Myanmar yazısı

Askeri cunta idaresinden yeni kurtulan Myanmar'da bir süredir basın özgürlüğü konusunda ileri adımlar atılmaya çalışılıyor.
Myanmar yazısı

Yaklaşık iki hafta önce, 1 Ağustos günü Myanmar’ın Rangoon şehri önemli bir gösteriye sahne oldu.
Myanmar Gazeteciler Derneği, Myanmar Gazeteciler Ağı ve Myanmar Gazeteciler Birliği’ne üye gazeteciler, basın özgürlüğü için bir yürüyüş düzenledi. Üzerlerinde ‘Basını Öldürmeyi Durdurun’ yazılı bir örnek tişörtlerle yürüyen basın mensupları, Devlet Başkanı Thein Sein’i muhatap alan bir basın açıklaması yaparak ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti.
Askeri cunta idaresinden yeni kurtulan Myanmar’da bir süredir basın özgürlüğü konusunda ileri adımlar atılmaya çalışılıyor. 

Özgür basın çabası
Mesela geçen mart ayında UNESCO’nun katkılarıyla düzenlenen konferans, sivilliğe geçiş döneminde medyanın üzerindeki baskıların azaltılmasını hedefliyordu.
Fakat bu çabalara rağmen birçok gözlemci, askeri dönemle yeni dönem arasında temelde bir farklılık olmadığını ileri sürüyor.
Myanmarlı gazetecileri yürüyüş düzenlemeye iten hadise de bu tespiti destekler nitelikte.
‘The Voice Weekly’ ve ‘The Envoy’ adlı yayınların Myanmar Basın Denetim ve Kayıt Departmanı tarafından kapatılması, Rangoon’daki yürüyüşün ana sebebi. Kapatılma gerekçesi ise söz konusu iki yayının haber metinlerini yayından önce denetim için göndermemesi.
Basın Denetim ve Kayıt Departmanı’nın müdürü de aslında sansüre karşı olduklarını ve yakın zamanda komşu devletlerdeki gibi kendilerinin de sansürü kaldırmayı planladıklarını ancak şimdilik mevzuat gereği bu şekilde davranmaları gerektiğini söylüyor. Mevzuat hazretleri Myanmarlı demokrat yöneticilerin elini kolunu bağlayan bir unsur.
Basın Meslek Odaları’nın kurduğu Basın Özgürlüğü Komitesi de bu sebeple bir dizi kanunun değiştirilmesi ya da kaldırılması yönünde taleplerde bulunuyor. 

Hapisteki gazeteciler
Myanmar hapishanelerinde dokuz sene geçirmiş, kendisini sürgünde gazeteci olarak tanımlayan Zin Linn ise bu açıklamalara rağmen yeni ‘yarı-sivil’ iktidarın demokratikleşme konusunda pek samimi olmadığını düşünüyor.
Linn, Arakan krizi konusunda da basın özgürlüğünün kısıtlanmasının ciddi bir sorun olduğu fikrinde. ‘Sorunlu bölgelere ulusal ve uluslararası medyanın girmesinin engellenmemesi gerektiğini ve Arakan hakkında dezenformasyonun yayılmasının asıl sebebinin bu olduğunu’ yazıyor.
Fakat her şey de o kadar kötü değil. Myanmar’da iyi şeyler de oluyor. Basın Denetim ve Kayıt Departmanı kapatılan iki yayının 18 Ağustos’ta tekrar basılabileceğini açıkladı.
Gazetecilerin ortak mücadelesi ve basın özgürlüğünü ortaklaşa savunmaları Myanmar’da yavaş da olsa meyvelerini vermeye başladı.
Bu hafta Myanmar’a gidecek olanlara bir ufak bilgi: Hava ortalama 25 derece, nem oranı ise % 89 civarında seyrediyor. Bütün hafta boyunca yıldırım fırtınaları olacağı uyarısı yapılıyor.