Bu yıl ada onsuzdu...

Türkiye futbolu ve Fenerbahçe'nin unutulmaz futbolcusu Lefter Küçükandonyadis, ölümünün birinci yılında Büyükada'daki kabri başında anıldı
Bu yıl ada onsuzdu...

Aziz Başkan da katıldı. Aziz Yıldırım anma törenine katılırken Ali Koç da oradaydı.

Büyükada’da dün Lefter’i andık. Kilisede dini tören, Ortodoks Rum Mezarlığı’ndaki kabrinin başında anma konuşmaları yapıldı. Aziz Yıldırım, Ali Koç törenlere katıldılar. Fenerbahçeli taraftarlar gruplar halinde Büyükada’ya geldiler. ‘Ver Lefter’e yaz deftere’ sloganıyla ada sokaklarında dolaştılar. Törende adanın son Rumları tam kadro oradaydılar. Aya Dimitri Rum Ortodoks Kilisesi ve Rum İlkokulu Vakıf Başkanı bayan Ağni Küçüknikolaidis tören boyunca hemen hiç yerine oturmadı. Kilisenin içi doluydu. Yaşlı Rum kadınlar, Rum-Türk karışık aileler, onların çocukları adanın en büyük değeri, gurur kaynağı ve adalılar ve İstanbul’dan gelen Fenerbahçeliler Lefter’i anmak için oradaydılar.

Lefter’le bir sohbetimiz sırasında şunları söylemişti: “Adayı hiçbir zaman terk etmedim. Hatta vapuru kaçırmamak için tabana kuvvet koşardım. Örneğin Beşiktaş’la maç yapardık, maç biter bitmez tramvaydan daha hızlı gidebilmek için ayakkabılarımı çıkarmadan ada vapuruna koşardım.” Lefter, onca şöhrete, paraya aldırmadan son gününe kadar Büyükada’da yaşadı. Sıradan bir adalı gibiydi. Ama her zaman yeri ayrıydı. Adanın değişik kimliklerden gelen karışık yapısı içinde onun özel bir yeri vardı. Özel arkadaşları vardı.

Dün Büyükada Aya Dimitri Kilisesi’ndeki topluluğa bakınca iyice azalan Rumların yine de adada bir farklılığı ifade edebilecek kadar görünür oldukları anlaşılıyordu. Adalar eski İstanbul’un hâlâ bir ölçüde yaşayan özeti gibiydi.

Kiliseleriyle, faytonuyla, yazlık sinemasıyla. Hepsinin ötesinde Lefter’in Büyükada’da ölünceye kadar yaşamını sürdürme kararlılığı belki de bu yapının kendini korumasının asıl nedeniydi. Lefter anlatıyordu: “Eskiden ada böyle miydi...Sekiz fayton vardı, bütün faytoncuların ellerinde deri eldivenler, boyunlarında papyon kravatlar. Şimdi her yer çok pis. Splendid oteli vardı, Anadolu Kulübü, Lunapark, Belvü vardı. Kadınlar grand tuvalet motorlarla gelirler, hizmetçileri tuvaletlerini tutarlardı. Sabaha kadar eğlenirlerdi. Ada hakikaten sosyetenin kralıydı....” Tabii bu eğlenceli ve renkli havanın oluşmasında adadaki Rumların varlığı ve ağırlığı önemli rol oynuyordu.

Eksikliğimiz büyük

Lefter de böyle bir kültürün ve zenginliğin ürünüydü. Giderek yok olan bu tabloya Lefter varlığıyla direniyordu. Onunla çok şeyler kazandık, ama onun gidişiyle öylesine büyük bir eksiklik oluştu ki.. İskeleden adanın içlerine yürürken Yüksek Kahve’de Lefter ve yakın arkadaşı Azeri Hasan efendi, bir tarihsel simge gibi orada otururlardı. Şimdi ikisi de yok. Ardı ardına bizleri bırakıp gittiler... Lefter, Türkiye’nin İstanbullu Rumlarla en önemli ve son bağlarından birisiydi.

Yokluğuna rağmen bu bağ onun üzerinden hâlâ sürüyor... Lefter yalnızca bir efsane değil, geçmişimizle yüzleşmemiz için bir gerçekti aynı zamanda... Kızları, torunları, değişik kimliklerden oluşan dostları adada yaşamlarını sürdürüyorlar...

Demirören’den çelenk

Lefter Küçükandonyadis’in ölümünün 1. yıldönümündeki anma törenlerine ailesi ve yakınları dışında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Sarı-Lacivertlilerin Genel Sekreteri Talat Yılmaz, eski yönetici Ali Koç, Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu ve Fenerbahçeli taraftarlar katıldı. Anma törenine, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören de çelenk gönderdi.