Âkil adamlar gerekli

Hazır el değmişken bir âkil insan heyeti daha oluşturulsa. Tutuklu avukatlar için devreye girse.
Âkil adamlar gerekli

Sevgili İstanbullular. Yarın saat 17.00’den itibaren Beşiktaş ve çevresinde trafik tıkanacak. Şimdiden uyarayım. Saat 18.00’de Başbakan Erdoğan Dolmabahçe’deki ofisinde âkil adamlarla buluşacak.

Ne âkil adamlar ne yapacak ne de bunu nasıl yapacak belli olduğundan bu husus hakkında söyleyebileceğim bundan ibaret.

Ancak âkil adam müessesesi daimi bir hal almalıdır. İşe yarar bir müessese olarak kendini ispat ederse Kürt meselesi haricinde de işlev görebilir.

Yarın avukatlar günü.

Memleketin bir kısmı demokratikleşirken diğer kısımları belli ki şimdilik nadasa bırakıldı.

Tutuklu avukatlar hâlâ tutuklu.

Tutuklu avukat Taylan Tanay’ın ifadesiyle Kandıra Cezaevi’nde orta ölçekli bir Anadolu barosundaki kadar avukat bulunmakta.

Gerçi İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı tutuklamaların avukatlık mesleğine yönelik olmadığını, İstanbul Barosu’na kayıtlı 25.000 avukattan sadece küçük bir kısmının tutuklandığını açıkladı.

Geri kalan avukatlar herhalde derin bir nefes almıştır.

Ne kadar âkil olarak değerlendirilirler bilmem ama Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi için Avrupalı Hukukçular, Avrupalı Demokratik Hukukçular, Arap Avukatlar Birliği ve Uluslararası Demokratik Hukukçular Derneği ortak bir bildiri kaleme aldı.

Bildiride “Tutuklanan avukatlar derhal serbest bırakılmalıdır” ve “Avukatlar, görevlerini icra etmeleri nedeniyle müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilmemelidir” dediler.

Ancak Erdoğan henüz yargı kararı yokken tutuklu avukatları terör örgütü üyesi ilan ediverdi. Başbakan üç haftada altı defa tutuklu avukatlardan bahsetti.

Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı savunmasını hazırlayabilmek, yazı yazabilmek için bilgisayar istedi. Reddedildi.
Baktı olmuyor, daktilo istedi. Yine reddedildi.

Sağ kolunda platin çubuk ve çiviler olduğu için haliyle elle yazması biraz zordu.

Dinlemediler.

Cezaevine girerken, dijital kapılardan, x-ray cihazlarından ve el dedektörlerinden sonra üzerini çıplak aramak istediklerinde direndi. Direnince 1 ay ziyaretçi kabul etmesi yasaklandı.

Kozağaçlı’yla beraber bir yargı reformu toplantısına katılmıştım. Toplantıda Adalet Bakanlığı yetkilileri de vardı. Bilmem o toplantıda 4-5 saat yargı reformu hakkında konuştukları kişinin cezaevinde çırılçıplak soyulmaya direndiği için ziyaretçi yasağıyla cezalandırılması hakkında ne düşünmüşlerdir.

Hazır el değmişken bir âkil insan heyeti daha oluşturulsa. Tutuklu avukatlar için devreye girse. Hükümet, emniyet, bazı savcılar ve cezaevi idareleriyle görüşüp bir ‘adalet süreci’ başlatsa.

Böylece hem âkil insanlar listesine girmek isteyip de hevesi kursağında kalanlara bir nevi ek kontenjan açılmış olur. Hem de matbuatımıza mevzu olur.