DTP'den kurtulduk mutlu musunuz?

Sonunda PKK'sı, AK Partisi, MHP'si, CHP'si, gazetecisi, askeri, yargıcı birlik oldunuz DTP'nin kapatılmasını sağladınız.

Sonunda PKK’sı, AK Partisi, MHP’si, CHP’si, gazetecisi, askeri, yargıcı birlik oldunuz DTP’nin kapatılmasını sağladınız. Sayenizde özürlü demokrasimiz bu hamleyle bir adım daha ileriye(!) gitmiş oldu. Vatanımıza, milletimize hayırlı, uğurlu olsun. Sizlere de kutlu olsun.
Bu ülkede partiler kapatılmaya devam ettikçe demokrasi yeşermeyecek, ben bunu bilir buna inanırım. DTP artık kapatıldı, bundan sonra ne söylesek boş. Bunun temyizi falan da olmadığına göre üstüne
bir su içip yatmaktan başka çare yok.
DTP, Kürt sorununun çözümü için bir imkândı. Bunu Türkiye kullanamadı, Türkiye’ye egemen olan siyasi irade kullanamadı, Kürtler kullanamadı. Yasal mücadele kolay değil. Hele Kürt meselesi gibi bir konuda siyaset yapmak ve yasal mücadeleyi kazasız belasız yürütmek hiç kolay değil.
Herkes, suçu DTP’nin üstüne yıktı. Onlar şöyle dedi, onlar böyle dedi üzerinden bir cadı kazanı kaynatıldı. Siyasetin bütün hatalarının bedelini onlara ödetecek bir iklim oluşturuldu. Ne deseler içinden
en kötü olanlar seçilip kamuoyuna sunuldu.
DTP’liler hata yapmadılar mı, tabii ki yaptılar. Köşeye sıkıştırılmış, herkesin üzerinde baskı
uyguladığı bir siyasi örgütün hata yapmaması mümkün mü? O siyasi akıma hiçbir zaman kendisine gelebilmesi, içindeki farklılıkları olgunlaştırıp, değişik eğilimler oluşturması için zaman tanınmadı, olanak tanınmadı. Sürekli baskı, sürekli tehdit üzerlerinden hiç eksik olmadı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, kararı yorumlarken sanki bilmediğimiz, tanımadığımız bir mahkemeden söz eder gibiydi. ‘Bütün uluslararası kuralları’ incelediklerini, ‘kılı kırk yardıklarını’ söylüyordu. Bizim de buna inanmamızı istiyordu. Sanki bu ülkeyi partiler mezarlığına çeviren başka bir ülkenin Anayasa Mahkemisi’ydi. Önlerine gelen partiyi kapatan, Meclis’in kanun çıkarma yetkisini bile ellerinden alan kararlar veren sanki onlar değil de başka birileriydi.
***
Artık olan oldu. Şimdi bundan sonrasına bakmak gerekiyor. Kürt kimliğini savunan siyasi akım şu anda örgütsüz kalmış durumda. Onlara oy veren 2 milyon 200 bin seçmen büyük bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk yaşıyor. Bu ruh hali her türlü olumsuz tutuma davetiye çıkarıyor.
Kürtler ne yapacaklar? DTP’nin milletvekilliği süren 19 üyesi gerçekten daha öhce açıkladıkları gibi istifa mı edecekler? Yoksa yeniden bir durum değerlendirmesi ile bağırlarına taş basıp yeniden parti kurup, Meclis’te bir grup mu oluşturmaya çalışacaklar? Bunları önümüzdeki günlerde öğreneceğiz.
Partileri kapatmakla onlara oy veren seçmenleri, onları destekleyen ve gelişmesini sağlayan zemini kapatmış olmuyorsunuz. Çok partili rejimlerde bunu yapamazsınız. DTP, bir geleneğin ve bir talebin partisi. Bu talep orta yerde duruyor. Kürtler, demokratik bir ülkede olması gereken haklarını istiyorlar. Dillerini, kimliklerini kabul eden bir rejim istiyorlar.
***
AK Parti’nin bazı kurmayları ellerinde İspanya Anayasa Mahkemesi’nin Herri Batasuna kararıyla dolaştılar. DTP’nin kapatılmasına epeyce katkıları olduğu bir gerçek. Şimdi kendilerinden rica ediyoruz. İspanya’da değişik halkların, milliyetlerin hangi özgürlüklere ve haklara sahip olduğunu da aynı dikkatle incelesinler.
Anayasa Profesörü Burhan Kuzu, sizden ricam, İspanya’daki federatif yapıya ilişkin bir raporu
TBMM Anayasa Komisyonu üyelerine dağıtmanız. Ankara Polis Akademisi’nce hazırlanmış İspanya broşürünü rahatlıkla kullanabilirsiniz.
O çok sözünü ettiğiniz Bask bölgesinin ayrı bir parlamentosunun, ayrı bir bütçesinin, ayrı bir bayrağının, ayrı bir polis teşkilatının olduğunu biliyor musunuz? Biraz daha inceleseniz hayretler içinde kalırsınız. İspanya’nın tamamen bölünüp yok olduğunu sanırsınız. Ama İspanya orada duruyor. Avrupa’nın demokrasisi en istikrarlı ülkelerinden birisi.
İspanya’dan Herri Batasuna Partisi’nin kapatılma kararını bir demokrasi örneği olarak ithal ettiniz... Anayasa Mahkemesi de oy birliğiyle kapatma kararını alırken bunu kendisine dayanak yaptığını söylüyor, öyleyse biz de devamını bekliyoruz. Buyrun.
TBMM Anayasa Komisyonu üyelerini İspanya’ya bir inceleme yolculuğuna çıkarın. Ondan hoşlanmazsanız, İngiltere’yi tercih edin.. Oradaki farklı milliyetlere ve kimliklere nasıl yaklaşıldığını inceleyin.
DTP’yi kapatarak Kürtlerin kimlik taleplerini ‘kapatmış’ olamayacağınıza göre, bunu nasıl çözeceğinizi millete bir anlatın.
Hangi Avrupa standartlarını uygulayacağınızı anlatmayı da unutmayın.