scorecardresearch.com

Cemaat, Gül ve cumhurbaşkanlığı krizi

Dershane krizi de yerel seçimler de yaklaşmakta olan 'köşk' seçiminin/sonrasının öncü veya yan sarsıntıları sayılabilir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ‘siyasi kriz’e neden olması, Türkiye’de ‘alışılmadık’ bir durum değil. Örneğin 2007 seçimlerini hatırlayın; Türkiye bir asker müdahalesiyle sarsılmıştı. Şu an yine bir ‘kırılma noktası’na yaklaşıyoruz. Tabii bu kez, kriz, ‘askerin müdahalesi’yle ilgili değil.
Cumhurbaşkanlığı seçimi, bir kanun değişikliği olmazsa Ağustos 2014 tarihinde yapılacak. 9 aylık bir süre var.

Beş yıllık bir süre için yapılacak bu seçimin adayları henüz belli değil. En yüksek ihtimal, Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına aday olması. Partinin tüzüğü gereği Erdoğan bir dahaki genel seçimlerde aday olamayacak, yani Meclis’e gelmeyecek.

Şu anki koşullar çerçevesinde, onun önündeki tek seçenek, siyasete ‘cumhurbaşkanı’ olarak devam edebilmek. Abdullah Gül, Erdoğan’ın karşısına rakip olarak çıkmayacak. Böyle bir ihtimal yok. Erdoğan’ın hesabı, ilk turda yüzde 50’nin üzerinde oy alarak Çankaya’ya çıkmak. Bir ihtimal, ilk turda yüzde 50’yi bulamaması. Böyle bir sonucu, riskli gördüğü; bu nedenle ne yapıp edip, ilk turu kazasız atlatmayı hedeflediği değerlendirmesi dikkat çekiyor.

Diyelim ki bütün bunlar, Erdoğan’ın istediği gibi gerçekleşti. Sorunsuz şekilde cumhurbaşkanlığı makamına yerleşti… Gerilimin, endişelerin, ‘güç analizleri’nin odaklandığı asıl eksen burada başlıyor: AK Parti’nin başına geçecek, ‘Başbakanlık’ı devralacak isim kim olacak?

Şu anki tablo, Erdoğan’ın mevcut yetkilerle cumhurbaşkanı olmasına imkân veriyor. Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması halinde de ‘ülkeyi yönetmek’ istediği açık. ‘Cumhurbaşkanlığı’ ile ilgili farklı konseptler üzerinde durdu, ‘başkanlık sistemi’ konusunda hamleler yaptı.
Ancak bu amacına ulaşabilecek somut bir adım at(a)madı. Daha geniş yetkilerle Çankaya’ya çıkması, çok olası bir senaryo gibi görünmüyor. (Siyasette 9 ay uzun bir zaman. Tayyip Erdoğan’ın hamle yapıp ‘başkanlık sistemi’ konusunda bazı avantajlar elde edebilmesi, uzak bir olasılık da olsa, imkânsız değil.)

Erdoğan’ın yerini kim alacak?
Abdullah Gül, başından beri, ‘Erdoğan’dan sonra başbakanlık koltuğuna oturabilecek en muhtemel isim’ olarak kabul ediliyor. Ancak, AK Parti içinde, Gül’ün başbakanlığını istemeyenlerin olduğu da bir sır değil. Yakın çevresinin yorumlarına göre, Erdoğan’ın da birinci tercihi Gül değil. Kendi ‘liderliğini’ daha kolay kabul edebilecek bir başbakandan yana olduğundan söz ediliyor.

Zaman kısaldıkça, Gül’ün hükümet başkanı olma ihtimalinin arttığını hissedebiliyoruz. Deneyimli bir siyasetçi olarak, adım adım, Erdoğan’ın
bırakacağı koltuğun en büyük adayı olduğunu, sessiz ve derinden kabul ettiriyor. Benim algılayabildiğim bu.

‘Gül’ün AK Parti’nin başına geçme ihtimali’yle eşzamanlı olarak, gerçekten çok geniş boyutlu bir ‘yenilenme’, hatta belki ‘kuşak değişimi’
kapıda. Çok sayıda bakanın üçüncü dönemi dolduğu için, hükümet neredeyse tamamen yeniden kurulacak. Milletvekillerinin de çok büyük bir kısmı değişecek. İşin bu boyutu, belki, en az, başbakanın kim olacağı kadar önemli.

Nedense, kamuoyu, henüz konunun bu kısmıyla pek ilgili değil. Bütün bu ‘yeni kurgu’nun beyni, eğer olaylar öngörüldüğü gibi gelişirse, bir noktadan sonra, büyük olasılıkla Abdullah Gül olacak.

