Ehud Barak Türkiye'ye hak verince...

Ehud Barak, "Türkiye'nin IŞİD siyasetinin en doğrusu olduğunu" söyleyerek; çok değişik bir yerden, sıradışı bir değerlendirmede bulunuyor. "Türkiye IŞİD'i destekliyor, Ankara IŞİD'i besliyor" değerlendirmelerinin, Batı basınında yaygın bir aleyhte kampanya olarak yürütüldüğü koşullarda; bu değerlendirme, "ezber bozucu."

İsrail'in önemli siyasetçilerinden, eski başbakan ve savunma bakanı Ehud Barak; IŞİD ve Türkiye ilişkilerine dair, Russia Today TV'ye; dikkat çekici, ezber bozucu değerlendirmelerde bulundu. 

Barak'ın değerlendirmeleri; Türkiye'de, bir medya sitesinde kısa süre yer aldı ve ardından yok oldu. İki gündür google’da arama yapıyorum, Barak'ın bu ilginç yorumlarının tek satırına bile rastlamam mümkün olmuyor.

İsrail gazeteleri de, çoğunlukla, söyleşinin, Türkiye ile ilgili bölümünü, yayınlamamayı tercih etti.

IŞİD-Türkiye ilişkileri konusunda Russia Today TV'sinden Oksana Boyko'ya konuşan Barak'ın (bir anlamda sansürlenen) değerlendirmeleri şöyle: "IŞİD aslında güçlü bir örgüt değil. Koordineli bir hücumla iki saatte yenilgiye uğratılabilir(...)

Bölgedeki yüzlerce yıllık hakimiyeti ve geniş deneyimi nedeniyle; Suriye'de, IŞİD'e karşı en doğru yaklaşımı, Türkiye formüle ediyor." Barak'a göre,  Türklerin önerileri de şöyle: "Biz Amerikalılarla IŞİD'e karşı işbirliğine hazırız, ancak Esad'ın unutulmaması kaydıyla. IŞİD üzerinden Esad'ı mutlu edecek bir zaferden yana değiliz."

'EN DOĞRU TÜRKİYE ANALİZ EDİYOR'

Evet Barak aynen böyle söylüyor. IŞİD konusunda en doğru analizin Türkiye'ye ait olduğunu, uzun tecrübesine dayanarak ifade ediyor. "Bu konu ancak Türkiye ile çözebilir" değerlendirmesinde de bulunuyor.

Zaten, ilk Kobani kuşatması sırasında; ABD'nin ve Batılı güçlerin, Tayyip Erdoğan'a, "Türk Silahlı Kuvvetleri Suriye'ye girsin" dediğini biliyoruz. Türkiye, bu öneriye karşılık olarak; Batı'dan, Esad'ın geleceği konusunda, net bir tutum istemişti.  Bundan da öte, “ancak uluslararası güçlerle birlikte bir müdahaleye niyetli olabileceğini” ifade etmişti.

O dönemde, Batı basını; Ankara'nın bu tutumunu, Türkiye'deki bazı çevrelerle birlikte, "Türkiye Kobani'deki dramı seyrediyor" başlıklarıyla verdi; hükümet aleyhinde bir kampanya gelişti. Bu kampanyanın da etkisiyle gerçekleşen Diyarbakır merkezli 6-8 Ekim Kobani saldırılarında, 50'ye yakın insanımız yaşamını yitirdi.

Türkiye, Kobani'yi gerekçe gösterip, Batı'nın istediği gibi Suriye'ye girseydi; şimdi, bir büyük kaosun, çatışmanın ve de savaşın içine çekilmiş olacaktı.

BARAK'IN AÇIKLAMASI

Ehud Barak, “Türkiye'nin IŞİD siyasetinin en doğrusu olduğunu” söyleyerek; çok değişik bir yerden, sıradışı bir değerlendirmede bulunuyor. "Türkiye IŞİD'i destekliyor, Ankara IŞİD'i besliyor" değerlendirmelerinin, Batı basınında yaygın bir aleyhte kampanya olarak yürütüldüğü koşullarda; bu değerlendirme, yaratılan genel havadan çok bağımsız, deyim yerindeyse “ezber bozucu” bir yerde duruyor.

Böylesine çarpıcı, iddialı saptamalar; ilginçtir, Türk basınında da, Batı basınında da, İsrail basınında da; neredeyse yok sayılabiliyor. İşin ilginç bir tarafı da şu: Türkiye ile hemen hergün ilgilenen, aleyhte yayın yapan Alman medyası da, Fransız medyası da, İngiliz medyası da; Barak'ın değerlendirmelerine, pek ilgi göstermiyor.

Başından beri, kişisel düşüncem; “Türkiye'nin Suriye savaşına girmemesi” yönünde. Bugüne kadar izlenen “savaşa doğrudan karışmama” tercihi, doğru bir tercih. Bütün bu tabloya,yani “Türkiye’nin çatışmadan sakınma tercihi”ne rağmen; Türkiye'yi bölgede "terör destekçisi" diye göstermeyi tercih eden bir “mekanizma” var hala.

"IŞİD işbirlikçisi" iddiaları, önce Türkiye'nin içinde üretiliyor… Ardından İsrail basını bunları devralıp, ABD  basınına pas ediyor. Oradan da, “Batı basını” ve “Türk muhalif basını” tarafından, yeniden servise sokuluyorlar.

Eğer Barak bu “zincir”in ihtiyaç ve kurgularına uygun sözler söyleseydi; “içeride ve dışarıda”, manşetlerden inmeyebilirdi...

Şimdi, söyledikleri, özellikle de bizim medyada, yok hükmünde...