Mahir'in arkadaşı Necati Sağır maraton yüzüyor

3 Mart Cumartesi sabahı Türkiyeli ve Yunanlı yüzücüler Datça'da Lefter Küçükandonyadis için yüzecekler. Maratonun öncüsü Necati Sağır.
Mahir'in arkadaşı Necati Sağır maraton yüzüyor

Yıllar önce Datça’ya gittiğimizde Necati Sağır, “Şimdi karşı adaya yüzeceğim Oral” dediğinde inanamamıştım. O zaman 50’lerindeydi. Birkaç saatin ardından karşı adaya çıkıp el salladığında sahilde izleyen bizler derin bir oh çekmiştik. Necati şimdi 60’larında ve maraton yüzmeyi sürdürerek, yıllara meydan okuyor.
Mart, Akdeniz’in en soğuk olduğu ay. 10 yıldır yaz aylarında yapılan gelenekselleşmiş Datça ile Yunanistan’ın Simi (Sömbeki) adası arasında yapılan yüzme maratonuna ek olarak, iki ülkenin yüzücüleri 2007 yılından beri kışları da maraton yüzmeye başladılar. Deniz sıcaklığının 15 derece olduğu mart ayında yüzücüler sadece gözlük ve mayo ile maratona katılıyorlar. Bu fikrin mimarı, mimar Necati Sağır.
Necati Sağır, 1 Eylül Barış Günü’nden hareketle 10 yıl önce başlayan ve 21 kilometre uzunluğundaki Datça-Sömbeki yüzme maratonunun da öncülüğünü yapıyor. “Ege’nin iki yakasından biri kopça, diğeri iliğidir. Bu iki yakaya yakışan dostluktur” fikrinden hareketle maratonu başlattıklarını söylüyor.
Necati Sağır bir 68’li. 1960’lı yıllarda devrimci gençliğin kitle örgütü Dev-Genç’in İstanbul temsilcisiydi. Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencisiyken 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra tutuklandı. Mahir Çayan’la birlikte THKP-C davasından yargılandı. 1974 affına kadar 3 yıl hapis yattı.
Datça’da yaşıyor, birbirinden ilginç ve güzel evler yapıyor. Datça’ya yerleştiği günden beri yaz kış demeden yüzüyor.
Aslında bu merakının temelinde Karadenizli olması yatıyor. Çocukluğu Trabzon’un Araklı ilçesinin Kalecik Köyü’nde geçmişti. Bazı sabahları köyden ilkokulun bulunduğu Araklı ilçesine 5 kilometrelik yolu eşyalarını arkadaşlarına vererek yüzdüğünü anlatıyor.
3-4 Mart tarihleri arasında altıncısı yapılacak bu yılki kış maratonunun teması, geçen aylarda yitirdiğimiz Fenerbahçe’nin efsanevi futbolcusu Lefter Küçükandonyadis. (Daha önceki yıllarda denizlerdeki biyoçeşitliliğin korunması, mülteciler gibi temalar ele alınmıştı). İki ülkenin yüzücüleri, sporda ‘fairplay’ ruhunun en iyi temsilcilerinden birisi olarak gördükleri Lefter’e; centilmenliğin en güzel örneklerinin sergilendiği Datça kış maratonunda sevgilerini gönderecekler.
2011 yılına kadar Datça Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik, bu yıldan itibaren Datça Belediyesi’nin öncülüğünde sivil toplum kuruluşları ve kişilerin oluşturduğu bir organizasyon tarafından sürdürülecek. 

3 Mart Cumartesi günü 12.00’de Datça merkezindeki Kumluk plajından başlayacak olan maraton ilk etapta Club Datça Tatil Köyü’nde bitecek. 1 kilometrelik bu etabın ardından, Fener adasına kadar 5 kilometrelik ikinci parkur yüzülecek. Bu yılki etkinliğin açılışını üç sürpriz isim yapacak: Milli yüzücüler Erdal Acet, Nesrin Olgun Arslan ve müzisyen Fuat Saka. Fuat Saka ödül töreninde küçük bir müzik dinletisi de sunacak.
Necati Sağır, bu etkinliği nasıl geliştirdiklerini de anlattı: “2003 yılından itibaren Datça Belediye Başkanı Erol Karakullukçu’nun (Şimdi de Başkan Şener Tokcan’ın) da desteği ile yürütülen ‘Kulaçlar barış için’ aktivitesi 10 yıldır devam ediyor.
İlkinde, ben, Anlı Ataöv ve Zeynep Davas 21 kilometre yüzerek Simi adasına vardık. Simi’den yüzenler de Datça’da törenlerle karşılandılar. Her iki kentte dostluk yüzüşünün şerefine kutlamalar ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlemek âdetten oldu”.
Necati, yalnız bu maratonla sınırlı kalmadıklarını; Yunanlı yüzücülerden kış yüzmeleri için aldıkları davetlere katılarak Ege’nin karşı yakasında kış aylarında Kefalonya, Selanik ve Halkidiki’de Yunanlı yüzücülerle birlikte kulaç attıklarını anlattı.
“Ege’nin kışları soğuyan sularını kulaçlarımızla ısıtıyoruz. Dostluklarımız daha da pekişti. Karşılıklı önyargılar eridi. Biz onları, onlar bizi evlerinde misafir etmeye başladılar.
Bu yılki kış maratonuna ilgi oldukça fazla. Şimdiden 60-70 kişi başvurmuş. Ancak bunların 40 kadarının yarışmaya katılabileceklerini söyleyen Sağır, “Açık denizde yüzen insanları kontrol edecek imkânlarımız sınırlı, bu nedenle sayıyı sınırlamak zorundayız” diyor.
Necati, Akdeniz’in soğuk sularına kulaç atmadan önce bir 68’li heyacanıyla sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya barışına bir katkımız olduysa ne mutlu bize.”