Koalisyon görüşmelerine, çatışma gölgesi

Artık iyice bölgesel ve evrensel bir sorun haline dönüşmüş bulunan Kürt sorununun, makul bir zeminde çözüme doğru ilerleyebilmesi açısından; iki büyük partinin koalisyonu, ihtiyaca cevap verecek bir ihtimal olarak görünüyor.

PKK'nin yaktığı TIRlar, koalisyon görüşmesi haberlerinin önüne geçti. "Baraj yaptırmayacağız, yoksa yakar yıkarız" şeklindeki PKK açıklaması, sadece hükümeti ilgilendirmiyor, tüm siyasi ortamı ve  bölgedeki ülkeleri de etkiliyor.

Ortaya çıkan ivmeden etkileneceklerin başında, şüphesiz HDP var. HDP, bölgede yapılan ve yapılacak barajlar, kalekollar konusunun birinci dereceden muhatabı. Meclisteki  HDP'li 80  milletvekilinin; bu sorunları gündeme getirmek ve  “siyasi mücadele konusu yapmak” gibi bir güçleri bulunuyor. Zaten görevleri de sorunları Meclise taşımak.

Koalisyon görüşmelerinin en kritik aşamasında yaratılan "çatışma ortamı", gelişmelere elbette olumsuz yansıyabilir.

KOALİSYONDA ÇÖZÜM SÜRECİ

Davutoğlu, Kılıçdaroğlu ile görüşme koltuğuna oturduğunda, kurulması muhtemel hükümetin önüne gelecek en önemli meselelerden birisi çözüm süreci olacak; bu sır değil. Kürt meselesi, Türkiye'nin önünde, hala “çözülememiş bir mesele” olarak duruyor.

Evet çözüm sürecinde çok mesafe de alındı. İki yılı aşkın bir süredir, kayda değer bir çatışma yaşanmıyor. Sorunun meşrulaşması ve toplum tarafından kabul görmesi anlamında, ılımlı bir iklim oluştu. HDP'nin yüzde 13 oy alması da, bu yeni iklimin bir ürünü.

CHP YA DA MHP'DE KÜRT SORUNU 

Ancak şurası da bir gerçek ki; AK Parti'nin koalisyon kurmak amacıyla görüşeceği CHP ve MHP'nin, konuya yaklaşımlarının, “çözüme yardımcı olacağını”, söylemek zor. MHP zaten net bir tutum içinde ve "çözüm süreci bitmelidir" diyor. Tabii bunun yerine ne öneriliyor, o da belli değil. Sonuçta, müzakere ve diyalog dışındaki yol; çatışma ve savaş.

CHP'ye gelince, bir belirsizlikten söz edebiliriz. "Çatışmalar dursun, çözüm aransın" doğrultusundaki açıklamalara rağmen, Öcalan'ın devreye girmesine karşı olunduğunu; biliyoruz. “Kürtçe'nin eğitim dili olması”na mesafeliler. Çözümden neyi anladıklarını ise tam olarak bilemiyoruz. Tabii MHP ile karşılaştırıldığında, daha olumlu bir yaklaşım içinde oldukları da ayrı bir gerçek.

Çözüm sürecinin başlamasından bu yana geçen dönem içinde; Kürt sorunu, daha derinlikli, daha bölgesel ve evrensel bir niteliğe de büründü. Suriye Kürdistan'ı meselesi, IŞİD'in bölgedeki rolü, Esad'ın geleceği gibi konular; artık, dünyanın da gündemi.

AK Parti cephesinden zaman zaman gelen "MHP ile daha kolay olur" değerlendirmesi; biraz da, bu meseledeki sıkışmadan kaynaklanıyor olabilir. Ancak, böyle bir tercihin, Ortadoğu’daki dengeleri, olumsuz yönde etkilemesi de mümkün. “PKK'nın silahları bırakması meselesi”, hala ciddi bir gündem maddesi olarak, orta yerde duruyor.

AK PARTİ-HDP 

Esas içimden geçeni soracak olursanız; ülkemizin ihtiyaçlarına ve potansiyeline en uygun formülün, “AK Parti-HDP koalisyonu” olduğunu düşünüyorum.

7 Haziran’a dönersek… AK Parti, 7 Haziran seçimlerinde, “Kürt oylarının ana ağırlığını”, HDP'ye kaptırdı. Oylar, daha çok; Karadeniz ve Orta Anadolu gibi, “Türk milliyetçiliğinin etkili olduğu” bölgelerde yoğunlaştı. Ankara, AK Parti’nin gücünü en çok koruyabildiği illerden biri oldu. AK Parti’nin İzmir’deki oy oranının Muş’takinin üstüne çıkması gibi, eskiden hayal bile edilemeyecek farklılaşmalar oluştu.

Bu süreçte; doğal olarak, AK Parti’nin yeni meclis grubunda, “daha milliyetçi” bir hava kendini hissetirecek. Ayrıca, PKK'nın başlattığı yeni eylemleri de düşündüğümüzde; AK Parti'deki milliyetçi potansiyeli az çok kestirebiliyoruz. Bu fotoğraftan, “iktidar partisini MHP'ye zorlayıcı” bir ivme çıkma ihtimali yüksek.

AK PARTİ-CHP

Koalisyon görüşmelerinden iki tür sonuç çıkabilir: Birinci olasılık bir koalisyon hükümeti, ikinci sonuç ise erken seçim. Şimdi görülebildiği kadarıyla, partiler, “koalisyon yapabilme çabası” içindeler.

Meclis tablosuna baktığımızda, Türkiye'nin önündeki meselelere baktığımızda; akla en uygun formülün, iç barışı sağlamanın en kolay yolunun; “AK Parti-CHP koalisyonu” olduğu, söylenebilir.

Artık iyice bölgesel ve evrensel bir sorun haline dönüşmüş bulunan Kürt sorununun, makul bir zeminde çözüme doğru ilerleyebilmesi açısından; iki büyük partinin koalisyonu, ihtiyaca cevap verecek bir ihtimal olarak görünüyor.

Tabii bu kadar karmaşık bir siyasi tablodan tam olarak ne çıkabileceğini kestirmek o kadar da kolay değil.