Uluslararası hukukta net bir kural yok

Türkiye hava sahasını ihlal etti, Suriye orantısız karşılık verdi.

Cuma günü Suriye tarafından vurularak düşürülen F-4 uçağı uluslararası hukuk açısından bazı sorular doğurdu. Şayet Suriye yetkililerinin açıkladığı gibi uçak kıyıya 1 km kala vurulduysa, sadece yüksek sürat ile açıklanamayacak bir şekilde Suriye hava sahasının ihlal edildiği anlaşılıyor. Hava sahasının ihlalinde, ihlali yapanın uçağın sivil ya da askeri olması önem taşır. İhlali sivil bir uçak yaptıysa ne şekilde tedbir alınabileceğini, Şikago Konvansiyonu’nun ikinci ekindeki kurallar belirler. 

İsrail saldırısının etkisi 
Hava sahasını ihlal eden, Cuma günkü gibi bir askeri uçakla ilgili alınabilecek tedbirler hakkında ayrıntılı kurallar ise bulunmuyor. Burada genel olarak uçağa karşı alınan tedbirin gereklilik ve orantılılık ilkelerine uygun olup olmadığına bakmak gerek. Yani uçakla vurulmadan önce telsiz bağlantısı kurulup kurulmadığı, uçağın hava sahasını terk etmeye ya da iniş yapmaya zorlanması gibi kademeli tedbirlerin alınıp alınmadığını incelemek gerek. Bu konu henüz net değil. Bunun yanı sıra Suriye’nin, Orchard adıyla bilinen bir operasyon neticesinde İsrail uçakları tarafından 2007’de vurulduğu ve bu deneyimin Suriye hava kuvvetleri üzerindeki tesiri de unutulmamalı. Normal şartlarda Suriye’nin telsiz teması kurması ve bundan bir sonuç elde edemezse savaş uçaklarını kaldırıp hava sahasını ihlal eden uçağı püskürtmeye çalışması beklenirdi. Fakat İsrail bombardımanı deneyimindeki gibi müdahale etmekte gecikeceklerini düşünmüş olabilirler. Bir de Suriye uçaklarının eski olduğunu ve Suriye hava savunmasının daha çok uçaksavarlar üzerine kurulduğunu da akılda tutmak gerek. 

Şimdilik ilk bakışta görülen Türkiye’nin Suriye’nin hava sahasını ihlal ettiği ve Suriye’nin de buna orantısız bir karşılık verdiği. Peki bu saldırı Türkiye için bir savaş sebebi olabilir mi? Siyaseten bilemem ancak hukuken olamaz. Uluslararası hukukun yerleşik içtihatına göre bu boyutta bir silahlı çatışma Türkiye’ye karşılık olarak kuvvet kullanma yetkisi vermemektedir. Devletler, Güvenlik Konseyi kararı yoksa sadece meşru müdafaa kapsamında kuvvet kullanabilir. Meşru müdafaa ise saldırıyı bertaraf etmek amacı taşır. Burada bertaraf edilecek bir saldırı bulunmamakta.
Türkiye ne yapabilir? Durumu Güvenlik Konseyi’ne taşıyabilir. Bunun dışında Suriye’den tazminat isteyebilecektir. İki devletin Cuma gerçekleşen olayın bütün boyutlarını açıkça ortaya koyacak bir rapor üzerinde beraber çalışmaları ve çıkan sonuca göre tazminat belirlemeleri tutulabilecek en mantıklı yol olarak görünüyor.