En çok 'şehit' Şırnak'tan

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ahmet Türk'ün bir çağrısına dikkat çekerek şunları söyledi: "Ahmet Türk 'Bu iş bitsin ikinci günde Allah canımı alsın' diyor.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ahmet Türk’ün bir çağrısına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ahmet Türk ‘Bu iş bitsin ikinci günde Allah canımı alsın’ diyor. Bu duayı hiç kimse kolay kolay yapamaz. Bu feryadı Türk milleti duymazdan gelemez. Hepimiz çok acı çektik, çok kaybettik, çok yorulduk.”
Bülent Arınç’ın bu içten değerlendirmesini dinlerken geçenlerde Tempo dergisinde
yayımlanan ve çok dikkat çekmeyen bir istatistiği sizlerle paylaşmaya karar verdim. Milli Savunma Bakanlığı’nın hazırladığı verilere dayanarak Tempo’nun verdiği rakamlara göre 1984 yılında ilk PKK eylemlerinin başlamasından bu yana 4 bin 828 sivil ve 7 bin 946 güvenlik görevlisi yani 12 bine yakın insan yaşamını yitirdi.
Yine son 25 yılda 40 bine yakın insanımızı bu ‘düşük yoğunluklu savaş’ta kaybettiğimiz ifade ediliyor. Veriler rakamlardan ortaya çıkan tabloya göre öldürülen PKK’lı sayısı da 28 bin civarında. Tempo dergisi yaşamını yitiren güvenlik güçlerinin hangi kuruma bağlı olduğunu da çıkarmış. Buna göre 5 bin 821’i Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, 775’i emniyet görevlisi 1350’si ise korucu.
Tempo bir de ‘teröre hangi şehrin ne kadar şehit verdiği’ni yazmış. Milli Savunma Bakanlığı’nın verilerine göre en çok kayıp veren 10 il şöyle sıralanıyor: 1. Şırnak 302, 2. İstanbul 284, 3. Hakkâri 264, 4. Ankara 260, 5. Diyarbakır 233, 6. Konya 203, 7. Mardin 199, 8. Sivas 198, 9. Adana 186, 10. Van 177.
Görüldüğü gibi en çok kayıp veren 10 ilin 6’sı Doğu ve Güneydoğu’dan. Diğer 4 ilimiz ise İstanbul, Ankara, Konya ve Adana gibi nüfusun karışık olduğu ve çok fazla asker yollayan illerimiz. En çok kayıp veren Güneydoğu illerinin gençlerinin üniversite sınavlarında başarısızlık sıralamaları da şöyle... En sondan birinci Hakkâri onu Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Batman ve Van izliyor. Bölge halkı yoksulluğun, eğitimsizliğin acısına ilaveten bir de çocuklarını, asker tarafında, olsun PKK tarafında olsun çatışmalara kurban veriyor.
***
Bu maddi bilançoya baktığımız zaman Ahmet Türk’ün, “Bu iş bitsin Allah ikinci gün canımı alsın” demesinin anlamını daha iyi kavrayabiliyoruz. Kürtlerin neden ‘barış’ mitinglerinde bu kadar büyük kalabalıklar halinde toplandığını da bu tabloya bakarak anlamak mümkün. Bu savaş en çok onların canını yaktı. Bu savaş en çok onları yoksul ve eğitimsiz bıraktı.
Yine bu tabloya bakarak denebilir ki, “Bütün bu tabloyu onların başına PKK sardı. PKK’dan kurtulsunlar, bu dertten de kurtulurlar.” Geçenlerde Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, yatırım ve gelişmişlik sıralamasına ilişkin bir istatistik yayımladı. Bu istatistiğe göre yıllar içinde Güneydoğu’ya devlet yatırımı adım adım azaldığı gibi, Diyarbakır, sanayi ve ticaret açısından ülkenin önde gelen kentlerinden birisi iken bugün en gerilere düşmüş durumda.
Bunca acı, bunca gerilik ve bunca çaresizlik bizim yanı başımızda dururken, bizlerin mutlu mesut ve huzur içinde yaşamamız mümkün değildir. Bunu görmeliyiz ve Kürt sorununu çözmeye çalışan iradeyi bütün Türkiye için bir yeni atılım çabası olarak değerlendirmeliyiz.
Kürt’ün canı yanıyor. Girin araştırmalara bakın. Gelir düzeyine bakın, insani gelişmişlik endeksine bakın bunu anlarsınız. O insanlar bizim insanlarımız. Yurttaşlarımız, kardeşlerimiz. Bencilliğini bırakıp bu gerçeği görerek davranmalıyız.
***
Son zamanlarda toplumumuzda bunu algılama oranının arttığını görerek mutlu oluyorum.
Okumuş kitlenin bu konuda daha sorunlu olduğu da ayrı bir gerçek. “Her isteyene dilini mi öğreteceğiz?” diye soruyorlar. Ne olur, Kürtçe’nin yanı sıra Arapça, Lazca, Çerkesce de öğretilse. Bu Türkiye’ye zenginlik katar.
Daha yakın bir tarihe kadar ülkemizin değişik yörelerinde değişik milliyetler kendi dillerini konuşuyorlardı. Karadeniz’e gidin köylerde yerel dillerin konuşulduğuna tanık olursunuz. Bunları yaşatmak, bunları kendi folklorumuzun bir parçası olarak geliştirmek, zenginleştirmek neden kötü olsun. Buna karşı çıkmayı anlamıyorum, anlayamıyorum.
Son 25 yılın en büyük acısını Kürtler çekti.
Bunu görelim. Onlar uğradıkları haksızlığa isyanın bedelini acıyla ödediler.
Şimdi barış zamanı.