Kriz: Tehlike ve fırsat

AKP hakkında Yargıtay Başsavcısı esas hakkındaki mütalaasını okumak üzereyken, ?Ergenekon? operasyonu ikinci bir dalga olarak yüksek rütbeli emekli generallere uzandı.

AKP hakkında Yargıtay Başsavcısı esas hakkındaki mütalaasını okumak üzereyken, ‘Ergenekon’ operasyonu ikinci bir dalga olarak yüksek rütbeli emekli generallere uzandı. İktidar partisi kapatılmanın eşiğindeyken, yüksek düzey komutanlık yapmış emekli askerler ‘darbecilik’ iddialarıyla gözaltına alındı. Bu iki olayın üst üste gelmesi, birçok kesimde karamsarlık yarattı.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç yazışmaları olduğu ifade edilen ‘eylem planı’ başlıklı belgeler, yargıyla asker arasındaki ilişki konusunda derin endişeler yaratıyor. TSK içinde AKP hükümetini hedef alan yaygın bir ‘psikolojik savaş’ hazırlığı iddiaları kamuoyundaki tedirginliği daha da artırıyor.
***
Küreselleşen sistemle, Türkiye arasındaki bağ son yıllarda büyük bir gelişme gösterdi. Türkiye, ekonomisiyle, siyasetiyle ve sosyal yapısıyla dışa açıldı. Tabii ki bu açılma mevcut siyasi, hukuki, sosyal ve ekonomik yapıyı da zorluyor. Türkiye’nin üç buçuk askeri darbeyle örselenmiş ve bu darbelerle düzene sokulmuş bir parlamenter rejimi var. Bu ‘özürlü demokrasi’ artık gelişmeler karşısında ihtiyaçlara cevap veremez hale geldi.
En çok zorlanan alanlar, siyaset ve hukuk. 12 Eylül askeri darbesinin yarattığı kurumlar, en çok siyaset sahnesini daraltmayı ve baskı altına almayı amaçlıyordu. Nitekim bu sistem sürekli parti kapatan bir sistem olarak kendini gösterdi.
Krizin sertleşmesinin bir nedeni elinde Meclis çoğunluğu olan bir partinin kapatılmaya kalkılmasıdır. Bir diğer ifadeyle söylemek gerekirse: AKP yönetimini kabullenmeyen ve ona iktidarı bırakmak istemeyen güçlerin direnişidir. Bu güçlerin bir kesimi, meşru yolların yeterli olmadığını düşünerek, birtakım yasadışı çabalar içine girmişlerdir.
AKP’nin hükümetteki bir parti olarak bu duruma boyun eğmesi ve sineye çekmesi mümkün değildir. Direnecektir, direniyor da... Kendine özgü bir yolla. Oyların yüzde 47’sini almış, Meclis’te büyük çoğunluğa sahip bir partinin kapatılmasını yasal olarak sağlayabilirsiniz, ama bunun siyasi ve sosyal sonuçlarıyla öyle kolay baş edemezsiniz.
‘Psikolojik savaş’ metotlarıyla ilk kez karşılaşmıyoruz. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden önce de bir çatışma ortamı yaratılmış, toplum çaresizliğe itilmiş, sonunda ‘birileri gelsin’ düşüncesi darbe ortamını olgunlaştırmıştı.
***
İlginç ve karmaşık bir süreçten geçiyoruz. Ortaya çıkan tablo darbeciliğin epeyce darbelendiğini ve itibardan düştüğünü gösteriyor. İtibardan düşmesi, tamamen yok olduğunu, elinin kolunun bağlı olduğunu göstermiyor. Yılların birikimiyle oluşan 12 Eylülcü hukuki yapı onlara birtakım olanaklar tanıyor.
Direniyorlar, bir yandan da geriliyorlar ve mevzi kaybediyorlar. AKP’liler de, gelişmesi için
pek de zahmete girmek istemedikleri demokrasinin her köşeye sıkıştıklarında kendilerine de gerekli olduğunu anlıyorlar. Demokrasiye sahip çıkmazlarsa, kendi dayandıkları zeminin de altlarından kayıp gideceğini görüyorlar.
Şu anda göğüs göğse gelinmiş durumda.
Hukuk dışı her hamle Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve sosyal durumuna zarar veriyor. Dünya ile olan ilişkilerini zedeliyor.
Hukuk dışı güçler bir çıkmaz içindeler. 12 Eylülcü yasal sistem çıkmaz içinde. Demokrasiye inanmayan siyasi yapılar çıkmaz içinde. Bir kaos yaşanıyor.
Çözüm hukuk devleti konusunda sağlanacak bir mutabakatta. Çözüm, demokrasiyi bütün çevrelerin benimseyeceği yeni bir senteze ulaştırabilmekte.
Türkiye, buna zorlanıyor. Elbise dar geliyor ve orasından burasından patlıyor...
Büyüyen ve gelişen bu ülkeye yeni bir anayasal sistem gerekiyor...
12 Eylül’ü aşmanın sınırına gelip dayandık...
‘Karamsarlığa inanmayın. Türkiye’nin önü açıktır’ gibi klişelerden uzak durmakta fayda var, öte yandan iyimser olmak için de epeyce sebep var...
Reşat(Çalışlar) kriz üzerinde yazı yazdığımı görünce, Çince’den bir örnekle yanıma geldi. O, kelimelerin anlamlarını çözmeye meraklıdır, Çince’deki kriz kelimesinin karşılığı olan işaretin ‘tehlike’ ve ‘fırsat’ anlamlarını aynı anda içerdiğini söyledi.
İlginç...