Valinin kötüsü Edirne'de, Kaymakamın iyisi Yüksekova'da

Edirne valisi kötü bürokrata bir örnek. Aynı günlerde ülkemizin en sıkıntılı bölgelerinden birisinde ise başka bir bürokrat, halkın sempatisini kazanıyor. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinden söz ediyorum.
Valinin kötüsü Edirne'de, Kaymakamın iyisi Yüksekova'da

Edirne Valisi Dursun Ali Şahin.

Yıllar önce dönemin Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt'ın davetiyle bir grup gazeteci Edirne'ye gitmiş, sehirdeki tarihi eserleri incelemiştik. Edirne Sinagogu bakımsızlığa terk edilmişti. Ben sinagogun güzelliğinden de etkilenerek dönemin Vakıflar Genel Müdürü Beyazıt'a, sinagogu restore ettirmelerini önermiştim. Beyazıt da, bunun ancak Yahudi Cemaatiyle konuşularak ve onların onayı alınarak yapılabileceğini söylemişti. Binanın önünde o günlerin Türkiye Musevi Cemaati Başkanı Slyvio Ovadya'yı telefonla arayıp ilk adımın atılmasını sağlamıştık. Restorasyon sürecini de yakından izledim.

Memlekette Edirne Valisi Dursun Ali Şahin gibi düşünen çok insan olduğunu tahmin edebiliriz. Ama onların Vali olması başka bir durum. Tehlikeli bir işaret.

Ne diyor Edirne'nin Valisi Dursun Ali Şahin: 2010 yılından bu yana restorasyonu Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan sinagogun müze olarak kullanılacağını söylüyor.

Gerekçesini de şöyle açıklıyor:

"Mescid- i Aksa’nın içinde savaş rüzgarları estiren, bizzat savaş tatbikatı yapan o eşkıya kılıklı insanlar, orada Müslümanları katlederken, biz de onların burada sinagoglarını yapıyoruz. İçimde büyük bir kinle söylüyorum bunu. Biz de onların mezarlıkların etrafını temizliyor, projelerini kurula gönderiyoruz. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’ndan tescilini bekliyoruz. Bizim yaklaşımımız nerede, onların yaklaşımı nerede? Yani bunu izleyicilerin takdirine sunuyorum. Buradaki tadilatı sona gelen sinagog sadece müze olarak, içerisinde hiçbir şey olmadan o şekilde müze olarak tescil edilecek."

Başka ülkelerin yöneticileri de Edirne valisinin kafasıyla hareket etmeye kalksa; mesela IŞİD'in, El-Kaide'nin yaptıklarını da bütün İslam dünyasına, Müslümanlara mal edebilirler, hepimizi suçlayabilirler. Nitekim öyle yapanlar da var. Bu bir ilkel ırkçılıktır, gericiliktir. Böyle konuşabilen, kendi ülkesinin yurttaşlarını sırf inançları farklı diye düşman gören bir zihniyetin o koltukta oturması ayıptır. Üzüntü vericidir. Şimdiye kadar hala görevden alınmamış olması bile üzerinde düşünmeye değer, bir acı durumdur.

Bu konuşmanın neresinden tutacaksınız. Edirne Sinagogu, Türkiye'nin bir eseri. Bu ülkenin tarihsel mirasları arasında.

Edirne Valisi'ne diyeceğim şu: Bu sinagog ve ülkemizdeki diğer dini yapılar bu ülkenin, insanlığın tarihi zenginliğidir. Türkiye'nin Yahudi yurttaşlarını dinleri nedeniyle cezalandırmaya kalkışmak ağır bir insanlık suçudur.

YÜKSEKOVALILAR YENİ KAYMAKAMDAN MEMNUN

Edirne valisi kötü bürokrata bir örnek. Aynı günlerde ülkemizin en sıkıntılı bölgelerinden birisinde ise başka bir bürokrat, halkın sempatisini kazanıyor. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinden söz ediyorum. Bu ilçe, ülkemizde en çok gösteri yapılan, çok sayıda insanımızın, askerimizin, emniyet görevlisinin ve de PKK'lının yaşamını yitirdiği yerlerin başında geliyor.

