Radikal nereye?

Matbaadan çıkarak siber uzaya yerleşmede öncülüğü Radikal'in yapması şaşırtıcı değil. Kâğıt nostaljisinin faydası yok. Haber nostaljisi yapmayalım yeter.

Radikal’in tabloid olarak basıldığı ilk sayısında ilk yazım yayımlanmıştı. Tesadüf, Radikal’in gazete olarak basıldığı bu son sayısında da yazım var. Yazı günlerinin azizliği.

Bu, hakikaten arşivlik bir sayı. Radikal’in gazete olarak da tabloid haliyle de yaşadığı macerasının sonu. Artık Radikal’in uzun zamandır başarıyla devam etmekte olan internet macerasını izleyeceğiz.

Bu süreçte tanışmaktan ve beraber çalışmaktan çok mutlu olduğum, dostluklarından da gurur duyduğum çok kişi Radikal’de devam etmeyecek. Bunun gizlenemeyecek ve gazetenin kapatılacağının ilanından beri aklı meşgul eden bir hüznü var.

Bu hüznün ve kâğıdın buharlaşmasının tuhaflığının gölgesinde yeni bir döneme giriyoruz.

Çocukken her gün bütün gazetelerin girdiği bir evde büyüdüm. Okuma yazmayı sökmemden beri neredeyse ülkedeki bütün gazeteleri, mürekkepleri ellerime bulaşa bulaşa okudum. Gazetenin taze taşra baskısının kokusunu hatırlayacak kadar yaşım var.

Öte yandan kâğıt nostaljisi yapmayacak kadar da gencim galiba. İnternetin doğumuna da hayata yayılmasına da kolay uyum sağlayabilecek bir kuşağa üyeyim.

Bir taraftan kâğıdı özleyip diğer taraftan uzun zamandır kitapları e-okuyucudan okumam da bu tezatın göstergesi. Aynı şey gazeteler için de geçerli. Hâlâ neredeyse bütün gazeteleri takip ediyorum. Gelgelelim çocukluğumdaki gibi gazeteleri yerlere yayıp ev ahalisinden azar işiterek değil, bilgisayardan ve telefondan okumaktayım.

Bu kuşak vurgumun bir sebebi var. Radikal yayımlanmaya başladığında 19 yaşında bir üniversite öğrencisiydim. Radikal okurlarının da önemli bir kısmını üniversite öğrencileri oluşturmaktaydı. O kuşak büyüdü iş, güç ve hatta okudukları gazetede köşe sahibi oldu. Çoğu kâğıdı bıraktı ve gazeteleri internetten takip etmeye başladı.

Radikal hep genç okur kitlesi olan bir gazeteydi. Daha sonra gelen kuşakların da yüzlerini kâğıttan çevirip, içlerine doğdukları internetten Radikal’i takip etmeleri sürpriz olmadı.

Bu bakımdan matbaadan çıkarak siber uzaya iyiden iyiye yerleşmede öncülüğü Radikal’in yapması şaşırtıcı değil.

Kâğıt nostaljisi yapmanın pratik bir faydası yok. Haber nostaljisi yapmayalım yeter. Bu gazete çok önemli haberlerle gündem belirlemeyi ve özellikle insan hakları gazeteciliğinde cesaretli olmayı hep bildi. Yorumlarında da geniş ve dışlanmış kesimlerin sesini duyurmayı tercih etti.

Daha çok haber ve daha çok yorum çeşitliliğiyle Radikal’in internette daha da büyümesi mümkün. Keşke bu kadar değerli insanın kalmasını sağlayacak imkânlar olsaydı da bu hedefe daha kolay erişilebilseydi.

Bu son sayıya yakışacağını düşündüğüm bir klişeyle bitireyim: “Bakalım kahramanımızı nasıl maceralar bekliyor.”