Siyasetçiler ve dövmeler

Dövmenin iyisi var kötüsü var. Sağlıklısı var sağlıksızı var. İşin ucunda sonra pişman olması var. Ancak bir de kendini hiç ilgilendirmeyen konulara burnunu sokup herkesin ebeveyni olmaya gayret etmek de var.

Başbakan dün İstanbul Riva’da Milli Takım tesislerinin açılışındaydı. Bir defa milli takım tesisleri için katkısı olanları tebrik etmek lazım. Yunanistan milli takımı, bu dünya kupasındaki başarılarından dolayı hükümetin verdiği primi almayarak primlerin bir milli takım tesisi yapılması için harcanmasını talep etti. Konu mühim.

Açılış esnasında Erdoğan, Galatasaraylı Berk Yıldız’la da sohbet etmiş. Erdoğan, genç futbolcunun dövmelerini görünce bunların cilt kanserine yol açabileceğini söyleyerek. “Niye böyle vücuduna zarar veriyorsun. Yabancılara aldanmayın” demiş. Yıldız da başbakana dövmelerini sildirme sözü vermiş.

Nedir millet olarak bu yabancılardan çektiğimiz. Gençlerimizi aldatarak dövme yaptırtıp genç nüfusumuzu helak etme peşindeler.

Erdoğan cumhurbaşkanı adayı. Dövme ve siyasetçi denince akla zamanının cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’le babacan tatlı-sert rollerin ünlü aktörü Hulusi Kentmen arasında bir resepsiyonda geçen diyalog geliyor.

Kentmen, oyunculuktan evvel deniz kuvvetlerinde astsubaymış. Korutürk’ü görünce önünde selam durarak: “Bendeniz Enkaz-ı Bahriye'den kulunuz astsubay Hulusi Kentmen, emredin komutanım!” diye tekmil vermiş. Korutürk de Kentmen’e bahriyelilerde yaygın olan dövmelerinin durup durmadığını sormuş. Kentmen ise “Elbette” cevabını vermiş. İşte askeri vesayet dönemleri, militarist ritüellerin köşkü ele geçirdiği vakitler.

Peki yabancılar ne diyor bu dövme konusuna? ABD Başkanı Obama kızlarına şayet dövme yaptırılarsa aynı dövmeyi aynı yerde kendisinin ve annelerinin de yaptırıp bunun videosunu Youtube’a koyacaklarını söylemiş. Obama amacını “belki o vakit dövmenin asi bir hareket olmadığına ikna olurlar” diye açıklamış. Kim ergenken anne babasıyla aynı dövmeyi ister? Fena taktik değil. Yaman siyasetçiymiş bu Obama.

Daha şaşırtıcı olan ise Rushmore Dağı’na yüzü kazınacak kadar önemli bulunulan ABD başkanlarından Theodore Roosevelt’in göğsüne aile armasını dövdürmüş olması.
Fakat en tuhafı herhalde 80’lerin önemli ABD Dışişleri Bakanı George P. Shultz’un dövmesi. Bu Soğuk Savaş siyasetçisinin kalçasında bir kaplan dövmesi varmış. Bunu eşinin açıklamasından biliyoruz. Neden böyle bir şeyi kamuoyuyla paylaştığı ise belirsiz.

Cumhurbaşkanlığı ve dövme konusunda bir garip örnek ise geçen sene Çek Cumhuriyeti’nden geldi. Yüzü dahil vücudunun %90’ı dövmelerle kaplı besteci, oyun yazarı ve tiyatro hocası Vladimir Franz, cumhurbaşkanlığına aday oldu. Aman dalga geçmeye davranmayın, ilk turda oyların % 7’ye yakınını aldı. Bizde olsa cumhurbaşkanını belirleyecek kilit aday olurdu.

Dövmeleri sorulunca Çek cumhurbaşkanı adayı şöyle demiş: “Dövme özgür iradenin bir ifadesidir, başkalarının özgürlüklerine de halel getirmez. İyi ya da kötü bir fikri daimi ve değiştirilemez bir şekilde savunmak anlamına da gelir.”

Herkesi dövme yaptırmaya teşvik ettiğim zannedilmesin. Dövmenin iyisi var kötüsü var. Sağlıklısı var sağlıksızı var. İşin ucunda sonra pişman olması var.

Ancak bir de kendini hiç ilgilendirmeyen konulara burnunu sokup herkesin ebeveyni olmaya gayret etmek de var.

Memleketin bunca sorunu varken neden buna takıldın diye soran olursa cevabım da açık. İşte sırf başbakana muhalefet olsun diye. Aklım bu kadarına yetiyor ne yaparsınız.