Kürt meselesinde ne yapmalı?

PKK'nın yapması gereken, çözüm sürecinin başındaki çizgiye geri dönmek. 2013'e dönerse, "her şeyin yeniden başlaması" için asgari koşullar yeniden oluşabilir.

HDP'nin en yüksek oyları aldığı kentlerde sokaklara hendek kazmanın, barikat kurup, belediye başkanlarının tutuklanmalarıyla sonuçlanan açıklamalar yaptırmanın mantığını hala çözebilmiş değilim. HDP'nin kısık sesle dile getirdiği, "yerel yönetimlerin özerkliği" ile bu yapılanlar arasında bir ilişki kuramıyorum.

PKK, bir stratejik deneme yaptı. Ne halktan, ne de uluslararası güçlerden umduğu desteği bulamadı. Siyasette yanlış stratejilerin (hele de silah kullanılıyorsa) bedeli ağır olur. Ancak, bu kez, hatanın bedelini, daha çok, HDP'ye yüksek destek veren halk kitlesi ödedi. Evleri yakıldı yıkıldı, ekonomileri büyük sarsıntı geçirdi, çocukları öldü.

PKK'nın yapması gereken, çözüm sürecinin başındaki çizgiye geri dönmek. Abdullah Öcalan, 2013 Newroz'unda Diyarbakır meydanında toplanan yüzbinlere, “PKK için Türkiye'de silahlı mücadele döneminin bittiğini ve siyasi mücadele döneminin başladığını” ilan etti. Bu çağrıyı Kürtlerin hemen hemen tamamı sevinçle karşıladı.

PKK ÇEKİLME SÖZÜNDE DURMALI

PKK, (Karayılan'ın sonradan itiraf ettiği gibi) “Öcalan'a karşı gelmemek için Türkiye'den çekilme talebi”ni kabul ettiklerini söylemişti. Kandil'de o dönemde yaptıkları basın toplantısında, Türkiye'den çekilmeye başladıklarını ve Eylül'de bu çekilmeyi tamamlayacaklarını ilan etmişlerdi. Yapmadılar. Gerekçe olarak da “Türkiye'nin vaat ettiklerini yerine getirmediğini” iddia ettiler.

ÇEKİLME STRATEJİK BİR KARARDI

Türkiye'nin bazı şeyleri yerine getirmemesi, değişimi yavaştan alması konusunda, bizler de yoğun eleştiriler yaptık. Ancak Öcalan’ın (onların da kabul ettiği) "Türkiye'de silahlı mücadele bitmiştir" değerlendirmesi stratejik bir karardı.

PKK, 2013'teki, “Türkiye'den çekilme kararı”nı uygulayacağını açıklamalı. Bu saptama, artık sorunun barışçı çözümü ve çözüm sürecinin yeniden masaya gelebilmesi için, temel ve kaçınılmaz bir durum olarak görülmeli.

İKİNCİ AŞAMA

PKK, 2013'e dönerse, “her şeyin yeniden başlaması” için asgari koşullar yeniden oluşabilir.

PKK'nın “Türkiye'ye yönelik silahları bırakacağını” açıklaması, bu hedefin inandırıcı bir takvime bağlanması, bölgedeki gelişmeleri ve Türkiye'nin içindeki gelişmeleri, çok olumlu yönde etkileyebilir. Türkiye’nin hem batı hem doğusunda bir demokrasi, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik rüzgarı başlayabilir.

Türkiye ile savaşan bir PKK olduğu sürece, bölgede, Kürtlerle Türkiye'nin ilişkileri olumsuz etkilenir. Tersi ise, Rojova dahil, bölgedeki Kürt hareketiyle Türkiye arasında yeni bir dönemin açılmasını sağlayabilir.

Demokratik reformlar, çözüm sürecine ilişkin atılacak yeni adımlar, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi konular, daha kolay masaya gelebilir.

Kürtlerin değişim enerjilerinin Türkiye ile paralel olarak yürüyebilmesi, “sorunları birlikte çözmek iradesi”nin ortaya çıkması ve bölge sorunlarında bir ortaklık oluşabilmesi; bölgenin geleceği açısından çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

HDP'YE DÜŞEN GÖREV

HDP, son yaşananlardan elde ettiği derslerle, sürecin yeni baştan yoluna girmesi amacıyla yeni roller üstlenebilir. PKK'nin 7 Haziran sonrası bölgede yaptıklarının Kürtler açısından ne büyük bir yıkıma yol açtığını en iyi görenler HDP'liler. Kaderini Türkiye ile birleştiren bir Kürt hareketinin bölgeye ve Kürtlere sağlayabileceği kazançları, en iyi öngörebilecek olan da onlar.

Kötü bir 6 aylık deneyim yaşandı. Ülkenin hem batısı hem doğusu zarar gördü. Halk 1 Kasım seçimlerindeki duruşuyla bir tavır ortaya koydu.

Çözüm için, yeniden barışçı bir ortam kurulması için. baştan söylediğimi tekrar edeyim: Önce PKK Türkiye'den çekileceğini ilan etmeli. Bunu inandırıcı bir takvimle ortaya koymalı.

Sonrasında herşey daha kolay olabilir, yeni olasılıklar şekillenebilir...