Mısır'ı kullanmak

Türkiye'de olmayan darbe çağrısı ve tehlikesi üzerinden mağduriyet devşirilemeyince Mısır'daki darbeye sarılmak gibi bir siyaset izleniyor.
Mısır'ı kullanmak

Kimileri Ortadoğu’ya model olmak işini o kadar sevmiş ki Mısır’ın başarısına da başarısızlığına da Türkiye’den örnek bulma derdinde.

Müslüman Kardeşler iktidara geldiğinde “Bakın bizim model şahane, bunu uygulayın” dediler. İşler yolunda gitmediği için halk isyan edip de ordu halkın isyanını çalarak darbe yapınca yine Türkiye’den örnekler verilmeye başlandı.

- Mısır 27 Mayıs’ı yaşıyor.
- Hayır yahu, bu Mısır’ın 28 Şubat’ı.
- Efendim Mısır her ikisini aynı anda tecrübe etmekte.

Mısır’ın kendi iç ve dış dinamikleriyle özgün bir şekilde var olması imkânsızmış gibi davranılıyor. İlla Türkiye’ye benzetilecek.

Hadi üç Mısır şehri ve beş Mısırlı siyasetçi say deseniz cevap veremeyecek olanlar Mısır-Türkiye karşılaştırmaları üzerinden demokrasi avukatlığına savunmakta.

Amaç Tahrir ile Gezi’yi aynı gösterip Gezi sebebiyle sokaklara çıkanlara darbe çığırtkanı damgası vurmak. Mursi’nin başına gelen felaketten kendine siyasi rant devşirmek.

Bazı iyice heyecanlı yeni Osmanlıcılar ise Mısır’ın eskiden Osmanlı toprağı olmasından hareketle Mısır’a sahip çıkma peşinde. Herhalde hiçbir Mısırlının hazzetmeyeceği bu geç emperyal gıdıklanma, gerçeği de yansıtmıyor. Mısır ordularının 1833’te Kütahya’ya kadar vardığını, Osmanlı’nın ise kendisini ancak ezeli rakibi Rusya’nın yardımıyla kurtardığını vs. hatırlayan pek yok.

Gezi sebebiyle Ankara’nın belediye başkanı Melih Gökçek ortalığı birbirine katmayı kendine asli vazife seçti malum. Gazetecilerin ve basın kuruluşlarının amansızca peşine düştü. Başbakan’dan da aldığı cesaretle CNN ve BBC’ye demediğini bırakmadı. İnternet üzerinden tuhaf kampanyalar başlatıp eğlendi durdu.

Mısır’da ordu darbe

yaptığında ise Müslüman Kardeşler’in Twitter resmi hesabı olayların BBC muhabirinden izlenmesini önerdi zira Mısır kanalları o esnada hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. CNN’in ise kamera ve ekipmanına ordu el koydu.

İki ihtimal var. Ya Melih Gökçek’ten korkarak Müslüman Kardeşler’in gösterilerini ilettiler ya da Türkiye’de Erdoğan’a, Mısır’da ise orduya karşı bir tutumları var. Cevaplamak yabancı medya kuruluşlarını sürekli surette suçlayan hükümet yetkililerine düşer. Melih Gökçek cevaplamasa da olur.

Velhasıl Türkiye’de olmayan darbe çağrısı ve tehlikesi üzerinden mağduriyet devşirilemeyince Mısır’daki darbeye sarılmak gibi bir siyaset izleniyor. Yurtdışında ise bu siyasi tavra henüz sadece bir kişi destek verdi. İran Devrim Muhafızları Besiç’in komutanı General Muhammed Rıza Nagdi.

Daha çok kısa bir zaman önce bir diktatörü indirmiş, serbest seçimlere yeni alışan Mısır’da siyasi kargaşanın sürmesi şaşırtıcı değil. Bu kargaşadan kendine siyasi rant çıkarmaya çalışmak da çalışanların daha önceki icraatlarına bakınca yine şaşırtıcı değil.

Arap halkları kendi çözümlerini kimsenin modellik özentilerine ihtiyaç duymadan bulacaktır. Halkların özgürlük uyanışı orduyu da diktatörlük heveslilerini de aşacaktır.

Zaten militarizmi ve diktatörlük heveslerini aşmadan ne model bulunur ne de model olunur.