Demokratikleşme paketi kötü bir kopya mı?

Meclis'te muhalefet partilerinin katılımıyla çok daha geniş bir demokratikleşme düzenlemesi üzerinde uzlaşmak mümkün.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın demokratikleşme paketinin CHP’nin bir süredir getirdiği önerilerin kötü bir kopyası olduğunu söyledi.

Bu vesileyle kamuoyunda fazla yer bulamamış bu önerilere bir göz atmakta fayda var.

CHP’nin genel seçimler öncesinde yayımlanmış geniş bir demokratikleşme raporu var. Bunun dışında mayıs ayında CHP bir demokratikleşme manifestosu yayımlayarak 17 öneride bulundu.

İlk göze çarpan öneri % 10 seçim barajının indirilmesi. Manifestoda barajın indirilmesi için AKP’nin koyduğu dar ya da daraltılmış bölgeli seçim sistemi şartı aranmıyor.

Çok açık ifadelerle Siyasi Partiler Kanunu’nun değiştirilmesi de isteniyor: “Liderler masanın başına oturup vekil isimlerini alt alta yazıp vatandaşın önüne koyuyorlar. Sonra da ‘Bunlara oy vereceksiniz’ diyorlar. Demokrasi bu değil!”

Ayrıntıları belirsiz ancak belli ki ‘lider sultası’nı giderecek, parti içi demokrasiyi sağlayacak bir değişiklik talep edilmekte.
İfade, inanç özgürlüğü ile toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüğünün önünden yasal engellerin kaldırılması öneriler arasında.
Cemevlerine yasal statü sağlanması ve her tür ibadete ilişkin yasakların giderilmesi CHP’nin inanç özgürlüğüne dair önerilerinden.
Yine aynı manifestoda CHP, tutuklu öğrenciler, milletvekilleri, yasadışı dinlemeler, uzun tutukluluk süreleri gibi adil yargılamaya ilişkin kronikleşmiş sorunların çözülmesi için adımlar atılması gerekliliğinden bahsediyor.

Kürt meselesine ilişkin de öneriler mevcut: Uludere’nin hesabının sorulması, Nevroz’un resmi bayram ilan edilmesi, Diyarbakır Cezaevi’nin müzeye çevrilmesi, mayınlı arazilerin temizlenip topraksız köylüye verilmesi gibi.

Bu haliyle CHP’nin önerileri AKP’nin demokratikleşme paketiyle kıyaslayınca bazı noktalarda daha ileri.

İfade özgürlüğü, adil yargılanma, basın özgürlüğü, seçim sistemi, siyasi partiler, Aleviler konularında bu iyice hissediliyor.
Kamuda başörtüsünün serbest bırakılması CHP önerileri arasında yok. Ancak demokratikleşme manifestosundaki “Herkesin kendi inancına göre ibadet etmesinin önündeki yasakların kaldırılması” ya da “Her inançtan yurttaşımıza eşit olanaklar sağlayalım” ifadeleri belli bir esneklik payına işaret ediyor.

AKP’nin paketinde yer alan Kürtçe siyasi propagandanın serbest bırakılması ya da nefret suçları düzenlemeleri daha önce CHP tarafından önerilmişti.

CHP’nin işkence ve faili meçhul cinayetlerde zamanaşımının kaldırılması, faili meçhul cinayetler için komisyon kurulması talebi de büyük bir yaranın tedavisine yönelik.

CHP’nin demokratikleşme manifestosunda en önemli eksik ise Kürtçe eğitim bahsinde.

Mevzu AKP’nin demokratikleşme paketiyken CHP’nin demokratikleşme önerilerinden söz etmem içimdeki onulmaz CHP sevdasından kaynaklanmıyor.

AKP’nin paketinin en büyük eksikliği, Aleviler, Kürtçe, ifade özgürlüğü, adil yargılanma, seçim sistemi ve siyasi partiler hakkında. Kürtçe hariç CHP’nin diğer önerileri AKP’ninkilerden ileride.

BDP’nin önerileri de dikkate alınarak Meclis’ten geniş bir uzlaşmayla çok daha demokratik yasal düzenlemelerin geçirilmesi mümkün.
AKP’nin resmetmeye çalıştığı gibi demokratikleştirme isteyen bir iktidar ve ona direnen bir muhalefet resmi gerçeği yansıtmıyor.
Aksine, muhalefetin birçok önerisi AKP’den ileride.

Meclis’te muhalefet partilerinin katılımıyla çok daha geniş bir demokratikleşme düzenlemesi üzerinde uzlaşmak mümkün.
Böyle bir uzlaşının anayasa çalışmalarına yeni bir canlılık getireceği de öngörülebilir.
Bu yazı neredeyse olmayacak duaya amin, farkındayım. Olsun.