CHP'li Baykal'ın Dersim'i, MHP'li Paçacı'nın mektubu

Deniz Baykal'ın önceki gün Meclis grubunda yaptığı, Dersim katliamını haklı gören ve Onur Öymen'e destek veren konuşmasını endişe, şaşkınlık ve öfke içinde dinledim. 'Bu kadarı da dayanılmaz' diye düşündüm.

Deniz Baykal’ın önceki gün Meclis grubunda yaptığı, Dersim katliamını haklı gören ve Onur Öymen’e destek veren konuşmasını endişe, şaşkınlık ve öfke içinde dinledim.  ‘Bu kadarı da dayanılmaz’ diye düşündüm. Alevi oylarının en büyük dilimini alan partinin başkanı, tarihin en acımasız Alevi katliamlarından birisini katıksız şekilde savunuyordu. Daha acı olanıysa, onu alkışlayanlar arasında Alevi milletvekillerinin de bulunmasıydı.
Baykal, Onur Öymen’i de geride bırakarak,
hiç tereddüde yer vermeden, devletin uyguladığı acımasız terörü içselleştiren ve katliam sırasında idam edilmiş olan Seyit Rıza ve yakınlarını suçlayan bir konuşma yaptı. Tehdit edici üslubunu Başbakan Tayyip Erdoğan’a karşı da kullanan Baykal, Erdoğan’ı “Sen Dersim’de olanlara nasıl katliam diyebilirsin” sözleriyle hedef aldı.
Baykal’ın konuşması, Alevilerin tahammül edebilecekleri sınırların tamamen dışında. Dersim gerçeğini bilenler ve tarihe azıcık merakı olan herkes için, Baykal’ın konuşmasının bir hayal kırıklığı olmanın ötesinde korkutucu olduğu kanaatindeyim. ‘Dün yaptık bugün de yaparız’ diyen devlet yetkililerini andıran bir havada meydan okudu Baykal.
CHP’nin bu noktadan itibaren, devletçi ve hatta militarist fikirleri savunmanın da ötesine geçerek katliama sahip çıkan bir yere yerleşmiş olduğu söylenebilir. Kendisini solcu olarak tanımlayan ve hâlâ CHP içinde siyaset yapanların, CHP’yi destekleyenlerin bundan sonra ne yapacaklarını merak ediyorum.
* * *
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı aradı.  Çarşamba günü yayımlanan ‘DTP konvoyuna saldırı ve MHP’nin sorumluluğu’ başlıklı yazımda MHP’ye haksızlık yaptığımı söyledi. Paçacı ‘Kürt açılımı’ konusunda ayrıca hükümete yönelik eleştiri ve endişelerini dile getirdi.
Ben de eleştirilerini bir mektupla ifade ederse köşemde yayımlayabileceğini ifade ettim.
Mektubunu hemen yolladı. Bir siyasi partiyi zan altında bırakan bir cümleyi çıkarak aynen yayımlıyorum:
“Sayın Oral Çalışlar,
25 Kasım Çarşamba günü kaleme aldığınız ve İzmir’de yaşanan provokasyon olaylarından dolayı MHP’yi direkt suçlayan yazınızda, MHP’ye büyük haksızlık yaptığınızı ve objektif olmadığınızı vurgulayarak düşüncelerimi ifade etmek istiyorum.
İzmir’de büyük bir provokasyonun sahnelendiği bir gerçektir. (...)  Böylesi bir tahrik karşısında yaşanan olayları hiç kimsenin tasvip etmesi de mümkün değildir.
AKP’nin kutuplaşmaya ve gerginliğe dayalı politikalarına karşı Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu sağduyulu politikalar, Türkiye’de çıkarılmak istenen iç çatışmaları ve etnik kavgaları engelleyici önemli bir unsur olmuştur. MHP’nin sağduyulu bu politikasını Türkiye’de her kesim takdir ederken, sizin yazınız içerisinde, İzmir’de yaşanan provokasyon olaylarında MHP’yi suçlamanız büyük talihsizlik ve çarpıtma örneği olmuştur. İzmir’de meydana gelen olayların hiçbir tarafında MHP teşkilatları bulunmamaktadır.
MHP’nin 40 yıllık siyasi hayatında bölücü zihniyetlere karşı, düşüncelerinde hiçbir değişiklik olmamıştır. Genel başkanımızın ‘yıkım projelerine’ karşı tavizsiz duruşuna yönelik yaptığınız eleştirileri, genel başkanımızın bugüne kadar yapmış olduğu açıklamalar ışığında tekrar değerlendirmeniz halinde oldukça yanıldığınızı anlayacaksınız.
MHP, oynanan tehlikeli oyunlar karşısında şuurlu, karanlık senaryolar karşısında uyanıktır.
İzmir’de medyana gelen provokasyonları ve tahrikleri, AKP ve DTP arasında oluşan ‘açılım’ ittifakında aramanız, sizi doğru bilgilendirmeye daha hızlı götürecektir.
MHP, Türk milletinin birlik ve beraberliğini korumak için sağduyulu ama tavizsiz politikalarını aynen sürdürecektir. Oynanan her türlü provokasyonu da MHP’nin milli, şuurlu ve dikkatli politikaları bozacaktır.
Türk milletinin bütünlüğünü pekiştirmek adına başlatmış olduğumuz, ilki 13 Aralık günü Ankara Tandoğan meydanında gerçekleşecek ‘Bin yıllık kardeşliği yaşa ve yaşat’ adı altındaki mitingler, MHP’nin bu konudaki samimiyetinin ve hassasiyetinin en büyük yansımasıdır.
MHP’nin bu konudaki temel düşüncesi, mitingin isminde anlamını bulmaktadır.
MHP, etnik temelde ayrıştırılmaya çalışılan milletimizin bu tuzağa düşmemesi için birlik ve bütünlüğünü temin için sürdürdüğü kararlı politikalarına tavizsiz devam edecektir.
Saygılarımla.  
M. Cihan PAÇACI: MHP Genel Sekreteri”