HDP'nin gayreti, PKK'nin mesajları...

HDP'nin barajı aşmasının; 'PKK'nın, Türkiye'ye yönelik silahlara sarılma zemini'ni, büyük ölçüde ortadan kaldıracağını düşünüyorum.

HDP'nin seçimlere parti olarak katılması; PKK/HDP siyasi hareketi açısından, son derece stratejik bir karar. Bu kararın arkasında, ne gibi analizler var? Asıl kararı, kim neden verdi? Bu tür sorulara, bugün daha gerçekçi yanıtlar bulmak mümkün.

KCK'nın 24 Mayıs tarihli açıklaması, önemli ipuçları içeriyor. KCK Eşbaşkanlığı; 'HDP'nin barajı aşmasını olumsuz etkileyebilecek eylemlerden kaçınılacağını', ısrarla belirtiyor. Silahlı güçlerini, dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

ÇATIŞMADAN KAÇINMAK

KCK açıklamasından bazı dikkat çekici satırlar: "AKP'nin HDP’yi baraj altında tutmak için, provokasyon yaratıp şovenizmi körükleyeceği düşünülmektedir. (...) AKP'nin HDP’ye bu kadar yüklenmesinin bir nedeni, HDP’yi baraj altında bırakmak olurken, ikinci nedeni ise şovenizmi körükleyerek milliyetçi oyları almaktır.(...) Bunun için de gerilim ve çatışma yaratarak kendi oylarını arttıracak, HDP’nin oylarını düşürecek provokatif kışkırtıcı bir dil kullanıyor; çatışma yaratan gerilim politikasını da ısrarla sürdürüyor."

Bu saptamaları yapan KCK; çatışmadan uzak duracaklarını, şöyle vurguluyor:

"Herkes s¸unu bilmelidir ki, ne HPG, ne de Özguürlük Hareketi'ne bağlı hiçbir güç¸ bu seçim döneminde hiç kimseyi tehdit etmemiştir, etmeyecektir. (...) HPG Merkez Karargah Komutanlığının açıkladığı gibi gerilla güçleri seçim döneminde hiçbir biçimde hareketli olmayacak ve eylem içinde yer almayacaktır. (...) Gerilla; asker, jandarma ve polis alanlarından uzak duracak, AKP'nin provokasyonlarına fırsat vermeyecektir. Tüm halkımız ve kamuoyunun bu gerçeği bilmesi gerekmektedir.(...) HDP de sürekli sağduyu çağrısı yapmış, gerilim ve çatışmalardan uzak durulması çagrısını yapmıştır."

KCK'nin, 'çatışmadan kaçınma' konusundaki ilk açıklaması bu değil. Kandil'deki Cemil Bayık ve Murat Karayılan da; geçtiğimiz günlerde, benzer bir tutum içinde olacaklarını, ifade ettiler.

SEÇİME KATILMAK VE SİLAHLI MÜCADELE

HDP'nin, seçim kampanyası boyunca, en çok karşılaştığı sorulardan birisi şu: "Arkanda silahlı bir güç varken, senin barışçılığına nasıl inanacağız?" Bu eleştiri; en çok, AK Parti sözcülerinden geliyor. HDP yöneticileri de; ısrarla, 'şiddetin, silahın karşısında olduklarına; kalıcı bir barış istediklerine' vurgu yapıyorlar.

KCK açıklamasını dikkatle inceleyip, yorumladığımızda; şu nokta, iyice netlik kazanıyor: PKK; HDP'nin barajı aşmasını, 'hayati önemde bir konu' olarak değerlendiriyor. PKK, 'bunu gerçekleştirmek için, çatışmalardan özenle uzak duracağını' vurguluyor. Bölgeden gelen haberler de; ciddi bir eylemsizlik döneminin yaşandığına, işaret ediyor.

KCK'nın, HDP'nin barajı aşmasını bu kadar can alıcı bir mesele olarak görmesi; önümüzdeki yol haritasına dair, ne gibi ipuçları veriyor?

Öcalan'ın, 2013 Newroz'unda yaptığı 'Türkiye'ye karşı silahlı mücadelenin sona erdiği' saptamasının; giderek, PKK içinde de benimsendiği, kanaatindeyim. Kandil,bence, 'silah bırakmanın kaçınılmaz bir gerçeklik haline dönüştüğü' bir pozisyona, bir perspektife yaklaşıyor.

HDP'nin barajı aşmasının; 'PKK'nın,Türkiye'ye yönelik silahlara sarılma zemini'ni, büyük ölçüde ortadan kaldıracağını düşünüyorum. 'HDP barajı aşsın ve yeni döneme geçiş yapalım anlayışı'nın güç kazandığı bu düzlemde; silahların kalıcı olarak susması konusunda, giderek daha güçlü bir konsensus oluştuğunu, söylemek mümkün.

Kandil'den gelen sinyaller; çözüm sürecinin de kalıcılaştığını ve toplumsal gerçekliğe dönüştüğünü, gözler önüne seriyor... Bu arkaplandan bakınca; 'HDP'nin seçimlere parti olarak girmesinin arkasındaki ismin Abdullah Öcalan olduğu' değerlendirmesi, daha gerçekçi hale geliyor.

DİYARBAKIR'IN HAVASI

Bildiriyi derinlemesine yorumlayabilmek ve bölgedeki ruh halini anlayabilmek amacıyla, Diyarbakır'daki tanıdıklarımı aradım. Dinlediklerimi şöyle özetleyebilirim: Değişik görüşlerden Kürtler; bütünüyle bakıldığında, HDP'nin barajı aşmasını istiyor ve bunun için çalışıyorlar. Ancak, bazı kesimlerde, AK Parti'nin iktidardaki gücünü korumasını arzu eden bir ruh hali de var. Şöyle bir yaklaşımdan söz etmek mümkün: "Çözüm sürecinin devam etmesi ve silahların susması için iki partiye de ihtiyacımız var. Barışı onlar birlikte kurabilirler."

Özetlersek: Seçim dönemi; barışın kalıcı hale gelmesi açısından, olumlu etkiler yapıyor. Son haftalarda giderek ağırlık kazanan, kendini hissettiren gerçeklik bu yönde gelişiyor.