PKK dağdan nasıl indirilecek?

'Kürt sorunu kısa vadede köklü bir çözüme ulaşabilir mi' sorusunun tabii ki cevabı 'hayır' olacaktır. Kürt sorunu silahtan arındırılabilir mi? Bu yakın zamanda olabilecek bir şey gibi görünüyor.

‘Kürt sorunu kısa vadede köklü bir çözüme ulaşabilir mi’ sorusunun tabii ki cevabı ‘hayır’ olacaktır. Kürt sorunu silahtan arındırılabilir mi? Bu yakın zamanda olabilecek bir şey gibi görünüyor. PKK’nın dağdan indirilmesi demek Kürt sorununun silahtan arındırılması demek anlamına geliyor.
Silahtan arındırılmış bir Kürt sorunu, demokratik bir ortam içinde, demokratik bir sistemin kabul edilebilir sınırları içinde tartışılabilir, soruna çözüm aranabilir. Dünkü Radikal gazetesinden Murat Yetkin, PKK’nın dağdan indirilmesiyle ilgili sürecin nasıl gelişebileceğine, hükümetin bu konudaki stratejisinin neler olabileceğine ilişkin notlar aktardı.
Murat’ın aktardıklarından da, benim kendi kaynaklarımdan da edindiğim izlenim, bu konuda henüz net bir yol haritasının çizilmemiş olmasıdır. Bunu da doğal karşılıyorum. Çünkü, 25 yıllık bir ‘düşük yoğunluklu savaş’ın yarattığı psikolojik gerginliği aşabilmek için zamana ve bu zaman içinde oluşacak olumlu kamuoyuna ihtiyaç var.
***
PKK’nın dağdan indirilmesi için, dağa çıkmış bu insanların normal yaşama dönüşleriyle ilgili bir güvenceleri olmaları gerekiyor. Anladığım kadarıyla aranan ve elebaşı olarak kabul edilen 250-300 civarında PKK’lının silahlarını bırakarak Kuzey Irak’taki Kürdistan bölgesine yerleşmeleri,
istemeleri halinde bazı Avrupa ülkelerine mülteci olarak kabul edilmeleri şeklinde ifade edilebilecek bir plandan söz ediliyor.
Geri kalanlar ise zaten yasal olarak aranmadıkları için onların Türkiye’ye gelip normal hayata dönüşleri için bir engel bulunmuyor.
Belki de İçişleri Bakanı ‘af yok’ derken böylesine bir stratejiyi düşünerek konuşuyor.
Böylesine bir dağdan indirme süreci, dağdaki militanlar tarafından nasıl kabul edilir, Abdullah Öcalan böyle bir indirme formülüne ne der, bunu bilmiyoruz. Çünkü onların ‘evet’ demesiyle bir
süreç gerçekleştirilebilir. Bu konuda bir mutabakat sağlandı mı, onu da bilmiyoruz.
Kaldı ki, PKK’lıların dağdan indirilmesi de, tek başına silahsızlanma ve çözüm ortamı için
yeterli değil. Cezaevinde binlerce PKK’lı bulunuyor. Bunlar bu sürecin içinde ne olacaklar? Burada kaçınılmaz olarak af benzeri bir düzenlemeye ihtiyaç ortaya çıkacaktır. O zaman da gündeme PKK’lı olmayan, başka davalardan yargılanan diğer siyasi tutuklu ve mahkûmlar gelecektir. Tek başına hapisteki PKK’lıları çıkarmak, toplum tarafından kabul edilemez. Tepki görür. Genel bir siyasi af kaçınılmaz olarak gündeme gelecektir. Buna da kamuoyunun hazırlanması gerekiyor.
***
PKK’lılar dağdan indirmek için öncelikle silahların susması gerekiyor. Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘Dağda operasyon yapmak için silahla dolaşan PKK’lılara asker göz yumamaz’ diyerek, son yapılan operasyonları ve askerin ‘son terörist temizlenene kadar operasyonlar sürecek’ ifadesine destek veren bir açıklama yaptı.
PKK, ‘eylemsizlik’ dönemi olarak ilan ettiği bu dönemde hiçbir saldırıda bulunmadığını, saldırı planlamadığını açıklamayı sürdürüyor. Hal böyleyken PKK’lılara saldırı sürdürülüyorsa, yani operasyonlar yapılıyorsa, -ki öyle olduğu anlaşılıyor- devlet içindeki direniş sürüyor demektir.
Nedir bu direniş: Milli Güvenlik Kurulu’nda ‘açılımı destekliyoruz’ dediğimize bakmayın, biz çözümü zorlaştırmak için sahadayız mı denilmek isteniyor. Birçok insan ve askerler de “PKK silahı bıraksın çözüm ondan sonra konuşulur” diyor. Tek başına bunu haklı bulabilirsiniz.
Soruna bir de dağdakilerin tarafından baktığımızda değişik bir durumla karşı karşıyayız. Binlerce PKK’lının öldüğü, binlerce köyün boşaltıldığı, binlerce PKK’lının hapiste olduğu koşullarda dağdaki PKK’lı ‘Siz istediğiniz için silahı bırakıyorum’ der mi? Demeyeceklerini az çok tahmin edebiliyoruz.
‘Gelin teslim olun, bir şey yapmayacağız’ çağrılarının da yeterli güvenceyi içinde barındırmadığını onlar daha önceki deneylerden biliyorlar.
O zaman, bu iniş planının dağdaki PKK’lıları ikna edecek bazı güvenilir adımlarla geliştirilmesi gerektiği çok açık. Murat Yetkin’in sözünü ettiği yönetici düzeydeki PKK’lıların durumuna da bir çözüm üretmek bu adımlardan bir tanesi olarak sayılabilir, ama yeterli değildir.
Kürtlere açılan yasal siyaset alanının da hukuki güvencelere kavuşturulması bu adımların önşartlarından birisi olarak görülmeli. DTP hakkındaki kapatma davası her an devreye sokulabilir. Bugün bir kenarda bekletilen bu davanın kapatmayla sonuçlanmayacağının bir güvencesi var mı?
PKK’lılar dağdan indirilmelidir. Bu sorunun çözümü için ilk ve en önemli adım olacaktır. Bu konuda daha ciddi ve inandırıcı adımlara gerek olduğunu görüyoruz.