Talat Paşa?nın defterinde Ermeni tehciri...

Murat Bardakçı, ?Talat Paşa?nın Evrak-ı Metrukesi? (Everest Yayınları) kitabıyla 1915 Tehcirini aydınlatmaya yönelik belgesel değerindeki bilgileri kamuoyuyla paylaşmış oldu.

Murat Bardakçı, ‘Talat Paşa’nın Evrak-ı Metrukesi’ (Everest Yayınları) kitabıyla 1915 Tehcirini aydınlatmaya yönelik belgesel değerindeki bilgileri kamuoyuyla paylaşmış oldu.
Kitabın 109.sayfasına dikkatle bakınca, Tehcirde ne kadar Ermeni yok oldu tartışması konunun en yetkili kişisinin defteriyle aydınlığa kavuşuyor. Bardakçı’nın kitabının inandırıcılığı defterin orijinal sayfalarıyla birlikte yayımlanması.
Şimdi 109. sayfaya bakalım: Sayfanın üstünde şu not yer alıyor: “Ermeni nüfusunun tehcir sonrasındaki genel hesabı (1915-1916) olabilir.”  Başta Ankara olmak üzere o tarihteki,
Osmanlı vilayetlerindeki Ermeni nüfusu tehcir öncesiyle ve sonrasıyla tek tek sıralanıyor.
Talat Paşa’nın defterine göre Ankara vilayeti için ‘330’da mevcut nüfus kaydına göre’ ibaresinin altında 44 bin 661 yazıyor. 330, yani Hicri 1330 tarihi; Miladi takvimle 1914 anlamına geliyor.
Yani tehcirden bir yıl öncesini işaret ediyor. Ankara’nın tehcir sonrası nüfusuna baktığımızda, 31 binden fazla Ermeni’nin eksildiğini görebiliyoruz.
Tehcirin en yoğun olarak yapıldığı Erzurum, Bitlis, Van, Diyarbekir, Trabzon ve Elaziz’de 1915-1916 tarihlerinde hiç Ermeni kalmadığı defterden anlaşılıyor.
Ermenilerin gönderildikleri Osmanlı vilayetlerinden Der Zor, Suriye, Musul ve Halep’teki Ermeni nüfusun düşüklüğü dikkat çekiyor. Yani, sürgüne gönderilenlerin büyük çoğunluğunun bu vilayetlere ulaşamadığı anlaşılıyor.
Tehcir sonrası, Der Zor’da 7?bin, Suriye’de 39 bin 409, Musul’da ise 7 bin 300, Halep’de 27 bin Ermeni nüfus gözüküyor.
***
Talat Paşa’nın defterinde Tehcir öncesi ve sonrası Ermeni nüfusu vilayet vilayet hesaplandıktan sonra 109.sayfanın altına şu not düşülmüş: “1330(1914) İcmalinde Ermeni Gregoryen nüfus-ı umumisi 1.187.818 ve Ermeni Katolikler’in mikdarı 63.967 ki, her ikisinin mecmuu(toplamı) 1.256.403’ten ibaret olarak gösterilmiştir. Nüfus-ı mevcude tamamen muharrer(yazılı) olmadığından mikdar-ı hakiki 1.500.000 kadar olacağı gibi bugün mevcud olarak balada görülen yerli ve yabancıların  284.157 mikdarına da ihtiyaten
yüzde 30 kadar ilave eylemek iktiza eder ki bu takdirde mevcud-i hakiki 350.000 ile 400.000 arasında bulunmuş olur.”
Talat Paşa’nın defterindeki bu not ne anlama geliyor biraz daha açalım: Bu nota göre Tehcir’den önce Osmanlı İmparatorluğundaki Ermenilerin nüfusu resmi kayıtlara göre 1.256.403’tü. Ancak yine Talat Paşa, Ermenilerin hepsinin resmi kayıtlarda olmadığını kabul ederek bu rakamın yaklaşık 1 milyon 500 civarında olması gerekir diyor. 1915-1916 yılındaki sayımlara göre ise Ermenilerin İmparatorluk sınırları içindeki sayıları resmi rakamlara göre 284 bin 157’ye düşmüştür. Ancak bunun da eksik olduğu düşünülerek
Tehcir’den sonra Ermeni nüfusun yaklaşık 350-400 bin civarında olduğuna işaret ediliyor.
Bu rakamlardan çıkan sonuç şudur: Resmi hesaplara göre Tehcir’den sonra Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerin sayısı 972 bin azalmıştır. Bazı kayıtların eksik tutulması
ihtimali üzerine yapılan hesaba göre ise bu rakam yaklaşık 1 milyon 100 bin’dir.
Bu rakamlar Tehcir’in bir numaralı sorumlusu kabul edilen Talat Paşa’nın defterlerindeki hesaptır. 1 milyon civarında Ermeni Tehcirle birlikte Osmanlı topraklarından eksilmiştir.
Bu Ermeniler ne olmuştur sorusuna verilen cevaplar ise birbiriyle çelişiyor. Bir iddiaya göre bunların bir kısmı yurtdışına kaçtı, bir kısmı Ermenistan’a sığındı. O dönemin yerli ve yabancı kaynaklarını okuduğumuzda Tehcire gönderilen Ermenilerin askeri birlikler eşliğinde götürüldüğünü görürüz. Yani kaçmak o kadar kolay değildir. Kaçanlar için ise yurtdışına ulaşmak o günün ulaşım olanakları nedeniyle çok zordur.
Talat Paşa’nın defteri, artık bundan sonraki Tehcir tartışmaları için reddedilemeyecek çok önemli bir belge niteliğinde. 1 milyon Ermeni’nin Osmanlı topraklarından yok olduğunu bu belgeler tartışmaya imkan bırakmayacak bir açıklıkta ifade ediyor.
Peki ne oldu bu 1 milyon Ermeni’ye?
Bundan sonra yapılabilecek tartışma budur...