Erdoğan ve kız çocukları

Kız çocuğu okumazsa hem ekonomiye kayıp hem de istikbalin annesi vazifesini hakkıyla ifa edemeyeceği için kayıp. Yani kız çocukları anne olacak bir, ekonomiye kazanç olacak iki.

11 Ekim, Dünya Kız Çocukları Günü’ymüş. Bilmiyordum. Başbakan’ın bu vesileyle yaptığı bir konuşmayla bu günden haberdar oldum. BM, 2011 senesinde Türkiye, Peru ve Kanada’nın teklifiyle 11 Ekim’i Kız Çocukları Günü ilan etmiş. Yani yeni bir gün, bilmemek mazur görülebilir. Bu sene ikincisi kutlanıyormuş.

Konu, kız çocukları. Erdoğan’ın ‘Kız Çocukları Günü’nde yaptığı konuşma ise AKP’nin internet sitesinde şu üç başlıkla yer almış: “Bu ülkede artık ‘millet gerçeği’ var”. “Bu ülkede ne garip ne parya olacağız” ve “Kız çocuklarına ayrımcılık cahiliye âdetidir.”
Fena değil. Üç başlıktan biri kız çocuklarıyla ilgili.

Bu günle ilgili neler anlatmış Erdoğan? Söylediklerinden bazılarını alıntılıyorum: “Artık bu ülkede ulusalcı mulusalcı diye bir şey yok, bu ülkede artık millet gerçeği var, bunu göreceksiniz.”

“Millet olarak, ülke olarak takipçi değil, vagon değil öncü olmak, lokomotif olmak zorundayız. Takip edenler hep arkada kalırlar.”
Sonra tarihi zenginliğimizden, medeniyetimizin gücünden bahsederek kız çocuklarının sorunlarını ithal kavramlarla çözemeyeceğimizi belirtmiş ve kızların eğitim görmesinin neden önemli olduğunun altını çizmiş. Şu sebeple: “Okumamış kız çocuğu sadece ekonomik bir kayıp değildir, eğitim imkânı bulamamış bir kız çocuğumuz, hanım kardeşimiz aynı zamanda istikbalin bir annesi olarak doğacak çocukları için de bir kayıptır, dezavantajdır.”

Kız çocuğu okumazsa hem ekonomiye kayıp hem de istikbalin annesi vazifesini hakkıyla ifa edemeyeceği için kayıp. Yani kız çocukları anne olacak bir, ekonomiye kazanç olacak iki.

Başbakan’a göre kız çocuklarının en büyük sorunu başörtüsüydü. Bakın bazı okul ve öğretmenlere nasıl kızdı: “Devlet  ve devletin okulları, çocuklarımıza, özellikle de kız çocuklarımıza kendi değerlerini unutma, inançlarının gereğini çiğneme yönünde maalesef baskı yaptı, dayatmalarda bulundu.”

Dikkat isterim. Üniversitelerden değil ilköğretim okulları ve liselerden bahsedilmekte.
Üniversiteleri daha sonra konuşmasının başka bir yerinde ayrıca konu ediniyor ve Dünya Genç Kızlar Günü’nü ikna odalarına bağlayarak artık kimsenin kendi memleketinde parya ve garip olmadığını da söylüyor. Tekrar etmeye gerek yok, yine bir Necip Fazıl referansı.
Konuşmasının bir yerinde kadına karşı şiddet ve ayrımcılığı da kınıyor ancak bir anda laf Obama’nın sağlık reformuna destek verilmesi gerekliliğine de geliyor. Hem de peygambere şu atıf yapıldıktan sonra:
“Başınızda bir zenci ve başı kuru üzüm gibi incik boncuk olan bir zenci dahi olsa ona itaat edin.”
Obama araya nasıl girdi, pek çözemedim.

Neyse, özetle Dünya Kız Çocukları Günü’nde Erdoğan’ın ana gündemi, ulusalcılığın bitmesi, Obama’ya sağlık reformunda destek verilmesi, kızlara karşı şiddetin engellenmesi, kız çocuklarının kılık kıyafeti ve ileride iyi birer anne olmaları için eğitim görmelerinin gerekliliği.
Peki, Birleşmiş Milletler bu gün için yaptığı açıklamada nelere önem vermiş? Satırbaşları şöyle:
“Her sene 18 yaşının altında 10 milyon kız çocuğu zorla evlendirilmektedir. Çocuk evlilikleri bütün çocuk haklarının ihlalidir. Çocuk yaşta evlendirilen kızlar kaldıramayacakları fiziksel ve psikolojik yüklerin altına sokulmaktadır.
Erken evlilikler kızların eğitim, sağlık ve yaşamları hakkında karar verme haklarını ellerinden almaktadır. Bütün üye devletleri erken evliliğin zararlarına karşı kampanya düzenlemeye çağırıyoruz.

Zorla evlendirilen kızlar hayatları boyunca kölelik benzeri evliliklere hapsedilmektedir. Hiçbir kız evlenmeye zorlanmamalıdır.”
Dünya Kız Çocukları Günü’ne Birleşmiş Milletler ve Başbakan’ın yaklaşımlarındaki fark açık.
Sebebi de Erdoğan’ın konuşmasında saklı: “Bugün ülke, millet olarak zaman zaman karşı karşıya kaldığımız sorunların çözümü yine bizdedir, kendimizde, kendi özümüzde, kendi tarihimizdedir. Sorunlarımıza yurtdışında ithal kavramlar ve tanımlar üretmek zorunda değiliz. Aynı şekilde çözümleri de ithal kavram ve formüllerle üretmek zorunda değiliz.”

Başbakan haklı. O sebeple çocuk gelin oranında Gürcistan’ı Avrupa’da sayarsak Avrupa ikincisiyiz. Zira çözüm kendi özümüzde. Özümüzün ne olduğunu ise Erdoğan belirlemekte.
Dünya Kız Çocukları Günü kutlu olsun.