scorecardresearch.com

Asım'ın nesli Erdoğan'a direniyor

'Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem.' Belki de o hep istediğiniz Asım'ın nesli yetişmiş ve sizin karşınıza dikilmiştir.

Gezi Parkı’na insanlar yerleşir, gösteri büyür diye korktular. Bir an önce belayı bertaraf etmek için kısa bir basın açıklamasından sonra dağılacak insanlara manasızca gözleri dönmüş şekilde saldırdılar. Bu sahneye dayanamayanlar sokaklara döküldü. Korktuğu başına geldi. Ülkenin en büyük şehrinin en büyük meydanı günlerce denetiminden çıktı.
Otoritesi türbülansa girdi. Sarsıldı, çalkalandı, dengesini yitirdi.
O kadar yitirdi ki Gezi protestolarını çözmek için Polat Alemdar’la buluştu.
Meseleyi anlayamadı. Anlayamamakla kalmadı çevresine doluşturduğu çoğunun kıymeti kendinden menkul danışmanlarının fantezi dünyasına kendini teslim etti.
Teslim etti zira gençliğinden bu yana yoğrulduğu komplocu atmosfer tanıdık geldi. Ham siyasi kökleri Erdoğan’ı geri aldı.
Twitter konusunda da aynı hikâyeyi bir daha yaşıyor. Kendisi, ailesi, yakınları, bakanları hakkında her gün çıkan kayıtlardan korkuyor. Oysa bunların yayılmasından kendi sorumlu.
Elinde koca memleketin istihbaratı olmasına rağmen kendinin ve bakanlarının dinlenmesini engelleyemeyecek kadar beceriksiz.
Soruşturmayı görünce binlerce polisi sürecek ve dosyaları savcıların elinden alacak kadar fütursuz. Yargıya müdahale edince dava dosyasındaki kayıtların internette yayılacağını öngöremeyecek kadar basiretsiz.
Bu kayıtları engellemek için Twitter’ın kökünü kazıyabileceğini zannedecek kadar dünyadan bihaber.
Ne oldu Twitter’a erişimi hukuk tanımadan engelletince? İnsanlar akın akın Twitter’a koştu. Sansürü aşmanın binbir yolu hızla paylaşıldı. Duvarlara DNS numaraları yazıldı, vpn şirketleri ihya oldu, alternatif tarayıcılar gün yüzüne çıktı vs.
Bütün bunlar birkaç saatte oldu.
Dahası yabancı medya artık usandığı için fazla ilgilenmediği Türkiye’yi tekrar gündemine aldı. Kolay değil, AB’ye aday bir ülke Çin, Kuzey Kore, devrim sırasında Mübarek Mısır’ı ya da seçim protestolarında Ahmedinecat İran’ı gibi Twitter’ı engellemişti.
Gündemine alınca da Twitter’ın neden yasaklandığını tekrar hatırlattı. Yolsuzluk iddiaları, telefon dinlemeleri, yargıya müdahale hususları dünyanın bütün bilinen yayın organlarında kendine yer buldu.
Ülkenin itibarını sıfırlamak ve yabancı yatırımcının kaçması için gereken ne varsa Başbakan ve danışmanları elbirliğiyle yaptılar. Yapmaya da devam ediyorlar.
Bu ülke Erdoğan ve ahbaplarının dar zihin kalıplarıyla yönetilemeyecek kadar büyük bir yer.
Belli ki bu ülkeyi AKP de yönetmiyor. Reis ve çevresine zamanla ördüğü dar bir kadronun hayal ve kapris dünyası milyonlarca insanın kaderini belirleyemez.
Korku ve panik içerisinde kendi kendine hapsolmuş bir siyasetçi, kariyerini, iktidarını, kurduğu ballı düzeni koruyacak diye bu muameleyi görüyoruz.
Oysa cin şişeden çıktı. Gezi olmamış gibi davranamazsınız. O tapeler hiç duyulmamış gibi hayatınıza devam edemezsiniz.
Seçim sonuçlarına hile karışmazsa ve sonuçlar tanınırsa.
Bu seçim olmaz diğer seçim. O da olmazsa sonraki seçim. Gideceksiniz sayın reis.
Biz de ileride çocuklarımıza işte böyle biri vardı interneti falan sansürlerdi diye anlatacağız. O da gerçekten konuşacak konumuz bittiğinde. Sizin çocuklarınız, torunlarınıza ne anlatacak?
Ben yerinizde olsam biraz buna kafa yorardım.
Kendi ikbaliniz için zulmediyorsunuz. İnsanlar da bu zulmü reddediyor.
Hep tekrarladığınız o şiirde ne der Mehmet Akif?
“Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem”.
Belki de o hep istediğiniz Asım’ın nesli yetişmiş ve sizin karşınıza dikilmiştir.
Danışmanlarınıza bir soruverin isterseniz.

