Yolsuzluk yapanın elini koparmayın

Davutoğlu, bize dünyada bir tanecik olsun, yolsuzluk soruşturması yapmanın, "hükümeti yıkmaya çalışmak" olarak nitelendiği örnek var mı, bunu açıklasaydı...

Yolsuzluk yapanın elini koparırız dedi Başbakan Davutoğlu.

Yani, bu konuda ne kadar hassas olduğunu göstermek için, hırsızlık yapanın elinin kesilmesini öngören Şeriat hükümlerine mecazi bir göndermede bulundu.

Keşke böyle ürkütücü metaforlar kullanmak yerine çok basit, çok anlaşılır taahhütlerde bulunsaydı...

Mesela;

Kamu ihalelerini kimin nasıl aldığını bütün şeffaflığıyla ortaya koyacağım deseydi...

Kamu bankalarının kime, ne koşullarda kredi verdiğini herkes görecek, deseydi...

Danıştay’ın kamu harcamalarını denetlemesinin önündeki engelleri kaldıracağını söyleseydi...

Meclis'te bulunan yolsuzluk fezlekelerini derhal Anayasa Mahkemesine gönderteceğini beyan etseydi...

Makamı mevkisine, kimin oğlu, kimin kızı olduğuna bakılmaksızın, hakkında suç ithamı bulunan herkes yargı önünde hesap verecektir deseydi...

Mesela, tam da adli yılın açıldığı gün yolsuzluk soruşturmalarını yürüten mali şube polislerinin gözaltına alınmasının ikna edici açıklama gerektirdiğini fark edip, bu konuda iki kelam eyleseydi...

Yolsuzluk soruşturmalarını yürüten polisler içeri alınırken, yolsuzlukla suçlananlara ilişkin takipsizlik kararı verilmesine ve bunu yapan savcıların tam da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kelimeleriyle konuşuyor olmalarına dikkat kesilseydi...

Bize dünyada bir tanecik olsun, yolsuzluk soruşturması yapmanın, “hükümeti yıkmaya çalışmak” olarak nitelendiği örnek var mı, bunu açıklasaydı...

Bunlardan sadece bir tanesini yapsa, çok daha inandırıcı olurdu; Türkiye’de yeni bir sayfanın açılabileceğine dair bir umut yaratabilirdi.

Ama onun yerine, yolsuzluk yapanın elini koparmaktan söz ediyor sayın Davutoğlu. Oysa ne el koparmak, ne de başka bir metafor, ayakkabı kutularından taşan paraları, para sayma makinalarını, milyonluk saatleri unutturabiliyor; onları hafızamızdan silebiliyor...

Yeni adli yıl açılırken, yeni olan hiç bir şey bulunmuyor...