Erdoğan: Kimsesizlerin kimsesi

TİKA'nın 200.000 dolarlık çek verdiği şef Joseph Moses ve kabilelerinin o paraya pek de ihtiyacı varmış gibi görünmüyor.

Erdoğan salı günü uzun uzun anlattı. Restore ettirmediğimiz medrese, cami, şehitlik kalmamış neredeyse.
Hakikaten de özellikle Birinci Dünya Savaşı’nda esir alınıp eski İngiliz kolonilerinde ölen Osmanlı askerlerinin mezar yerlerine sahip çıkılması önemli.

Keşke Başbakan bu konuda yazdığı kitap ve çektiği belgeselle on senedir konunun peşini bırakmayan gazeteci Cem Fakir’den de bahsetseydi. Bu konudaki bilinçlenmede katkısı büyük.

Eski Osmanlı coğrafyasında ihmal edilen kültür varlıklarına Türkiye’nin ilgi göstermesi ya da dünyadaki muhtaçlara elinden geldiğince yardımda bulunması sadece takdir edilebilir.

Bu faaliyetlerin ‘düşman çatlatır’ edayla muhalefeti suçlayarak kürsüden aktarılması ise Erdoğan’ın alışıldık üslubunun sonucu. Bu üslup bu saatten sonra düzelecek gibi değil. Takılmayalım.

Konuşmasının en eğlenceli tarafı, coğrafi keşifler döneminde maceraperest bir kâşifmiş gibi konuştuğu kısımlar:
“Moldova’da Gagavuzları bulduk”, “Kongo’da Pigmeleri bulduk”...

Bir de işin Oregon faslı var. Başbakan Oregon’daki ‘Kızılderililere’ su deposu yapmak için para gönderildiğini açıkladı. Sonra da muhalefete “Siz Oregon’u bilir misiniz?” diye çattı.

Erdoğan, konuşmasında yardımın ‘Kızılderili şefi Mose’a verildiğini söylüyor.

Muhtemelen Oregon’daki Warms Springs kabileler konseyi üyesi, Paiute kabilesi şefi Joseph Moses’dan bahsediyor.

Daha önceki haberlerden anlaşılan, TİKA’nın Şef Moses’a 200.000 dolarlık bir yardım yaptığı.

Paiute kabilesi diğer iki kabileyle beraber Warm Springs rezervasyon alanında yaşıyor.

Bu üç kabile Oregon eyaleti içinde konfedere kabileler olarak örgütlenmiş halde. Nüfusları 4.300 kişi. Oregon’un toplam yerli nüfusu yaklaşık 100.000 civarında. Şef Moses’ın yönetiminde olduğu konfederasyon haricinde Oregon’da iki tane daha kabile konfederasyonu var.

Bu konfederasyonların rezervasyon alanları içinde mali, idari ve yargısal birçok imtiyazı bulunmakta.

Konfederasyona ait üç şirket bulunuyor. Biri Kah-Nee-Ta Resort Oteli ve Kumarhanesi, diğeri Warm Sprins Orman Ürünleri Şirketi,
üçüncüsü ise Warm Springs Enerji ve Su Şirketi. Kabile konfederasyonu vergiden muaf.

139 odalı Kah-Nee-Ta Oteli’nde gecelik ücretler, bu sezon itibariyle 70 ile 500 dolar arasında değişiyor. Otelin büyük bir kumarhanesi ve bir de golf sahası bulunmakta. Otelinkini bulamadım ama kumarhanenin yıllık net kârı 2 ile 4 milyon dolar arasında değişiyor.

Kabileler, kumarhaneyi daha işlek bir yere taşımak üzere. Taşınma bitince yıllık net kârın 12 milyon dolara kadar çıkacağını hesaplamışlar.
Warm Springs Orman Ürünleri şirketi ise 1966 senesinde 15 milyon dolarlık bir yatırımla kurulmuş.

Su deposu yardımı yapılan kabilelerin bir su ve enerji şirketine sahip olmaları dikkat çekici.

Şirket, Pelton/Round Butte Hidroelektrik Projesi’nin ortağı. Bölgede biri şirkete ait üç adet baraj bulunuyor.

Doğrudur, Amerikan yerlileri tarih boyunca çok acı çekmiştir. Neredeyse yok olmanın eşiğine gelmişlerdir.

Ancak TİKA’nın su deposu yapılması için sembolik büyük bir kartona basılı 200.000 dolarlık çek verdiği Şef Joseph Moses’ın yönetiminde bulunduğu kabilelerin o paraya pek de ihtiyacı varmış gibi görünmüyor.

Neyse biz yine Başbakan’ın söylediklerini hatırlayalım:

“Geçen gün görüşmemizi TİKA Başkanımla oradan yaptık ve inşallah çıkaracağımız suyu orada Kızılderililer içecek.”
İnşallah.