http://www.radikal.com.tr/118262711826279

YORUMLAR
(9 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Yazarın sorunsalından görece özerk küstah bir okuryorumu - UNDECLARED50

Bu ülke, 90’lardaki iç savaşın bir tarafını da seçimle gelmiş bir başbakanın örtülü ödeneğinden karşıladı. Dolayısıyla bir siyasinin ‘şu kadar eksik bu para’ deyişinde yüzsüzlük değil, telaş; hırsızlık değil ‘emanet’ ihtimali korkutur vatandaşı. Çocukların, seri numaralarının ve aracıların tereddütsüz önüne yatılması, en iyi ihtimalle (kötülerini düşünmek bile ürpertiyor adamı) Akpnin tabanında A. Hakan’ın karakterine kefil olduğu bir kesimin hala hatırısayılır miktarda varlığını sürdürebildiğini gösterir. Ya da buna inanmak ister vatandaş. Ancak böyle bir varsayımla, zaman zaman kimi akplilerde körtopal yürümeye çalıştığına tanık olduğumuz, gölgesine bile adaklar adayacak hale geldiğimiz ‘aklı’ (belki hala?) muhatap almanın bir anlamı olabilir. Çünkü bekinin ‘inanmıyorlar işte’ dediği kesimin kulak kabarttığı ‘seçkinler’, (böyle bir şeyden söz edilebilirse eğer) ‘argümanları’ tvitır ebatını geçmeyen çapsız sahtekarlardır. Bi de şu tvitır meselesi; allah için ‘korku duvarı aşılmış’; artık mandalina kabuklarını, tebeşir parçalarını birbirimize değil, arkasını sınıfa döndüğünde otoriter hocanın üstüne boca ediyoruz. Ama yüzünü bize döndüğünde ne yapacağımızı biliyor muyuz? Peki ya dönmeme ihtimali; ya tahtaya yazmayı bırakıp kapıdan ‘usulca’ çıkarsa.

Streisand Effect'i de yasaklasın! - X120

Gezi olayları sırasında kendisiyle görüşen Arzu Çerkezoğlu'na "sosyolojiyi sizden öğrenecek değiliz" diye celallendiydi de Sümeyye babacığını zor zaptettiydi. Hey gidi hey! Twitter yasaklamanın Streisand Etkisine yol açacağını öngöremeyecek kadar izandan yoksunsa durumu çok vahimdir. Yok eğer planı, insanların sokağa dökülmelerini sağlamak ve çatışmayı bahane edip diktasını pekiştirmek idiyse durum çok daha vahimdir. Her halükarda seçtiği yol yol değil. Önünde sonunda gidecek de, nasıl gidecek, gidişi neye mal olacak, işte orası meçhul.

... - praxis11

Sanal dünyada özgürlüğün kökünü kazıdık... Sıra gerçeğe geldi, artık yaşamın kökünü kazıyabiliriz...

