Taziye bir gelenektir, Sayın Kılıçdaroğlu

Kılıçdaroğlu'nun, taziyeye tepkisiyle partisindeki ulusalcı eğilime selam gönderdiği yorumu yapılabilir.
Taziye bir gelenektir, Sayın Kılıçdaroğlu

İmralı sürecinin yeniden başlamasından bu yana, (özellikle şu kritik günlerde) CHP’nin başında “İyi ki Kılıçdaroğlu var” diyenlerdenim. Çünkü CHP’nin MHP ile aynı yerde saf tutup süreci baltalaması her şeyi daha da zorlaştırabilir. Üstelik bunu yapacak bir potansiyelin CHP içinde var olduğunu da biliyoruz.

İşte Kılıçdaroğlu, bu nedenle, sürece destek veren tutumuyla Türkiye’nin kaderinin değişmesine giden yolun açılmasına gerçekten önemli katkılarda bulunuyor. Umarım bu tutum, AK Parti’den gelecek ters bir rüzgârla kırılmaz veya parti içindeki ulusalcıların engellemesi karşısında suskunluğa bürünmez.

Hüseyin Aygün eskiden beri tanıdığım, değer verdiğim bir hukukçu. Artık aynı zamanda etkili bir politikacı. Dersim’den beklenmeyen bir şekilde halk çoğunluğunun desteğiyle milletvekili seçildi. Seçildiği günden bu yana da insan hakları ve özgürlükler konusundaki değişik çıkışlarıyla farklılık yaratıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Dersimli. Paris’te kafalarına kurşun sıkılarak öldürülen üç kadından birisi olan Sakine Cansız da Dersimli bir ailenin kızı.

Hüseyin Aygün, Paris’te Sakine Cansız’ın taziyesine katılıyor ve ailesine başsağlığı diliyor. Aygün, taziye yerinde çekilmiş fotoğrafını da Twitter’dan paylaşıyor.

Çin ziyaretindeki Kemal Kılıçdaroğlu’na bu ziyaret sorulduğunda şöyle bir tepkide bulunuyor: “Siyasette herkesin sorumlu davranması lazım. Sorumluluk kavramı vardır. Boş bir kavram değil. Siyasi partilerde her üyenin, partisinin koyduğu kural ve ilkelere özenle uyması lazım.”

Kılıçdaroğlu, bu sözlerinin Aygün’e uyarı olup olmadığı, disiplin mekanizmasını çalıştırıp çalıştırmayacağı sorusuna ise “Bana bir soru sordunuz. Yanıt verdim. Sorumlu davranmak zorundadır. Ankara’ya gidelim, olay nedir bilmiyorum.

İlke çerçevesinde hareket edeceğiz” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu’nun Aygün’ün taziyesine tepki gösterdiği anlaşılıyor. Bu tepkisiyle CHP Genel Başkanı’nın partisindeki ulusalcı eğilime selam gönderdiği yorumu yapılabilir.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç vahşi katliamın ardından şunları söylemişti: “Bir insanın hayatına bu kadar vahşice son vermek çok kötü, çok çirkin, adeta büyük bir vahşet... Kimlikleri ve kişilikleri üzerlerine atılan suçlar ne olursa olsun, hiçbir zaman tasvip edilecek bir davranış değil... Yargısız infazla böylesine bir vahşetin işlenmiş olmasını telin ediyorum.”

Bir insanın bürosunda başına kurşun sıkılarak vahşice öldürülmesi her insanın tepki göstermesi gereken bir insanlık durumudur. Arınç bunu gösterdi.

Öldürülen bir insanın evine, yakınlarına taziyeye gitmek, cenazesine katılmak, acısını paylaşmak da bir insanlık durumudur. Hüseyin Aygün de bunu yaptı. Üstelik Sakine Cansız hemşerisi. Muhtemelen aile içinde tanıdıkları da vardır. Artık Sakine Cansız bu toprakların çocuğu olarak hatasıyla, sevabıyla bu dünyayı terk etti. Allah rahmet eylesin demek düşer hepimize.

Taziye bir gelenektir Sayın Kılıçdaroğlu.