CHP, merkez sağın "eskileri"yle ne kazanabilir?

Kılıçdaroğlu ve ekibinin bir arayış içinde olması, çoğumuzun ortak isteği. Bir çaba gösterdiklerini görüyor ve umudumu korumak istiyorum.

CHP, geçen seçimlerde; merkez sağın bazı isimlerini, Süleyman Demirel'in önerisiyle, Meclise taşımıştı. Bu milletvekillerinin ne gibi katkılarda bulunduğunu, doğrusu merak ediyorum. Tansu Çiller'in bakanları da var bu isimlerin içinde. Meclis'te zaman zaman sıralarda otururken gördüğüm bu merkez sağ siyasetçilerin, ciddi bir etkinliklerine, ben şahsen tanık olmadım. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, bu formül, daha da belirginleşti. İhsanoğlu ile, sağa yönelik bir çıkış planlandı. Sonuç ortada.

ARAYIŞ İYİ DE...

Kılıçdaroğlu ve ekibinin bir arayış içinde olması, çoğumuzun ortak isteği. Bir çaba gösterdiklerini görüyor ve umudumu korumak istiyorum.

Peki CHP'nin arayışını nereye yöneltmesi gerekiyor? Yıllardan beri sorduğumuz bu soruyu; bugün, daha farklı bir ortamda, yeniden ele alıyoruz. Dünyada ve özellikle Akdeniz havzasında, yeni bir rüzgar esiyor. Bu rüzgar, genç bir sol rüzgar. Avrupa Birliği içindeki Akdeniz ülkeleri, ciddi bir mutsuzluk yaşıyor. Yunanistan, İspanya, bu konuda başı çekiyor. Benzer bir mutsuzluğun, İtalya ve (tam olarak aynı koşullar söz konusu olmasa da) Fransa'da da yaşandığını görmek mümkün.

YUNANİSTAN, İSPANYA, İTALYA SOLU

Dünyanın kuzeyiyle güneyi arasındaki kronikleşmiş zenginlik farkı; günümüzde, Avrupa'nın kuzeyi ile güneyi arasında da, sert bir şekilde yaşanıyor. Güney, kuzeye borçlanıyor. Yaşanan dengesizlik; güneydeki ülkelerde yoksullaşmaya ve işsizliğe neden olurken, kuzeyde de "biz onlara destek veriyoruz" kibiri artıyor.

Güney ve kuzey arasındaki tepkisel ilişki, radikal arayışları da beraberinde getiriyor. İspanya ve Yunanistan'da sol radikal söylemler öne çıkarken, Fransa'da ırkçılık yükseliyor. Avrupa, değerlerini ve kimliğini, yoğun bir şekilde sorgulamaya başlamış durumda.

İtalya'da da, sosyal demokrat nitelikli Demokrat Parti; geçen yıl, genç ve aykırı bir liderle, krize tepkinin sonucu olarak iktidara geldi.

CHP'NİN ALACAĞI ÖRNEKLER

Türkiye, bir Akdeniz ülkesi. Solun kendini gösterebilmesi gerekiyor. Yeni bir hamle mümkün.

Akdeniz Avrupası'nda gördüğümüz örneklerin dikkat çekici noktalarını şöyle özetleyebiliriz:
1. Yükselen sol muhalefet hareketinin liderleri, 35-40 yaş arasında.
2. Bu hareketler, sağa değil sola açılıyorlar.
3. Bu hareketler; yerleşik siyaset klişelerine, geleneksel devlet yapısına ve geleneksel ahlak anlayışına karşı çıkıyorlar.
4. Genç liderler, toplumu "geçmiş elden gidiyor" şeklinde korkularla yönlendirmek yerine; geleceğe ilişkin söylemler ve aykırı çıkışlarla, enerji yaratıyorlar. Bu çıkışları belki abartılı veya ham da bulabilirsiniz; ama oluşan enerjinin, toplumsal psikolojide karşılığı var.
5. Bu yeni muhalefet tarzına destek veren kitleler; merkezdeki klasik sol ve sağ partileri aşmayı, hatta tasfiye etmeyi arzulayan bir enerjiyle hareket ediyorlar.

Bizdeki manzaraya baktığımız zaman, tamamen ters bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Muhalefet gençlerin önünü açmak yerine, siyasetin tozlu raflarından, kıyıda köşede kalmış, başarısızlığı kanıtlanmış (sağ kökenli) isimlerden medet umuyor.

Hiçbir konuda, radikal çözüm önerileriyle toplumun önüne çıkabilecek, yerleşik değerleri, alışıldık klişeleri sorgulayabilecek bir dinamizm gösterilmiyor.

Türkiye'deki muhalefetin temel duyarlığı, "korumacılık" üzerine şekillenmiş durumda. "Geçmiş güzel günler" hayalciliği, gelecek arayışının çok önünde.

Üstelik, Türkiye toplumu; Avrupa Birliği'ndeki Akdeniz ülkelerine oranla daha genç. Türkiye bir gençler ülkesi.

Muhalefet ise, sanki bu gerçeklikle dalga geçercesine; giderek daha da yaşlanan bir görüntü veriyor. Gençlerin, kadınların önünü açmak mümkün olabilecekken; merkez sağ ve merkez sol karışımlı bir 'yaşlılar paketi'yle yetiniliyor.

CHP'nin ve solda siyaset yapanların, artık geçmişi aşıp yeni şeyler söylemelerinin zamanı gelip geçiyor...