'Büyük Birader'e karşı moda

İnsansız hava araçlarına, sınırsız internet takibine, istihbarat örgütlerine ve haklı/haksız güvenlik kaygılarına karşı bir kıyafet sergisi.

Daha önce de bu köşede yer aldı. On sene sonra ABD’de 30.000 insansız hava aracının ülkeyi denetlemesi öngörülüyor. Sokak kameraları ve uydu görüntülerine ek olarak insansız hava araçları tarafından da izleneceğiz. Bu insansız hava aracıyla izleme yönteminin ABD’yle sınırlı kalmayacağı açık.

Ortada kârlı ve büyük bir piyasa var. ABD örneğini izleyecek devletlerin bu araçları iç güvenlik amaçlı kullanmak için sıraya gireceklerini tahmin etmek güç değil.

El Kaide’yi izleyenler

Elbette insansız araçlar hâlâ asıl olarak ülke dışı operasyonlarda kullanılıyor. Bu durum genişleyerek de devam edecektir. ABD’nin son olarak Sahra Çölü etrafındaki El Kaide aktivitelerine karşı, Nijer devletiyle insansız hava aracı merkezi kurma konusunda anlaşması bunu gösteriyor.

Fakat dış güvenlik ile iç güvenliğin sıklıkla birbirine karışması şaşırtıcı değil. ABD Senatosu’nun 2008 senesinde yeni değişiklikler getirdiği FISA kanunu, yabancı istihbaratı konu alıyor ve ABD vatandaşı olmayanların mahkeme kararı aranmaksızın internet üzerinden takip edilebilmesine izin veriyor. Bunun için CIA’in talimatı yeterli. ABD vatandaşları içinse mahkeme kararı gerekiyor ancak kararı verecek mahkemeler gizli.

Hepimize denetim

On sene sonra sadece ABD değil dünyanın geri kalanının önemli bir kısmı da iyiden iyiye denetim altında olacak. ABD’nin öncülük ettiği bu denetim ve güvenlik yaklaşımının hızla diğer devletleri de etkisi altına aldığı zaten bilinmekte.

Sokakta kameralar, insansız hava araçları tarafından izlenecek, internette attığınız her adım, gönderdiğiniz her mesaj okunacak. Elbette bu denetim ağı birçok suçu engelleyecek, birçok suçlunun yakalanmasına yol açacak ve zamanla çoğu insanın gözünde meşruiyet kazanacak.

Şanghay İşbirliği Örgütü

Batı demokrasilerinde insan hakları mücadelesi bu denetim mekanizmalarının kullanımını sınırlamak için mevzi başarılar elde edecekken, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün temsil ettiği otoriter rejimler ise güçlü ve denetimsiz liderlerinin emrindeki güçlü emniyet teşkilatları yoluyla toplum üzerinde tam bir denetim kuracak.

Memleketimiz ise Brüksel ile Şanghay arasında sallanan bir sarkaç olduğu için yeni teknolojilerin getireceği denetim meselesi bizde de çok canlı yaşanacak.

Dronların modası

Sanat dünyası çoğumuzdan önce bu gelişmeleri kendine dert edinmekte. Foreign Policy’de yer alan bir habere göre New York’lu sanatçı Adam Harvey, bu ayın 17’sinde Londra’da bir sergide ‘insansız hava araçların’ın kameralarının göremeyeceği kıyafetleri sergiledi.

Harvey’in sergisinde, vücut ısısını dışarıya yansıtmayan ya da X ışınlarından kalbi koruyan giysiler haricinde cep telefonlarının takip edilmesini engelleyecek çantalar da vardı. Harvey ‘bilgi ve mahremiyetin çok kıymetli şahsi eşyalar olduğunu ve korunmaları gerektiğini’ söylüyor.

İnsansız hava araçlarına, sınırsız internet takibine, istihbarat örgütlerine ve haklı/haksız güvenlik kaygılarına karşı bir kıyafet sergisi. Zannederim bunca teknolojik gelişmeye karşı robotlaşmayacağımızın da garantisi.