Cemaat de AK Parti içindeki değişik grup ve kişiler de ‘Erdoğan’ın karizması etrafında oluşmuş çevre’ de ‘yeni siyaset denklemi’nde etkili olmaya hazırlanıyor. Her kesim, elindeki kartların gücüne göre, bir yerden devreye giriyor. ‘Başbakan-cemaat çekişmesi’, bütün bunların sadece bir katmanı.

Siyaset kızışıyor, herkes elindeki taşı masaya sürüyor. Dershane krizi de yerel seçimler de hepsi, yaklaşmakta olan cumhurbaşkanlığı seçiminin/sonrasının öncü veya yan sarsıntıları olarak görülebilir...

Not: Erdoğan’ın kullanabileceği iki sürpriz atak: 1. AKP Tüzüğü’nü değiştirip başbakanlığa devam etme kararı, 2. BDP ile veya MHP ile anlaşıp anayasa değişikliği yoluyla başkanlık sistemini gerçekleştirmek.

http://www.radikal.com.tr/116291011629104

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

AKBULUT ÇİLLER - HARAYDIN

Tarih ibret alınırsa tekerrür etmez derler.Büyük olmanın iki şartı vardır.Büyük icraat yapacaksınız,boynuzun kulağı geçeceği cinsten halef adayları yetiştireceksiniz.Yani halefiniz sizden büyükse siz büyük olursunuz,o zaman memleket ilerler o zaman tarihe tartışmasız geçersiniz.Niye kanuni eleştirilir Osmanlıyı yıkan adam diye. Osmanlının en parlak dönemini yaşattığı halde ne büyük dedesi II.Murat gibi bir erdemle fatih gibi bir halefe, ne dedesi II.Bayezid gibi isteksizce de olsa Yavuz gibi bir halefe sahip olmayı göremediği için,en yetkili şehzadesi Mustafa'nın yolunu kesip en kötü halefe ülkeyi mahkum ettiği için değil mi? Sarı Selim, Akbulut,Çiller denemesi hala ibret olamadıysa zaten konuşacak şey yoktur. Devir şimdi seçilecek ilçe belediye başkanları arasına en az 50 lider kumaşına sahip aday yerleştirerek onların önünü açıp liderliklerini ispatlamalarına ve kendilerini yetiştirmelerine fırsat verme ve boynuzun kulağı geçeceği cinsten haleflere katkı yapma devridir,iktidarı ölümsüz kendi tekeli sanma devri değildir. Liderin büyüklüğü seçeceği ilçe,il,büyükşehir belediye başkan adaylarının lider kumaşından belli olacaktır.Geçen dönemden tek bir tane şimdi alternatif lider adayı ortada yoksa bu marifet değil eksikliktir. İstanbul Belediye Başkanlığında lider algısı oluşmasa bugünlere nasıl gelinirdi örnek değil mi? marifet yerine kim geçecek değil Kurtulmuş ve Gül tüm parti üyelerinin önseçimine sunulmalı,hangisi çıkarsa aday o olmalı.Ancak daha önemlisi onlardan sonraki liderin şu an seçilecek belediye başkanlarından çıkması.

Bir alternatif daha var - Yabanci Unsur

Not 3. Erdoğan kendini feda edip AKP başkanı kalacak ve yürütme ve yasamayı perde arkasından birer kukla teatrosuna dönüştürecek. Hükümet beklenen performansı göstermezse - ki ihtimalı yüksek çünkü bölgesel ve global konjonktür Türkiye?nin aleyhine değişti - halkın çağrısı üzerine eski yerine dönecek. Böyle bir hamle ile üç dönem milletvekili yasağı sadece kendisi için kalkacak ve iktidar hırsını örtmek için halkın isteği üzerine halka hizmete devam diye en güzel bahaneyi elde edecek. Gül?ün bu manzarada etkili bir yeri yok. Cumhurbaşkanlığına mecburen devam edecek.

Gerçek gündem - muratcelik123

Ak partinin MİT aracılığıyla muhalif partileri dinlediğine dair ciddi iddialar var. Bu iddia normal bir demokraside hükümeti düşürür başbakan yargılanır. Daha sayıştaya gelmedim bile. Üstelik seçim güvenliğini sağlayacak kişide Erdoğanın adamı. Bu ortamda yapılacak tüm seçimler "gayrimeşrudur". Oral bey ise gene "boş" yazılar yazmaya devam ediyor...

DAHA KOLAYI VAR - mhmtcakar

Numan kurtulmuşu başbakan yap rusyadaki dmitri medvedev yönteniyle yönetmeye devam et