Bilincli Nesiller Yetistirmek - prevultion

Twitter'in avukatlari TIB'le konusmaktalar. Merkezi San Fransisco'daki Twitter, Turk mahkemlerinin kararlarini dikkate almaya bir zahmet karar verdiginde erisim tekrar saglanacaktir. Hatta bir zahmet diger pek cok ulkede yaptigi gibi Turkiye'ye de ofis acip vergilerini de verirse daha da dogru olur. Hukuk kurallarina uyma noktasinda basit bir teknik konuyu asmak icin devletin uyguladigi bir yaptirimi "yetisin a dostlar yasakci diktator internetimizi kesti" diye anlatirsaniz... Madem oyle twitter'dan cok daha fazla medyaya host'luk eden, AKP'ye cok daha fazla vuran youtube, facebook neden sansur!!!lenmedi diye sorar kritik akil. Kemalistler de cogu zaman oldugu gibi cevap veremezler, kufur etmeye baslarlar. Son iki gunde bu cok basit soruya cevap olarak CHP'li dostlarimdan aldigim kufurlerden biliyorum...Bu arada benim cocuklarim da torunlarima Tayyip'ten bahsetmeyeceklerdir muhtemelen ama dolikosefal, brakisefal ayrimini yapabilmek icin kafatasi olculen 64 bin kisiden bahsedecekler, Mustafa Suphi ve Ali Sukru gibi muhaliflerin nasil oldurulduklerinden de bahsedecekler, Megiddo Savasinda ortadogunun nasil kaybedildiginden de bahsedecekler, hatta "bu ulkede saf Turk kanindan olmayanlarin sadece hizmetci olma, kole olma hakki vardir" diyen zihniyetin 40 bin kisini olumune nasil yol actigindan bile bahsedeceklerdir. Ozgur Bey dostumuz ve diger Kemalistler de cocuklarina bunlardan bahsedebilirse (pek sanmiyorum ya neyse...) resmi tarih masallariyla uyutulan kitlelerin yerine cok daha bilincli nesiller yetisir.

zalim olan zulm edilenlerin hakkını koruyan mahkeme kararlarına uymayan twitter - nese2010

mı yoksa twitterı halkının hakkını hukukunu korumak için mahkeme kararlarına uymaya zorlayan hülümet mi? mesele ayakkabı kutusu değil bir sürü normal insan hakkında iftira ve montaj resimler videolar dolaşıyor sosyal medyada, kişilerin adına açılan sahte hesaplardan porno paylaşılıyor kişilerin itibari ile oynanıyor. bu insanlar twitter mahkeme kararlarına uymadığı için bu zulme katlanmak zorunda kalıyor. temiz sosyal medya kampanyası yapılıp bu platformlar boykot edilmesi gerekirken halkının hakkını arayan devlete karşı eylem yapılıyor. anlaşılır gibi değil.

Dış dünya umurumda değil diyen bir lider var ! - amaurot

Gezi direnişini çapulcu, ayyaş, marjinal gruplar diyerek küçümseyen, ortaya saçılan rüşvet ve yolsuzluk iddialarını yansıtan görüşmeleri montaj ve gene dış mihrak teranesine bağlayan bir zihniyetten ancak paranoyakça komplo teorileri beklenir! Dillerine de pelesenk olmuştu; Geziyi faiz lobisine, yolsuzluk ve rüşveti de vaiz lobisine bağlayıverdiler, Her satırbaşına da bir "zamanla manidar" denilince kandırılmayacak yok sanıyorlardı. Baktılar halk havuz medyasının sunduğu gündeme itibar etmiyor, gündemi sosyal medya aracılığıyla gerçek gündeme dönüştürüyor, seçimlere günler kala hukuksuzca sosyal paylaşım sitelerini kapatmayı yeğlediler! Bu gidişatın sonu hiç iyi değil, "dış dünya" umurumda değil diyen bir lider ülkesinde açıkca olmasa da OHAL ilan etmiş demektir. Sonraki aşama otoriterleşmeyse ilerisi totaliterleşmeye işaret ediyor demektir! İş işten geçmeden, artık çok geç dememek için yurtsever güzel insanlarımıza çok iş düşüyor!

gezi parkı olaylarını amacından saptıran da - nese2010

paralel polislerini orantısız güç kullandırtıp olayları büyüten de sonra da ölenlere taziye mesajı yayınlayan da paralel yapının ta kendisidir. medya 28 şubatta olduğu gibi paralel yapının oyununa geldi. asımın nesli ise oynan oyunları gayet net gördü ve sokağa çıkmadı.