Teşekkürler Aydın Bey

Bu çağrının kalıcı etkileri olacak. Süreci büyük bir özenle yürütmeye çalışan insanlara psikolojik, moral bir destek sağlayacak.

Sabah erkenden bir kadın gazeteci beni Kuzey Irak’tan, Erbil’den yayın yapan Rodaw gazetesinden aradı. Aydın Doğan’ın ‘barış dili’ çağrısı Kuzey Irak’ta, Irak Kürdistanı’nda da heyecan yaratmıştı. Sorular bu çağrı üzerineydi. Mesajın biz yazarlara ulaşıp ulaşmadığını, tepkimizin ne olduğunu sordu. Bunun basın üzerindeki etkisinin nasıl olacağını değerlendirmemi istedi. Anlattım...
Aydın Doğan bir gazete patronu olmasının ötesinde önemli bir işadamı, toplumsal yaşamımızda etkin bir sima. PKK ile silah bırakma ve çözüme giden yolun yeniden açılması dönemindeyiz. Kritik bir yol ayrımından geçiyoruz. Geçmişte bu çabaların nasıl kırılmalara uğradığının tanığıyız. Medyanın ve gazetecilerin de geçmişte ne yazık ki bu kırılmalarda olumsuz rolleri olduğunu biliyoruz.
Bu nedenle herkesin bu sürecin kırılganlığını, olumsuz müdahalelere açık olduğunu, nazik aşamalardan geçildiğini anlayarak ve duyarlılıkla hareket etmesi gerekiyor. İşte böyle dönemlerde bazı çıkışlar tayin edici hale gelir.
Aydın Bey’in, kendi yayın grubuna yaptığı ancak tüm toplumu etkileyecek çağrısı işte böyle bir önem taşıyor. Aydın Bey şöyle diyor: “Sürecin seyrini objektif biçimde izlemek ve özgürce yorumlamak temel işlevimiz olmakla birlikte, ülkemizin menfaatleri açısından yüksek derecede sorumlu bir yayıncılık çizgisi izlemek görevimizdir.”
‘Sorumlu yayıncılık’tan ne murat ettiğini de şöyle özetliyor: “...Bu süreç boyunca barış dilini korumaya, süreci olumsuz etkileyebilecek çatışmacı yaklaşımlardan kaçınmaya özen göstermeliyiz.”
Bu çağrının kalıcı etkileri olacak. Süreci büyük bir özenle yürütmeye çalışan insanlara psikolojik, moral bir destek sağlayacak.
‘Çatışmacı bir dil’ kullananlar, ‘milliyetçi duyarlılığa’ önem veren bir görüntü altında kışkırtıcı, tehditkâr çağrılarla süreci baltalamak isteyenler ve bunu gazetecilik adı altında yapmaya kalkışanlar açısından Aydın Doğan’ın çağrısı, hedefini bulmuş bulunuyor.
Türkiye’de iyi şeyler olacak. Bu ülke iyi şeylere layık. Medya içindeki çatışmacı dil eninde sonunda yenilecek ve barışçı dil ağırlık kazanacak. Toplum çözüm istiyor, Kürtlerin hakkının hukukunun kabul edildiği, barış içinde bir Türkiye istiyor.
Aydın Bey de toplumun duygularına tercüman oluyor.
Kendisine bu anlamlı çağrısı için teşekkürler.