Kürt sorunu bir 'ağalık sorunu' mudur?

Klişelerle düşünmek kolaydır. Örneğin, "Her şeyi ABD planlıyor, Türkiye'yi yönetenler onun her dediğini kayıtsız şartsız yerine getiriyor.

Klişelerle düşünmek kolaydır. Örneğin, “Her şeyi ABD planlıyor, Türkiye’yi yönetenler onun her dediğini kayıtsız şartsız yerine getiriyor. Bölgede ne oluyorsa bunun arkasında ABD bulunuyor, başımıza ne geliyorsa onun yüzünden geliyor” diyerek gelişmeleri kendinize göre açıklayabilirsiniz. O zaman ayrıntılı araştırma yapmanıza, olguları gözden geçirmenize, okumanıza gerek kalmaz. Olayları bir kalıba oturtur otomatik açıklamalar yapabilirsiniz. Zaten böyle düşündüğünüz zaman gerçeğin de önemi yoktur. Sizin gerçeğiniz size yeter.
Klişelerle düşünmek insanı rahatlatır. Bu düşünce biçimiyle gerçeği bulamazsınız. Hayal âleminde yaşamaya devam edersiniz, acı gerçeklerle karşılaştığınızda da şaşırıp kalırsınız. ABD’nin de bir çok şeyi kontrol edemediğini, Afganistan ve Irak’ta ABD’nin ciddi bir siyasi ve askeri başarısızlık yaşadığına tanık olmadık mı?
Kürt sorunundaki klişelerden birisi de “Kürt sorunu bir ağalık sorunudur. Onların geriliğinin ve sorunlarının kaynağı da ağalardır” şeklindeki ezber. Bu değerlendirmeleri yapanların büyük çoğunluğu hayatında Diyarbakır’ı, Hakkâri’yi hiç görmemiştir, veya son 20-25 yılda hiç görmemiştir. Tesadüfen görmüşse bile gördüklerini bu kalıplara oturtacak şekilde çektiği fotoğraflarla açıklamayı tercih etmiştir.
***
20-25 yıl içinde Güneydoğu’da büyük değişimler yaşandı. ‘Düşük Yoğunluklu Savaş’ bölgenin altını üstünü getirdi. İçine kapanık yaşayan Kürtler, büyük bir çatışmanın ortasına düştüler.
Kızları, oğlanları dağlara çıktı, Kürt köyleri yakıldı, yıkıldı. Kadınlar kocasız, çocuklar babasız, kardeşsiz kaldılar. Ölümle iç içe bir yaşamın parçası haline geldiler. Geleneksel aşiret yapısı dağıldı. Güvenlik güçleri onları ‘devlet yanlısı-devlet karşıtı’ şeklinde sınıflandırdılar. Bu sınıflandırma onların devletle ilişkisini de belirledi.
Devet yanlısı olamaya zorlananlar, ‘korucubaşıları’ tarafından örgütlendiler. Bu anlamda ‘ağalık’ devlet tarafından yeniden canlandırıldı. Korucubaşıları, bölgenin devlet yanlısı yeni ağalarına dönüştüler.
Devletle işbirliğine girişmeyenler büyük felaketlerle yüz yüze gelirken, geleneksel ilişkilerde büyük bir kırılma yaşandı. Ağalar, aşiret reisleri hegemonyalarını yitirdiler. Kürtler, bir devrimci dönüşümden geçtiler, bir rönesans yaşadılar. Kadınlar bu değişimin en önemli figürleri olarak sahneye çıktılar.
Kuş uçmaz kervan geçmez diye anılan yöreler devletin güçleri tarafından kontrol altında tutulmak amacıyla yola, elektiriğe kavuşturuldu. Kürtlerin dünyayla ilişkisi olağanüstü oranda gelişti. Kürt modernleşmesi diyebileceğimiz bir süreç yaşandı.
***
Kürtlerin değişim ve dönüşümünde Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı ekonomik gelişmenin de bir rolü olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’deki büyüme onların yaşadığı bölgelere de uzandı. Bir başka önemli etken ise Kuzey Irak’ın Kürdistan bölgesinin etkisiydi. Bu bölgede yapılan yatırımlar, açılan iş sahaları, Kürt dilinde eğitim yapan üniversiteler Kürtlerdeki değişimin bir başka boyutuydu.
Ayrıca ‘Kürt ağaları’ sorununu da doğru anlamak ve yorumlamak gerekiyor. Kürt ulusal hareketi içinde Kürt beyleri her zaman önder bir rol oynadılar. Bu nedenle de büyük baskılara uğradılar.
Cumhuriyet’in kurulmasından sonra sayısız kez gerçekleştirilen ‘mecburi iskân’ hedeflerinin başında Kürt beyleri geliyordu. Çünkü devlet onları, Kürt sorunundaki temel tehlikelerden birisi olarak görüyordu.
Milli mesele, bir yönüyle bir sınıf meselesi olsa bile asıl olarak bir sınıf meselesi değildir. Ezilen ulus, ağasıyla, beyiyle, burjuvasıyla, emekçisiyle, kadınıyla erkeğiyle ortak bir taleple ortaya çıkarlar. Bu talepler kimlik talebi şeklinde de özetlenebilir.
Dil, kültür, tarih bu topluluğun ortak kaygıları ve talepleri olarak öne çıkar. Aynı ulusun emekçisi de ağası da dilini korumak ve yaşatmak ister. Folklorünün ayakta kalması için tepki gösterir.
Kürt sorunu, klişe bir şekilde “bir ağalık sorunu” değildir, bir kimlik sorunudur. Bu yörenin geri ekonomik ilişkiler içinde olması, ağalık düzenini de bir ölçüde koruyordu. Kapitalizm Kürtlerin yaşadığı bölgelere de egemen oldu.
Kürtlerin ulusal talepleri diye adlandırılabilecek taleplerle ortaya çıkmalarının temel nedenlerinden birisi budur.
Bedirhanoğulları, Cemiloğulları, Ensarioğulları, Fıratlar gibi Kürt aileler Cumhuriyet tarihi boyunca sürgünlerin, ağır baskıların, işkencelerin hedefi haline geldiler. Bu ailelerden bazıları Kürt modernleşmesinde rol oynadılar. 
Klişelerin ötesinde bakarsak, Kürt sorunu bir ağalık sorunu olmaktan çoktan çıkmıştır.