Emine Akman'a barış yok

Polise kalırsa Emine Akman markete molotofkokteyli atmış. Ne hikmetse saldırıya katıldığı söylenen 20 küsur kişiden başka yakalanan olmamış.

Memlekete barış geliyor değil mi? Dağlarına bahar gelmiş memleketimin, silahlara veda vs.

Aslında hem geliyor hem gelmiyor. Ruh hali ve hukuk düzeni şizofrenik bir yarılma yaşayan bir ülkede yaşadığımız için de bu durumu normal karşılıyoruz.

Bir yandan PKK militanları gazeteciler eşliğinde geri çekilmeye devam ediyor, çatışmasızlık halinde şimdilik bir sorun yok.

Öte yandan özel yetkili mahkemeler ceza dağıtmaya devam ediyor. Malum, özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Kaldırıldı çünkü artık giderek genişleyen egemenlik alanları iktidara dokunmaya başlamıştı. Ancak kaldırılan bu mahkemeler bazıları için yok oldu, bazıları içinse işlevini sürdürüyor.

Çift hukuklu, çift gerçeklikli bir tuhaf zamanlardan geçiyoruz.

Emine Akman, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi. 2011 Ağustos’unda Ataşehir’de bir arkadaşına giderken gözaltına alınıp tutuklandı.

O günden bu yana Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutuklu.

Arkadaşına giderken bir markete yapılan molotofkokteyli saldırısına katıldığı ileri sürülüyor. Emine Akman arkadaşına giderken olayların ortasında kaldığını ve bir panzerin kendisine çarparak bir duvara sıkıştırdığını söylüyor. Hatta panzerin şoförünün “Keşke seni öldürseydim, kaza oldu derdim” dediğini ileri sürüyor.

Polise kalırsa Emine Akman markete molotofkokteyli atmış. Ne hikmetse saldırıya katıldığı söylenen 20 küsur kişiden başka yakalanan olmamış.

Molotofkokteylinde parmak izi yok, tanık yok. Bir güvenlik kamerasından alınmış bir kare fotoğraf var.

Emine Akman’ın avukatları kaç duruşmadır o fotoğraf karesinin Adli Tıp’a gönderilmesini ve fotoğraftakinin müvekkilleri olup olmadığının tespitini talep ediyor.

Talepleri nedense sistematik olarak reddediliyor.

Reddedilen sadece bu değil. Akman gözaltında kötü muameleye uğradığını, tecavüz edilmekle tehdit edildiğini açıklayıp suç duyurusunda bulunuyor. Vücudunda Adli Tıp Kurumu’nun raporuyla sabit ‘darp kaynaklı yaralanmalar’ var. Sonuç? “Kovuşturmaya yer olmadığı...”

Emine Akman öğrenimine devam etmek istiyor. Bazı sınavlara, o da cezaevinde girebiliyor. Notları zamanında sisteme aktarılmıyor. Aldığı notlar, sınav tarihleri kendisine iletilmiyor vs. Bunlar zaten vaka-ı adiyeden.

Duruşmalarda Emine Akman’ın bir erkek arkadaşı olduğu ve onu ziyaret ettiği ortaya çıkıyor. Hâkim dönüyor babasıyla abisine “Siz kızınızı okuyor sanıyorsunuz ama...”

Vücudundaki darp izlerini, tecavüz tehditlerini, dosyadaki fotoğraftakinin Emine Akman olup olmadığını merak etmeyenler, erkek arkadaşını neden ailesinden gizlediğini merak ediyor.

Genç öğrenci Kürt. Başına gelenlerin Kürt olmasıyla ilgisi olmadığına onu ikna edebilecek birilerini tanıyor musunuz?

Barış geliyor memlekete, tabular yıkılıyor, PKK çekiliyor, İslam bayrağı altında bin yıldır beraber yaşamaktan, Misak-ı Milli’nin yeni tanımlarından bahsediliyor.

Bu arada Emine Akman hapishanede 21 ayını dolduruyor. Savcı bugüne kadar gördüğüm en kısa iddianamede 11 küsur sene ile cezalandırılmasını istiyor.

Akman’ın yedinci duruşması bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde. Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi bugün saat 14.00’te adliyede bir basın açıklaması yapacak. Elbette gazlanmazlarsa... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu ayın başında İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yapılmasını yasakladı da...

Barış için demokrasi isteyenleri anlamak için bugün gözünüz Çağlayan’da olsun.