Herkes işine baksın

Kamera bozuk, gömlek kayıp, sanık görevinin başında, Festus Okey ölü, işin peşine düşenler hakkında soruşturma açılmış.

21 Ağustos 2007 günü, akşamüstü saatlerinde polis İstanbul Beyoğlu’nda sokakta yürüyen iki siyahtan şüphelendi. İkisini de durdurup üstlerini aradılar. Birinin üzerinde uyuşturucu bulununca, ikili Beyoğlu Emniyeti’ne götürüldü.
Üzerinde uyuşturucu bulunan kişi, detaylı araması bittikten sonra polislerin ifadesine göre odadaki polisin silahına hamle etti. Yine polis tutanağına göre polis memuru ile arasındaki boğuşmada silah ateş alınca, Nijeryalı mülteci öldü.
Adı Festus Okey’di.
Festus Okey’i vuran polis hakkında kasten adam öldürmekten dava açıldı.
Üst aramasının yapıldığı odadaki kameranın çalışmadığı anlaşıldı. Bu durumda kesin atış mesafesinin tespiti için Okey’in kıyafetlerinin incelenmesi gerektiği ortaya çıktı. Ancak vurulduğu sırada üzerinde olan gömlek kaybolmuştu.
Yargılama bu nokta dondu. Çünkü sanık avukatı Festus Okey’in gerçekten Festus Okey olup olmadığının sorgulanmasını istedi. 

Gelmeyen kimlik
Mahkeme 13 Mayıs 2008 tarihindeki duruşmada Okey’in kimlik bilgilerinin Nijerya’dan sorulması için Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne bir yazı yazdı.
Daha sonraki duruşmaların neredeyse hepsi bu yazıya cevap bekleyerek geçti. Son duruşma bu salı gerçekleşti. Festus Okey’in kimliği yine tespit edilemedi. Nijerya ile Türkiye arasındaki yazışmalar neredeyse üç buçuk yıldır sürüyor.
Maktulün kaybolan gömleği hakkında ise yargı daha hızlı davrandı. Soruşturma hakkında takipsizlik kararı verildi.
Yani bir polis memuru birini kazayla, taksirle ya da kasıtla öldürdü. Ancak öldürülenin kimliğinin tespit edilememesi gerekçesiyle dava yıllardır devam ediyor.
Festus Okey’in üzerinden çıkan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından düzenlenmiş kimlik ise pek dikkate alınmamışa benziyor.
Bu manzara karşısında, davanın gidişatından endişelenenler davaya müdahil olmak istedi. Ancak talepleri mahkeme tarafından reddedildi.
Bir de üzerine mahkeme, müdahil olmak isteyen kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Taleplerinin ‘mahkeme heyetine hakaret içeren tabirler’ içerdiği gerekçesiyle... 

Rivayet sanılır belki
Müdahillik dilekçesi, Okey’in önemli bir delil olan gömleğinin kaybedilmesi, polis memurunun tutuksuz yargılanması ve kimlik tespiti nedeniyle bir türlü davanın esasına girilememesi sebebiyle ‘kamuoyunda (...) etkili, bağımsız ve tarafsız bir yargılama yürütülemediğine ilişkin inancın’ yerleştiği ve bunun ‘adalet ve güvenlik duygusunun tahrip olmasına’ yol açtığını söylemekte.
Belki dünkü Radikal’de İsmail Saymaz’ın haberinde okumuşsunuzdur. Bu dilekçeyi mahkemeye verenler arasında biri var. Gazeteci Reyan Tuvi. İstanbul’da bir takıma transfer olmak için futbol oynayan Afrikalı mülteciler üzerine bir belgesel yaparken Okey’i kameraya kaydeden kişi. Aynı zamanda diğer mültecilerden öğrendiği Festus Okey cinayetinin kamuoyunda duyulmasını sağlayan kişi.
İşte salı günü hakkında soruşturma başlatılan 121 kişi arasında o da var.
Kamera bozuk, gömlek kayıp, sanık görevinin başında, Festus Okey ölü, işin peşine düşenler hakkında soruşturma açılmış.
Yani kısaca, sana ne efendi, elin uyuşturucu kaçakçısı Afrikalısından!
Not: Bu 1 Mayıs’ta Taksim’e kimsenin öğrenci milislerini, bozkurtlarını ya da alperenlerini salmamasını rica ediyorum. Anladık çok adamınız var, ispatlamasanız da olur.

.