Çocuklar tutuklanırken, İngilizler ne yapıyor?

Lord Bach, İngiliz hükümetinin bakanlarından. Adalet Bakanlığı?ndaki yedi bakandan birisi. Ona milletvekili bakan da deniyor. İngilizlerin her alanda olduğu gibi adalet...

Lord Bach, İngiliz hükümetinin bakanlarından. Adalet Bakanlığı’ndaki yedi bakandan birisi. Ona milletvekili bakan da deniyor. İngilizlerin her alanda olduğu gibi adalet örgütlenme sisteminde de değişik şekilde örgütlendiklerini söyleyebiliriz. Her ne kadar kendileri ‘Adalet örgütlenmesinde Avrupa modeli-ne döndük’ deseler de farklılıklar büyük ölçüde sürüyor.
Daha iki yıl öncesine kadar Adalet Bakanlığı diye bir bakanlıkları yoktu. Eski Dışişleri Bakanları’ndan Jack Straw 2007 yılında yeni kurulan bakanlığa, Adalet Bakanı olarak atandı. Lord Bach da onun yardımcı-larından birisi. İnsan haklarından, yüksek yargıdan ve AB ilişkilerinden sorumlu bakan olarak adlandırılıyor.
Lord Bach geçtiğimiz günlerde, bir projenin gözden geçirilmesi amacıyla Türkiye’ye geldi. Proje, Avrupa Birliği’nin maddi desteğiyle, çocuk suçlularla, suç mağdurlarının topluma yeniden kazandırılması için Türkiye’deki şartlı tahliye uygulamalarını düzeltmeyi amaçlıyor.
Bakan Lord Bach’la, İstanbul’daki İngiltere Başkon-solosluğu’nda, Büyükelçi Baird’in katıldığı bir görüşme yaptık. Daha önce Savunma Bakan yardımcısı olarak da çalışan Bach, İngiltere’nin tanınmış politikacılarından. Bach, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’le yaptıkları görüşmeden ve şartlı tahliye konusundaki çalışmalardan memnundu. Ona göre bu alanda Türkiye birçok önemli adım atmıştı. Çocukların suçtan arındırılması da bu projenin içindeydi. Proje, toplumun korunması ve suçun önlenmesi alanlarındaki uluslararası standartlar ile Avrupa standartlarını yaygınlaştırmayı amaçlıyordu. Bunun için, özellikle çocuk suçlulara ve mağdurlara sağlanan şartlı tahliye hizmetlerinin nitel ve nicel
açıdan geliştirilmesi üzerinde duruluyor.
Türkiye’de şartlı tahliye konusunda üç yılı aşkın bir süredir, ülke çapındaki 134 şube müdürlüğü aracılığıyla çalışmalar yapılıyor. Suça itilen çocuklar ve suç mağdurları gibi öncelikli alanlara yoğunlaşılması gerekli görülüyor.
***
İngiliz Bakanla bunları konuşurken, son dönemde Diyarbakır’da çok sayıda çocuğun gösteriler nedeniyle tutuklandığını bilip bilmediğini sordum. Biliyordu. ‘Onların tam haklarına kavuşmasını diliyoruz’ şeklinde cevaplandırdı bu konudaki sorumu. Son olarak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katıldığı Diyarbakır mitingi sırasında tutuklanan çocukların hâlâ cezaevinde tutulduklarını hatırlatmam üzerine, ‘alınacak çok yol olduğunun farkındayız’ dedi.
İngiltere’nin, Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediğini ancak halledilmesi gereken çok sorun olduğunu düşündüğünü de söyledi. Yolun uzun olduğunu tekrar etti. Türkiye’nin özellikle yargı alanında üyelik için yapması gereken çok şey bulunduğunu da vurguladı.
Savunma Bakanlığı’nda uzun yıllar görev yaptığı için asker-siyaset ilişkilerini yakından takip edebilecek bilgilere sahipti. “Ordunun pozisyonu daha önceleri çok daha fazla tartışmalıydı” dedi. “Seçimle gelmiş sivil hükümetlerin Türkiye’yi yönetmesi çok büyük bir ilerleme” sözleriyle son dönemde alınan mesafeye dikkat çekmeye özen gösterdi. Ergenekon davasını dikkatle izliyorlardı. Adaletin gerçekleşmesinden yanaydılar.
Lord Bach’la Türkiye’deki yeni anayasa değişikliği hazırlıklarını konuşurken, “Sizin anayasanız olmadığı için böyle bir sorununuz da yok” dedim. “Hayır” diye cevap verdi, “Anayasamız yok ama bu anayasal sorunlarımız olmadığı anlamına gelmiyor. Bizim de yasal sistemle ilgili sorunlarımız her geçen gün artıyor.”
İngiliz Bakan, Türkiye’de insan hakları alanında da geçmişle karşılaştırıldığında önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti. İşkencenin azalsa da hâlha sürdüğünden haberdar oldukları belliydi.
Kürtçe yayın yapan TRT 6’nın insan haklarında ilerleme açısından önemli bir gelişme olarak kaydedildiğini sözlerine ekledi. Her zamanki gibi cümlesini şöyle tamamladı, ‘tabii hâlâ ciddi sorunlar var.’
Türkiye’de dikkatle izledikleri alanlardan birisi de kadın hakları. Türkiye’de kadın hakları alanında neler olduğunu daha derinlemesine öğrenmek amacıyla sorular sordular.
Yaptığımız görüşmeyi şu cümlelerle özetleyebilirim: İngiltere Türkiye’nin bölgedeki yeni rolüne önem veriyor. AB üyeliği yolunda adımlar atması için daha derin bir işbirliği yapmaktan yana. Olumlu ve olumsuz gelişmeleri dikkatle izliyorlar. Seçimlerden sonra AB konusunda atılacak yeni uyum adımlarını merak ediyorlar.