Oregon'u biz biliriz

Görüştüğüm Oregon'lu gazeteci, yerlilere soydaşlık bağı söylemiyle yaklaşıldığını anlattı.

Fark ettiniz mi bilmiyorum, AKP’nin parti grup toplantıları giderek daha fantastik bir hal almaya başladı. Geçen hafta Kongo’da bulunan Pigmelerden ve su verilen ‘Kızılderililer’den bahsediliyordu. Bu hafta da video klipler eşliğinde belediye başkan adayları tanıtıldı. Tanıtım müziği de cabası.

Seçim yaklaştıkça diğer partilerin de performanslarını arttırmalarıyla daha da eğleneceğiz gibi görünüyor.

Hele şehir şehir dolaşılıp boyunda yerel futbol takımlarının atkılarıyla nutuk atılma bölümü gelince neşemize neşe katılacak.
Geçen hafta ülkemizin yardım ettiği Oregon’lu Amerikan yerlilerinden bahsetmiştim. Erdoğan yapılan yardımdan bahsederken muhalefet
partilerini “Siz Oregon’u bilir misiniz” diye haşlamıştı.

Allah muhafaza, yarın öbür gün bir yerde karşılaşılır, esas duruşa çekilip de Oregon üzerine bir sözlü imtihana tutulurum diye korkumdan ben Oregon yerlilerinin durumunu biraz öğrenmeye çalışmıştım.

Geçen hafta bu köşede yer aldı. Şimdilik 200.000 dolar yardımın yapıldığı yer Oregon’daki Warm Springs yerli rezervasyon alanıydı.
ABD’de senelerce büyük bir baskı gören yerlilerin küçük bir kısmı idari bazı özerkliklerden yararlandıkları rezervasyon alanlarında yaşıyor. Kendi hâkimleri, güvenlik güçleri ve vergiden muaf şirketleri var.

Yardımda bulunduğumuz yaklaşık 4000 kişiden oluşan Warm Springs yerlilerinin de bir kereste fabrikası, golf sahası ve fena kâr etmeyen bir kumarhane barındıran bir kaplıca oteli ve ayrıca bir hidroelektrik tesisi olduğundan bahsetmiştim.
Bundan yola çıkarak da yardımın isabetini sorgulamıştım.

Oregon imtihanından sınıfta kalmamak için konuyu biraz daha inceledim. Oregon’lu gazeteciler ve bazı Amerikan yerlileriyle temas kurdum.
Öğrendim ki kereste işi Oregon genelinde krizdeymiş. Otel ve kumarhane sapa bir yerde olduğu için umut edilen kârı elde edemiyormuş. Yakında daha merkezi bir yere taşıyıp iyi kâr elde etmeyi bekliyorlarmış. Hidroelektrik projesi hakkında fazla bilgi edinemedim. Ancak proje, Moody’s kuruluşundan A3 rating notu almış.

Rezervasyon alanı ABD standartlarında fakir bir bölge. 603 haneli rezervasyon alanında kişi başına düşen gelir, Türkiye ortalamasının çok az altında, 2009 ortalamasıyla aynı.

Başbakan yapılacak yardımı “İnşallah çıkaracağımız suyu orada Kızılderililer içecek” diye açıkladı ancak AKP’nin sitesinde şef Moses yardımın okul inşaatında kullanılacağını söylemekte.

Her durumda alışılagelmedik bir yardım. Konu biraz daha araştırılınca görülüyor ki tesadüfi bir yardım değil. Türkiye bir süredir Amerikan yerlileriyle ilişkilerini geliştiriyor.

Amerikan Yerlileri Ekonomik Kalkınma Konferansı’na delegasyon gönderen tek ülke Türkiye.

Daha ilginci, 2012 yazında ABD Temsilciler Meclisi’ne verilen bir kanun teklifi. Meclis’in tek Amerikan yerlisi üyesi Tom Cole’un verdiği teklif, rezervasyon alanlarında Türk şirketlerine yatırım imtiyazı öngörüyor. Cole teklifin arkasında Amerika Türk Koalisyonu kuruluşunun olduğunun altını çiziyor.

Ancak teklif az bir farkla reddedilmiş. Bu kararda ise Ermeni ve Yunan lobilerinin ısrarlı itirazının rol oynadığı söylenmekte.
Tom Cole, kanun teklifini savunmak için yaptığı konuşmada Türkiye’nin Amerikan yerlileriyle ilgilenen tek devlet olduğunu ve öğrencilere burs imkânı sağladığını belirtiyor. Benzer bir kanun teklifinin tekrar verilebileceği de konuşuluyor.

Görüştüğüm Oregon’lu gazeteci ise yerlilere soydaşlık bağı söylemiyle yaklaşıldığını anlattı. Türkiye’den alışık olduğumuz bu söylemin en azından Oregon’lu yerliler açısından yeni bir yaklaşım olduğu anlaşılıyor.

Rezervasyon alanlarında hangi şirketlerin hangi alanlarda faaliyet göstermek istediğini ise henüz pek bilemiyoruz. Amerika Türk Koalisyonu Başkanı Lincoln McCurdy, The Washington Post’a yatırımların ‘yeni ticari faaliyetleri’ kapsayacağını söylemiş. Tom Cole’un sekreterliği ise güneş enerjisi ve bazı altyapı yatırımlarından bahsetmiş.

Türkiye’nin yeni dış politikası her türlü sonuca açık bir maç gibi seyretmeye devam ediyor.