, değişimden söz etmek mümkün. Meclis, bir ölçüde daha genç olacak.

2011 Meclisi'nde, AK Parti'lilerin yaş ortalaması 48.7 idi. Bu kez, AK Parti adaylarının yaş ortalaması 47. Yeterli olmasa da, bu bir gençleşme... 2011 Meclisinin yaş ortalaması 51.6'ydı. Şimdiki listelere baktığımızda, bu ortalamanın bir miktar daha düşük olabileceğini söylemek mümkün.

ALEVİLER

Özellikle, CHP ve HDP listelerinde, Alevilerin önde gelen temsilcilerinin yer aldığını görebiliyoruz. Bu açıdan, MHP ve AK Parti'de dikkat çeken bir isimden söz edemeyiz. Ama, Meclis'te daha çok Alevi temsilcinin yer alacağını söyleyebiliriz.

Partiler, adayların bir kısmının da engelli olduğunu belirtmeye özen gösteriyorlar. Engellilerin artık daha fazla temsil edileceğini  öne sürebiliriz.

Geçmiş meclislerle karşılaştırıldığında, 7 Haziran 2015 seçimleriyle oluşacak Meclis'te ; azınlık dinler, eskiye oranla daha fazla temsil edilecek; daha çok kadın, daha çok genç, daha çok Alevi ve daha çok engelli yer alacak. HDP barajı aşarsa, Meclis'teki Kürt sayısı da, tarihteki en yüksek seviyeye ulaşabilecek.

DEĞİŞİM İRADESİ

Aday listelerinden hareketle, önümüzdeki Meclisin muhtemel üyelerine ilişkin değerlendirmeler yapabiliriz.

Benim dikkat ettiğim noktalar, Meclis'teki muhtemel bir değişimi ifade ediyor.

Türkiye'ye hakim siyasi sistemin, tekçi ve otoriter yapısı; değişime zorlanıyor. Yaşlı, erkek, otoriter ve bürokratik görünümlü siyasi tablomuzun yerini, farklı ve değişik bir tablo alabilecek mi? Bu yönde, "ilk ipuçları"ndan söz edilebilir.

Demokratikleşme ve "çok kültürlüleşme" yönünde, dünyadan esen rüzgarın (ve toplumdan/seçmenden gelen eğilimin); siyasi partileri etkilediğini söyleyebiliriz. Partiler, listelerini açıklarken; daha çok kadın aday, daha çok genç adayla seçime katılacaklarını vurgulama ihtiyacı hissettiler. Daha çok gencin, daha çok kadının, daha çok engellinin, Alevi'nin, Kürt'ün ve her anlamda "Türkiye'nin klasik kodları"na daha uzak bireylerin, listelerde bulunmasına ihtiyaç var.

ÇOĞULCULAŞMA 

Seçmen çoğunluğunun Türk, Müslüman, Sünni olması gerçeği ışığında bakarsak; bu toplumun önemli bir kesiminde farklı bir "meclis arayışı" oluşmaya başlamasını, bir "çoğulculaşma eğilimi" olarak da okuyabiliriz.

Ülkemizdeki "değişim potansiyeli"nin; bir ölçüde de olsa, partilerin listelerine yansımaya başladığını söyleyebiliriz.

Tabii ki, bunlar; çoğulcu, demokratik, eşitlikçi bir ülke hedefi açısından yeterli değil.

Ama gidiş olumlu yönde...