PKK-IRA, Türkiye-İrlanda

İrlanda sorunu, Türkiye'den ne gibi farklılıklar gösteriyor? İrlanda, ayrı bir ada olduğu için; sorun, başından beri bir bağımsızlık sorunu olarak gündemde. Kürt sorunu, değişik ülkelerin ilgi alanına giriyor.

İrlanda sorunu, Kürt sorunu kadar eski; hatta belki daha da eski. İrlandalılar, özellikle Birinci Dünya Savaşı'ndan başlayarak, İngiliz egemenliğine karşı sayısız ayaklanmalar yaptılar. İngiltere, bunları şiddet yoluyla bastırıp, bağımsızlık savaşının öncülerini ortadan kaldırdı.

Birleşik Krallık (yani İngiltere); 1921 yılında, İrlandalılarla başa çıkamayacağını anlayınca, İrlanda'yı ikiye böldü. İrlanda Adası'nın güneyinde kalan ve nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan güney, İrlanda Cumhuriyeti(4.5 milyon) olarak bağımsızlığını ilan etti. Kuzey İrlanda(1.850 milyon) İngiltere'ye bağımlı kaldı.

KÜRTLER

Kürtlerin kaderi, daha değişik bir yol izledi. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda; Osmanlı toprağı olan Kürdistan, dörde bölündü. İran, Türkiye, Irak ve Suriye arasında paylaştırıldı.

Uzun yıllar, Kürtler; bu ülkelerin otoriter yönetimlerinin baskısı altında ezildi. Değişik isyanlar oldu, ama kaderleri pek değişmedi.  

1960'ların ortalarında itibaren; Kuzey İrlanda'da, Katolik İrlandalılar, ikinci sınıf sayılmalarına tepki göstererek, IRA'nın başını çektiği bir dizi şiddet eylemine giriştiler.

1998 HAYIRLI CUMA

Yapılan değişik görüşmelerden sonra; 1998'de, Hayırlı Cuma antlaşması imzalanarak, bir uzlaşma sağlandı. 2007 yılında, IRA; silahlarını, bir uluslararası denetim kurulunun gözetiminde, kullanılmayacak şekilde gömdü ve üzerlerine çimento döktü.

Değişik küçük grupların etkisiz itirazlarına rağmen; o gün bugündür, İrlanda'da silahlar susmuş durumda. Değişik siyasi meseleler, varlığını sürdürüyor. Bunları, müzakere yoluyla halletmeye çalışıyorlar.

TÜRKİYE'DE ATEŞKES

Türkiye'de de, değişik ateşkes girişimlerinin ardından; 2013 yılının başında, "çözüm süreci" adı verilen yeni bir dönem başladı. 2013 Mart'ında, Öcalan'ın çağrısıyla, PKK ateşkes ilan etti. Türkiye, askeri operasyonları durdurdu. Ancak, İrlanda'da olduğu gibi, silahlar gömülmedi. Henüz, PKK, 'Türkiye'ye karşı silahları bıraktığını' da açıklamadı.

İrlandalılar; silahların bırakılması konusunda, Türkiye'dekine benzer sorunlar yaşandığını anlattılar. İngiltere hükümeti, "IRA silahları toptan bırakmadıkça görüşmeler başlamaz" ısrarını bir dönem sürdürmüştü. Sonunda, bu ön şart bir yana bırakılıp, görüşmelere başlandı.

Görüşmeler, uzun süre gizli yürütüldü. Görüşme bilgilerinin zaman zaman sızdırılması, sürecin kesintilere uğramasına neden oluyordu. 

Kuzey İrlanda'da bulunduğumuz günlerde; tesadüfen, sürecin en etkili mimarı kabul edilen ABD'li senatör George Mitchell'le görüşme imkanı bulduk. Mitchell, 1998'deki "Hayırlı Cuma Antlaşması"nın bir çok konuyu çözdüğünü; ancak, en temel konulardan birisi olan 'IRA'nın silahlarını nasıl bırakacağı'nın, karara bağlanmadığını ifade etti.

En zorlu aşamanın bu olduğu anlaşıldı. Sonunda, bir uluslarası güç devreye girdi. Silahlar, yok edilmek için, Uluslararası Bağımsız Silahsızlanma Komisyonu'na teslim edilmemişti. Ama, onların gözetimi altında, bir daha kullanılmaları imkansız hale gelecek şekilde üzerlerine çimento dökülerek, yok edilmişlerdi.

Tutuklular için bir af çıkarılması, pek kabul görmemiş. Bunun yerine, şartlı tahliye yöntemi devreye sokulmuş. Bırakılanlar, 'bir daha şiddete başvurmamaları' şartıyla bırakılmışlar. 'Bunu yerine getirmeyecek olurlarsa, eski cezalarını çekmeyi' de kabul etmişler.

"Hakikati Araştırma Komisyonu" da gündeme gelmiş. Ancak, geçmişi çok fazla karıştırmak istemeyen taraflar, bu komisyondan vazgeçmişler.

TÜRKİYE-İRLANDA

İrlanda sorunu, Türkiye'den ne gibi farklılıklar gösteriyor? İrlanda, ayrı bir ada olduğu için; sorun, başından beri bir bağımsızlık sorunu olarak gündemde. İngiltere, bu talepleri bastırabilmek amacıyla, ülkedeki mezhep farklılığını kullandı. Protestanları, Katoliklere karşı kışkırttı.

Nitekim, çatışma, IRA ile İngiltere arasında sürmenin ötesinde; Protestan paramiliter gruplar da, İngiliz işbirlikçileri olarak devreye girdi. Bu nedenle, çok sayıda Protestan da, çatışmanın parçası olarak, yaşamını yitirdi.

İrlanda'da, uluslararası güçler ve özellikle ABD; sorunun barışçı çözümü için devreye girdi. ABD'de yaşayan İrlandalılar(45 milyon olduğu söyleniyor) da, sorunun çözülmesi için değişik destekler veriyorlardı.

Kürt sorunu, değişik ülkelerin ilgi alanına giriyor. Ortadoğu'daki büyük kargaşa içinde; uluslararası güçlerin de hesapları, çözümün önünde engel oluşturabiliyor. Dört ülkeye bölünmüşlük de, durumu karmaşıklaştırıyor.

SABIR

İrlanda sürecini izlerken, şunu net bir şekilde görmek mümkün: Bu tür sorunlar, zaman içinde ve sabır göstererek çözülebiliyor. Taraflar kolay ikna olmuyorlar, kırılmalar sık yaşanıyor.

Ancak, toplumda oluşan bir güçlü çözüm iradesi, 'barışa ulaşmanın en temel garantisi' olarak kabul ediliyor.