Kolay gelsin

4+4+4 yasasının içeriğinden çok, yapılış ve dayatılma şekli geleceğimizi belirleyecek. Otoriter, muhafazakâr ve popülist bir iktidar giderek yoğunlaşacak.

Bundan sonra böyle olacak. Eğitim gibi önemli bir konudaki radikal değişiklik bile hızla kanunlaşacak. Kamuoyu bilgilendirilmeyecek, komisyonlarda çalışılmayacak, Meclis giderek işlevini kaybederek Tayyip Erdoğan’ın evinin bir odası haline gelecek.
Bu 4+4+4 hikâyesinden anlaşılan bu. Meclis ve milletvekilleri giderek önemlerini kaybedecek. Eğitim komisyonunda kapıkulları gibi nöbet tutan AKP milletvekilleri de buna dahil. Parti başkanının emrine uymak dışında bir işlevi olmayan bu milletvekilleri de giderek silikleşecek ve tali işlerle oyalanacak. İşte bir de bazen gerekirse milletvekili tokatlayıp itişecek.
Bir anket yapsak, kaçınız bu 4+4+4 reformundan haberdardı diye sorsak AKP milletvekillerine, ne cevap alırız?
Mesela genel seçimlerden önce size haber verildi mi? Ya Meclis açıldığında bilgilendirildiniz mi? Yoksa siz de hepimizle aynı zamanda mı öğrendiniz bu eğitim reformu işini?
Bilmem, Tayyip Erdoğan kendi milletvekillerini ciddiye alıyor mudur? Seçim beyannamesine, parti programına koymadığı kanun değişikliklerini bir emriyle kanunlaştıran bir lider, acaba bu emrine kayıtsız şartsız itaat edenlere ne kadar saygı duyuyordur?
Eğitim gibi bir konu, fütuhatçı bir üslupla, bir gaza havasında kanunlaşıverdi. Uzun uzadıya tartışılması, orta ve uzun vadedeki etkilerinin ölçülmesi, altyapısının hazırlanması gereken bir reform, Başbakan’ın ceketinin cebinden çıkıvermesiyle kanuna dönüştü. Emir demiri kesti, milli şefin iradesi kanun sayıldı.
Bu aculluğu protesto edenler ise devletin kutsal üçlüsüyle karşılaştı. Gaz, cop ve tazyikli su. Eğitim reformu yapan iktidar, buna karşı çıkan eğitimcileri dövdü. Hükümetin kanatları altında serpilen gazetelerin okuyucuları bu haberi göremediler bile. Bir reform yapılırken fikri sorulması gereken öğretmenlerin bunun yerine dayak yemesini gizlemeye çalıştılar, önemsiz göstermeye çalıştılar. İnsanlıklarının ve gazeteciliklerinin sınırlarını da böylece ifşa etmiş oldular. Çünkü T24’ten Doğan Akın’ın ifadesiyle ‘tam dokuz gazetenin birinci sayfasına, bu ülkede binlerce insanı harekete geçiren, meydanları karıştıran olaylar tek satır bile girememişti’.
Bundan sonra böyle olacak. Başbakan tak diye emredecek, fedai milletvekilleri şak diye yapacak. Başbakan’ın emrine karşı çıkanlara ise ‘meydan dayağı’ çekilecek. Başbakan’ın ağzının içine bakmayı meslekleri zanneden gazeteler de bunlar hiç olmamış gibi çıkacak.
Bize de düşen, alık alık, Başbakan’ın ceketinin cebinden çıkacak yeni kanunları beklemek.
Eğitim reformunu Meclis komisyonunu işgal ederek, muhalif milletvekillerini döverek çıkaranların anayasa yaparken kimseye danışmak gibi bir niyeti olabilir mi?
Bu 4+4+4 kanununun içeriğinden çok, yapılış ve dayatılma şekli geleceğimizi belirleyecek. Çoğunlukçu, otoriter, muhafazakâr ve popülist bir iktidar giderek yoğunlaşacak. Herkese kolay gelsin.