O kentte yıllarca en acımasız subaylar, bürokratlar görevlendirildi. Şehir PKK direnişçileriyle, kötü devlet görevlileri arasındaki çatışmanın, atışmanın gerginliğin arasında kaldı.

Çok acılar çekti, hala da en dertli yerlerden birisi.

Yüksekova'dan bir gazeteci meslektaşımdan mektup aldım. Mektup iyimserlik doluydu. Yeni kaymakamı anlatıyordu. Mektup şöyle:

"Oral abi,

Yıllardır Yüksekova‘ya ilk kez farklı karakterde bir kaymakam geldi. Tam sürecin ruhuna uygun. Yüksekova’lıların sorunlarına eğilen, dertlerini dinleyen, kapısını herkese açan ve asla halktan kaçmayan bir kaymakam İbrahim Çenet. İşin ilginç yanı, ataması yapıldığında herkes 'Eyvah Osmaniye’li kesin kafatasçıdır, önyargılıdır ve Kürt düşmanıdır' diye düşündü. Ancak bu algı çok sürmedi . Göreve başladıktan sonra HDP’lilerin yıllardır yaptığı gibi düğünlere, hasta ziyaretlerine, başsağlığına ve cenazelere katılmaya başladı. Kapısını herkese açtı."

Yüksekova Kaymakamı İbrahim Çenet, en çok ilgiyi ve olumlu değerlendirmeyi son günlerde bir olay nedeniyle özür dilemesiyle kazanmıştı:

"Tüm bu algıları geçen hafta silecek bir gelişme yaşandı. Geçtiğimiz günlerde ilçe gene karıştı. Polis panzerinden halka ana, avrat, bacı ve sülaleye küfürler edildi. Bu küfürler kameralara yansıdı ve haber oldu. Yaygın basın bunu gene görmezden geldi. Sosyal medyada çokca paylaşılınca kıyamet koptu. Yüksekova’da basın açıklamaları yapıldı, kepenkler kapatıldı. Kaymakam bunun üzerine, ilk kez sivil toplum örgütlerini topladı ve onlardan polisin küfürleri nedeniyle özür diledi. Bununla yetinmedi, Emniyet Müdürü'nü toplanan kitleye gönderdi. Müdür, küfreden polisin açığa alındığını söyledi ve halktan defalarca özür diledi. Halk isterse kendisinin de gelip halktan özür dileyeceğini söyledi. Gösteri için toplanan kitle ikna olup olaysız bir şekilde dağıldı. Bu olay başka kaymakam döneminde olsaydı, ilçe günlerce karışır, kepenkler kapanırdı. Fakat halk kaymakamı samimi görünce inandı. Siz tartışma programlarında bu kaymakamdan söz edebilirsiniz hatta kendisiyle görüşebilirsiniz."

Gazeteci meslektaşım Hamit Erkut, bir grup Yüksekova'lı yurttaşla da konuştu. Onları de sizlerle paylaşmak istiyorum:

Murat Akkurt (Sanayici): Yüksekova'ya yeni atanan kaymakam, şu an itibariyle halkla bütünleşmiş ve halkla beraber bir görünüm veriyor. Umarız ve dileriz gidenlere göre daha iyi olur.

Ferhat Yiğit (Kunduracı): Yüksekova’ya çok kaymakam geldi geçti. İnan bazıları yıllardır görev yaptı ismini dahi bilmedik. Ama yeni gelen Kaymakam İbrahim Çenet, bir kaç defa başsağlığı dileyerek, gerekse de esnaflarla olan diyaloğu konusunda iyi görünüm veriyor.

Yaşar Kaplan (Gazeteci): Yüksekova Yüksekova olalı böyle kaymakam görmedi. Bizim böyle kaymakamlara ihtiyacımız var. Özellikle Yüksekova’daki polis küfrünün ardından sağduyu ve özür den dolayı takdir kazandığını düşünüyorum.

Neşet Durna (Esnaf): Yaklaşık 2 aydır atanmış olmasına rağmen halk olarak memnun olduk. Şahsen görüşmedim ama halkın söylediğine göre çok mütevazi bir insan. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, yeni gelen tüm kaymakamlar ilk 2 veya 3 ayda çok samimi davranmaya çalışıyorlar inşallah değişmez..

Bir kötü, bir iyi örnek...