Ergenekon ne kadar hukuki, ne kadar siyasi?

Ergenekon?da yeni gözaltılarla birlikte siyasi kamplaşmanın tarafları da üsluplarını da sertleştirdiler. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, davanın hukuki değil siyasi olduğunu...

Ergenekon’da yeni gözaltılarla birlikte siyasi kamplaşmanın tarafları da üsluplarını da sertleştirdiler. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, davanın hukuki değil siyasi olduğunu söyleyerek, hükümeti topa tutan bir söylem içine girdi.
Deniz Baykal’ın bu sözlerini değerlendirmeye ihtiyaç bulunuyor. Gerçekten Ergenekon davası ne kadar siyasi? Ergenekon davasında iddianamede dile getirilen eylemler siyasi. İktidarı yasadışı yollarla yıkmak isteyen bir girişimden söz ediliyor. İddiaya göre, AKP iktidarını askeri bir darbeyle yıkmak isteyen birtakım çevreler, şaşırtıcı ve yanlış hedef gösterici cinayetler de olmak üzere bir dizi suikast, bombalama ve yasadışı eylemi örgütlemiş.
Bu iddialar Silivri’de yürütülen mahkemede duruşmalarda değerlendiriliyor, sanıklar kendilerini savunuyorlar, savcılar da iddialarını kanıtlamak amacıyla bilgi ve belgeleri ortaya döküyorlar. Bu dava sürerken, aralıklı olarak bu dava kapsamında olduğu söylenen operasyonlar yapılıyor.
Son operasyonda 28 Şubat döneminin önde gelen bazı isimleri de bu davanın kapsam içine alındı. Daha önce tutuklanan bir kısım sanıklarla ilgili iddianame de henüz yazılmadı. Bu gözaltına alınanlarla ilgili soruşturmanın sonunda büyük bir ihtimalle kapsam daha da genişletilecek.
Baykal önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Bu dava siyasidir. Evet siyasidir. İçinde siyasiler olduğu için, davanın konusu siyasi olduğu için operasyonlar da kaçınılmaz olarak siyasetin içindeki isimlere yöneldiği için bu dava siyasidir.
***
Peki bu dava hukuki değil mi? Tabii ki hukuki. Savcılar bir darbe hazırlığından söz ediyorlar, bazı cinayetleri ve girişimleri kendilerine göre kanıtlarıyla birlikte mahkeme önüne getiriyorlar. Hukuki metinler yazıyorlar. İddialarını kanıtlarlarsa, mahkeme de buna ikna olursa, ortaya hukuki bir sonuç çıkacak.
Bu hukuki sonuç, eğer şimdi savcıların öne sürdüğü iddialar doğrultusunda oluşursa, Türkiye’nin hukuk devleti olma yönünde ciddi bir adım atması sağlanmış olacak.
Çünkü bu ülke, yıllardır, yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler, askerin siyasete müdahil olması gibi bir hukuk devletinde olmaması gereken bir ortam içinde ayakta kalmaya çalışıyor. Hukuk devletiyle, otoriter devlet arasında gidip gelen bir sistemin içinde yaşıyoruz.
Ergenekon davasında ve daha sonra açılacak olanında kim ne kadar suçludur değildir, karara bağlanacak. Tabii ki bu kararın adil olması önemli. Soruşturmaların ve yargılamanın bir hukuk devletine uygun yöntemlerle yürütülmesi önemli.
Bir başka önemli nokta ise, bu davaların açılabilmesidir. Çünkü, Türkiye’nin bizim aklımızın erdiği yakın tarihi, bir hukuk devletine yakışmayan ve devlet içinden kaynaklanan hukuksuz eylemlerle doludur. Bu hukuksuzluklara dur diyecek bir demokratik irade oluşamadığı için, ‘hukuk dışına çıkan’ devlet görevlileri istedikleri gibi hareket ettiler, Türkiye’yi bir acılar ülkesi haline getirdiler.
Türkiye, kanun dışına çıkanların dokunulamadığı bir ülke olarak ün yaptı. Her acı olaydan, her müdahaleden sonra elimiz böğrümüzde kaldı. Saldırganlar, mazlumları susturdular. Mazlumların bazen acılarını ifade edecek güçleri bile olmadı.
Ergenekon davası bu nedenle siyasi sonuçları olacak bir hukuki faaliyettir. Hukuk dışına çıktıkları düşünülen ve kendilerine dokunulamaz diye bakılanlardan bir hesap sorma, Türkiye’nin yakın geçmişini temizleme çabasıdır.
Hesap sorulmaya kalkanlar çok güçlü olduğu için, operasyonlar, soruşturmalar ve ilk açılan dava inişli çıkışlı bir şekilde sürüyor. ‘Davanın sulandırılması’nı isteyenlerin etkili olduğu anlar yaşanıyor.
Önceki gün başlayan Ergenekon operasyonları tansiyonu daha da yükseltecek gibi görünüyor. Operasyonun kendilerine karşı bir tertip olduğunu söyleyenler, bir dizi karşı hamleyle operasyonları etkisizleştirmeye çalışıyorlar.
Bir yandan da soruşturmalar sürüyor. Bu dava büyük bir demokrasi hesaplaşmasının düğümlendiği bir alan haline dönüşüyor. Süreç, demokrasi isteyen eğilimin lehine çalışsa da, karşı tarafın gücünü de unutmamak gerekiyor.
Direnç sürecek... Öyle görünüyor...