Syriza: Yunanistan'da değişim isyanı...

Yunanistan'daki "değişim"in içeriğini ve ulaşabileceği boyutları kestirmek kolay değil. Bu "değişim"in, Türkiye'yi, Avrupa'yı, hatta dünyayı nasıl etkileyebileceğini öngörmek, Yunanistan deneyiminin başka ülkelere neler katabileceğini kestirmek, hiç kolay değil. Ancak şu açık: "Değişim"e solcular öncülük edecek.

Yunanistan'da siyasi statüko bozguna uğradı. Sağcı Karamanlis ailesinin yıllarca kumanda ettiği Yeni Demokrasi Partisi ile, sosyal demokrat Papandreu ailesinin yönettiği PASOK arasında oluşmuş bulunan iktidar dengesi, artık tarihe karıştı. Karamanlis de, Papandreu da artık partilerin başında değiller, ama gölgeleri hala belirleyiciydi.

2004 seçimlerinde iktidarda Yeni Demokrasi Partisi vardı ve lideri Kostas Karamanlis'ti. İkinci parti PASOK'tu, lideri Yorgo Papandreu'ydu. 2009 seçimlerinde; PASOK, Papandreu önderliğinde, yüzde 44'le, birinci parti oldu, Karamanlis önderliğindeki Yeni Demokrasi, yüzde 34'le onu izledi.

Dünkü seçimlerde; Yunanistan'daki, merkez sağla, merkez sol arasındaki, “iktidar değişikliğine dayalı gelenek” yıkıldı. Syriza, yüzde 36 ile birinci parti olurken, Yeni Demokrasi Partisi yüzde 28'e, PASOK ise yüzde 5'e düştü. Papandreu'nun yeni kurduğu solcu parti, yüzde 3 barajını bile aşamadı.

Artık, Yunanistan, geleneksel siyasi coğrafyanın bütünüyle değiştiği, yeni arayışların başladığı bir dönemin içinde.

DEĞİŞİMİN TÜRKİYE İÇİN SONUÇLARI

Syriza, birçok noktada, “değişim söylemi”nin sembolü.

“Muktedirlerin Avrupa'sı değil, emekçilerin, çalışanların Avrupası” diyorlar. Yani farklı bir Avrupa Birliği ideali tanımlıyorlar. “Avrupa Birliği projesinin derinleştiği; daha demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir karakter kazandığı yeni bir Avrupa”dan söz ediyorlar.

Tabii değişik sorular sormak mümkün… Syriza, geleneksel Yunanistan partilerinin milliyetçi vurgularından farklı bir dış politika perspektifi ortaya koyabilir mi? Bu, Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim alanları olan Kıbrıs ve Ege krizinde yeni açılımlar sağlayabilir; Türkiye'nin AB üyeliği önündeki engelleri hafifletebilir mi? Türkiye Yunanistan ilişkileri; geçmişe göre, daha olumlu bir yönde seyredebilir mi?

TÜRKİYE SOLU AÇISINDAN...

Syriza'nın başarısı, bir türlü siyasi başarı gösteremeyen Türkiye Solu’nu nasıl etkileyebilir? Yunanistan Solu'nun bir kesimi, 1989 yılında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla; "özgürlükçü yeni sol" düşüncesini benimsemişti. İç farklılıkların esiri olmadan, birlikteliklerini bir “siyasi ortaklık” içinde yürütebilmeyi esas almışlardı.

Syriza'dan önce, Yunanistan sol koalisyonunun partisi, Sinaspismos'tu. Bizdeki ÖDP'nin ilk dönemlerine benzer bir birlik kurulmuştu. Maalesef, Türkiye'de, o birlik korunamadı. Sinaspismos, içindeki değişik sosyalist güçlerin varlığıyla ve birliğiyle her seçimde biraz daha güçlendi. "Yeni bir Yunanistan" sloganıyla en büyük siyasi güç haline dönüştü. Temel tezleri, değişim ve yenilikti.

Yüzde 3 barajı da, küçük siyasi partilerin büyümesine olanak sağladı. Çipras'ın liderliğindeki Syriza, 2009 seçimlerinde yüzde 4 oyla Meclise girdi. 5 sene içinde yapılan üç seçimde adım adım ilerledi, sonunda yüzde 36'ya yükselerek birinci partiye dönüştü.

YUNANİSTAN DEĞİŞECEK

Yunanistan’daki “değişim”in içeriğini ve ulaşabileceği boyutları kestirmek kolay değil. Bu “değişim”in, Türkiye’yi, Avrupa’yı, hatta dünyayı nasıl etkileyebileceğini öngörmek, Yunanistan deneyiminin başka ülkelere neler katabileceğini kestirmek, hiç kolay değil.

Ancak şu açık: “Değişim”e solcular öncülük edecek. Birlik konusunda gösterdikleri olgunluktan daha önemli bir sınavla, daha kritik bir dönüm noktasıyla karşı karşıyalar. Yunanistan'ın önünde, çok ağır ekonomik ve sosyal sorunlar var.

Statükonun partileri, krize çözüm üretemediler. Şimdi, bu yük, Yunanistan solcularının sırtında. Diğer taraftan, Yunanistan’ın durumunu aşırı dramatize etmek de, doğru olmaz. Yunanistan’da, kişi başına düşen gelir düzeyi, AB’deki bazı ülkelerin(Macaristan,Bulgaristan,Romanya vb.) hala çok üstünde.

Yunanistan-AB ilişkilerinin, nasıl bir yeni özellik kazanabileceğini, şimdiden tahmin etmek zor. AB içindeki, büyük devletlerin hegemonyasına dayalı iktidara karşı yeni seçenekler arayan saflara, Yunanistan da katılmış olacak. Avrupa’daki yerleşik yapıyı ve statükoyu zorlayabilecek, kalıpları kırıp yeni perspektifler oluşturabilecek düşüncelerin, Yunanistan gibi ülkelerden çıkması muhtemel. Yunanistan’daki enerjiyi ciddiye almak gerekiyor.

Türkiye'deki solcuların çıkaracağı ders ne olabilir? Farklılıkları koruyarak, değişimde ısrarcı olmak. Statükoculuğu aşabilecek cesaret ve atılganlığı gösterebilmek. Tabii, söylemesi kolay, yapması zor.