Trabzonspor Başkanı'na bir soru: Analar büyük kadınlar yetiştiremez mi?

Kararlarına kızdığın hakemi stadda odasına kilitleyip rehin alacaksın, kapının önüne çıkıp, "Ben erkeğim, kadın değilim" diyerek bağıracaksın... Sorunlu bir dilin ve karikatür bir tiplemenin ötesinde, tehlikeli bir tablo ile karşı karşıyayız.

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Gaziantepspor ile 2-2 berabere kaldıkları mücadelenin ardından yaptığı açıklamalarla, spor dünyamıza da, siyaset dünyamıza da, Atatürkçü düşünceye de, çığır açan katkılarda bulundu.  

Hakemlere kızmıştı. Onları stadyumda odalarına kilitlediği ve sabaha kadar rehin aldığı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan  telefon  edinceye kadar da bırakmadığı haberleri bir yana; asıl söylediği şu sözlerle de unutulmayacak bir kişilik olduğunu bir kez daha ortaya koydu:

"Böyle bir Allah'sızlık olmaz ki ya! Bundan sonra neler olacağını Türkiye Cumhuriyeti görecek. Öleceksek de adam gibi öleceğiz, kadın gibi yaşamayacağız. Bizi kadın gibi yaşatmaya da kimsenin gücü yetmez."

KADINLARIN SESİ

Erkek egemen kültür hala çok güçlü olsa bile, artık Türkiye'de kadınların da sesi çıkıyor. Onları böylesine aşağılamaya kalkan bir söylemi sineye çekmiyorlar. Hacı Osmanoğlu'na yalnız kadınlar değil, kendi adlarına bu şekilde konuşulmasını kabul etmeyen erkeklerin bir kısmı da tepki gösteriyor.

Tepkiler üzerine, Trabzonspor Başkanı aklınca durumu düzeltmeye çalıştı:

"Alınan, üzülenler varsa bundan kahrolurum, bin kere özür dilerim. Beni doğuran annem de bir kadın, çocuklarımın annesi de bir kadın. Tüm kadınlara saygım var. Mecazi anlamda söylenen bir sözdür. (…) Samimi olarak benim sözlerimden incinen bütün hanımefendilerden özür dilerim. Art niyetli olarak bunu kullanan, milletvekili de olsa, özür dilemiyorum."

Hacıosmanoğlu, tepkiler devam edince şöyle dedi:

"Kurtuluş Savaşı'nda cepheye mermi taşıyan kadınlarımızın bu ülkenin kurtuluşunda gösterdiği mücadeleyi bilecek kadar da tarihi bilgiye sahibim. Yaşamın her alanında eşit bir şekilde Türkiye'yi yönetmeye aday kadınlarımız bilsinler ki onlara vurulacak bir fiskeden eşime ve anneme vurulmuş kadar üzüntü duyarım. (...) Kullandığım ifadelerimin yanlış anlaşılmasından dolayı istemeyerek üzdüğüm kadınlarımızdan özür diler, Cumhuriyetimizin 92. yıl dönümünü coşkuyla kutlarken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözlerini hatırlatmak isterim: Türk milleti öyle analara sahiptir ki her devrin büyük adamlarını böyle analar yetiştirmiştir."     

BÜYÜK ADAMLAR YETİŞTİRMEK

Kadınlar neden kıymetlidir Hacıosmanoğlu'na göre? "Büyük adamlar yetiştirdikleri için". Analar, büyük kadınlar yetiştiremez mi? Kadınlar, büyük insanlar olamazlar mı?

Bir büyük kulübümüzün başkanının dünyaya ve kadınlara bakışı, erkek dünyasının ne kadar sorunlu olduğunu, maço kültürün ne kadar derinlere işlemiş olduğunu gösteriyor.

Çok ciddi bir eğitime ihtiyacımızın olduğu ortada. Şiddet kültürüyle, erkeklik gösterisinin paralel gittiği bir gerçek. Son dönemde siyasette ve toplumun değişik kesimlerinde yaygınlaşan şiddet ve popülist maçoluk kültürü, futbol dünyasında zirveye çıkıyor. “Erkeklik” dili, sürekli puan kazanıyor.

Kararlarına kızdığın hakemi stadda odasına kilitleyip rehin alacaksın, kapının önüne çıkıp, "Ben erkeğim, kadın değilim" diyerek bağıracaksın… Sorunlu bir dilin ve karikatür bir tiplemenin ötesinde, tehlikeli bir tablo ile karşı karşıyayız. Hacıosmanoğlu'nda ifadesini bulan çılgınlık, ciddi olarak mücadele edilmesi gereken bir "erkeklik durumu"na işaret ediyor.

Hacıosmanoğlu'nun bir cümlesi dikkatimi çekti: "Yaşamın her alanında eşit bir şekilde Türkiye'yi yönetmeye aday kadınlarımız..." Bu sözler, kadınların yürüttüğü mücadelenin boşa gitmediğinin kanıtı olarak kabul edilebilir. Artık, kadınların yaşamın her alanında eşit olması fikrine alışma çabası var erkeklerde.

Erkekleri ilgilendiren vahim bir durumla yüz yüzeyiz. Erkekler, kadınların aşağılandığı bir toplumun bileşeni olarak, nasıl bir “düzgün yaşam” kurabilirler ki?