scorecardresearch.com

Ali Başpınar örneği...

08/09/2008
Bir çoğunuz Ali Başpınar?ın kim olduğunu bile bilmezsiniz. O adı öne çıkanlardan değildi.

Bir çoğunuz Ali Başpınar’ın kim olduğunu bile bilmezsiniz. O adı öne çıkanlardan değildi. İki gün önceki gazetelerin bazılarında binlerce kişinin katıldığı bir cenaze töreni haberi yer aldı. Neden bu kadar çok insan Ali Başpınar’ın cenazesine gelmişti? Binlerce insan neden otobüslere dolarak onu Çerkes ilçesindeki mezarına kadar yolcu etmişti?
Ali Başpınar, 68 kuşağının adı duyulmayan önderlerindendi. Devrimci-Yol’un emektarlarındandı. Ali, 12 Mart 1971 darbesi öncesi Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğrencilerindendi. Orada ülkücü saldırganlığa karşı direnenlerdendi. Bu nedenle 12 Mart döneminde Dev-Genç davasında yargılanmış ve 2.5 yıl hapis yatmıştı.
Dev-Genç davasında birlikte yargılandık, 2.5 yıl onunla aynı koğuşta kaldık. Neşeli adamdı Ali. Dost canlısıydı ve espriliydi. Ona Ali Butto derdik. Neden dediğimizi pek de hatırlamıyorum. Ancak o yıllarda geçenlerde öldürülen Benazir Butto’nun babası Pakistan Başbakanı Zülfikar Ali Butto darbecilerin baskısına uğruyordu. Sonunda Butto bir askeri darbe sonrası idam edildi.
Ali Başpınar, Ali Butto’ya benzer miydi? Hayır. Ali Başpınar tipik bir Karadenizli görünümdeydi, kocaman burnuyla işte “Hemşinli Ali budur” diyebilirdiniz. Ali’nin yakın arkadaşlarından Tayfun Mater’le cenaze sonrası konuştum ve sordum “Ali’nin cenazesine bu kadar insan neden toplandı sence?”
Ali, 68’liydi. O kuşağın bilinen ve sevilen isimlerindendi. Asıl neden tabii ki buydu. Ancak Ali yalnızca bundan ibaret değildi. Ali, iyi bir örgütçüydü. TÖB-DER öğretmen örgütünün etkili isimlerinden biri olmanın yanında 12 Eylül 1980 askeri darbesi öncesi ülkücülerle Türkiye’nin dört bir yanında süren kavganın, çatışmanın da örgütçülerinden, öncülerindendi. O, bir direniş adamıydı.
***
Ali Başpınar, artık 60’lı yaşlarını aşmaya başlayan bir kuşağın bir direniş kuşağının sembollerindendi. Bütün yaşamını örgüte ve örgütçülüğe adamıştı. Deli,  çılgın adamlardandı. Bugünün dünyasında Ali’nin yaşamını anlamak da anlatmak da o kadar kolay değil.
68’in 40.yılında bizim kuşak üzerine çok şeyler yazılıp söyleniyor. Hatalarımız, çılgınlıklarımız, heyecanlarımız, umutsuzluklarımız ve umutlarımız masaya yatırılıyor. Ne kadar milliyetçiliğin etkisindeydik, ne kadar Stalinciydik, ne kadar militaristtik diyerek eleştiriliyoruz. Bu eleştirilerin içinde bir çok haklılık olduğunu söylenebilir. Aşırı haksızlıklar da...
Ancak bütün bunların yanında bizim kuşak bir misyon kuşağıydı. Bir idealler kuşağıydı. Heyecanları ve umutları vardı. Ütopyaları vardı. Bunların çoğu bugünkü kuşaklar için anlaşılmaz gelebilir. Mümkündür. Ama biz birbirimizi anlıyoruz.
Ali yaşamının son anında kadar bizim kuşağın tipik özelliklerini koruyanlardandı. 12 yıldır kanser hastalığıyla mücadele ediyordu. Üç yıl kadar önce Ankara’da sokakta karşılaştık. Çektiği onca acıya rağmen neşesini yitirmemişti. Geçmiş ve gelecek üzerine umutlu sohbetler ettik. Heyecanını yitirmemişti.
Ali, 2.5 yıl 12 Mart döneminde, 11 yıl da 12 Eylül döneminde hapis yattı. Örgüt, hapishane ve işkence onun yaşamının neredeyse tamamıydı. Çok geç yaşta evlendiği eşi Nilüfer’i de 1.5 yıl önce aynı şekilde kanserden kaybetti. Bir küçük oğul arkada bırakarak yaşama veda etti.
Hastalıkla boğuşurken de idealleri için çabalarını sürdürdü. İşkence ve hapishane mağdurlarına, onların ailelerine destek için kurulan mücadele arkadaşı Cahit Akçam’ın başkanlığındaki Dostluk ve Yardımlaşma Vakfı’nda çalıştı.
***
Ali Başpınar, yitip giden bir tarihi temsil ediyordu. Gelecek ideallerini de. Haksızlığa, eşitsizliğe başkaldırıyı da...
Onun gülen yüzü, hep gönüllerde yaşayacak...

http://www.radikal.com.tr/8976278976274

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

GÜLE GÜLE ALİ BAŞPINAR - musa53

1981 Yılının Mayıs ayında "DAL"a (Ankara emniyetinin işkence hanesi) getirildiğimde,soğuk koridorlarda bekletilirken "Ali Butto" ismini duydum ilk kez. Kahramanlaşmıştı oradakilerin anlatımlarıyla. Nasıl direndiği dolaşıyordu dillerde. Ancak o da bir insandı sonuçta. Ama, polisler dahil herkesin hayranlığını kazanmıştı. Orada düşünce farklılıkları kalkıyor. Kim olursa olsun müthiş bir dayanışma alıyor yerinin. Benim de "Butto" ile böyle bir anım var.

Allah herkese Ali Başpınar gibi olmayı nasip etsin - Biinyazar

Allah merhum Ali Başpınara rahmet sevenlerine de sabır ve sağlıklı ömürler nasip eylesin. Dönekliğin moda olduğu, iş yaptığı, herkesin geçmişin ve geleceğin bütün değerlerini ayaklar altına alıp can hıraş dönekliğe koştuğu bir dönemde Merhum Ali Baş gibi ideallerine sahip kalıp bi santim bile sapma göstermeden ölmesini bilenleri alkışlamaktan öte ne yapabiliriz? Sayıları az da olsa kalan Ali Başpınarlara gönül dolusu sevgi ve saygılar sunarız.

lütfen empati yapın. - F.Kaynak

dün solcular hapse atıldı baskıya uğradı ve büyük acılar çekti. bu gün üniversite kapısından başının örtüsü için içeri alınmayan binlerce öğrenci var. dün solculara o baskıyı yapanlar devlet için yaptıklarını söylüyorlardı, bu gün bu baskıyı yapanlar laiklik için yaptıklarını söylüyorlar. belki kendilerini haklı çıkaracak gerekçelerde ortaya koyabilirler ancak sonuç olarak bireysel özgürlüklere büyük daebe vuruluyor. işin enteresan yanı dün o baskıya uğrayanların bu gün baskıcıların yanında olması. lütfen biraz empati yapın.

ALİ BAŞPINAR - solak40

ORAL BEY SİZE SORUYORUM....SİZCE ALİ BAŞPINAR ARAMIZDA MUTLUMU AYRILDI YOKSA ARKASINA BAKACAK MI....