scorecardresearch.com

Ne güzel memleket

26/05/2011
'İnsanlığa karşı suç' Arjantin'in darbesiyle yüzleşmesini sağladı. Türkiye'de de buna yarayabilir.

Geçen pazartesi Sevinç Özgüner’in öldürülmesinin 31. yıldönümüydü. Özgüner, sol mücadelenin içinden gelen, Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyesi bir diş hekimiydi. Evinin kapısını kırıp girdiler, onu öldürdüler, kocasını da yaraladılar.
Bunlar İstanbul’un ortasında, Mecidiyeköy’de oldu. Daha önce arabasını yakmışlardı. Evde yokken kapısını kırmışlardı. Koruma istemişti. Vermediler.
Katilleri tespit edildi. Ancak mahkûm olmadı.
Bu cinayetin 31. yıldönümünde Sevinç Özgüner’in kızı Alev Özgüner ve Toplumsal Bellek Platformu’nun üyeleri bir suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda bu cinayetlerin insanlığa karşı suç kapsamında olduğu ve zamanaşımının geçerli olmayacağı da belirtiliyordu. 

İnsanlığa karşı suç
‘İnsanlığa karşı suç’ Arjantin’in darbesiyle yüzleşmesini sağladı. Türkiye’de de buna yarayabilir. Aramızda dolaşan katillerin ve işkencecilerin 30 küsur yıl önce işledikleri cinayetlerden yargılanabileceklerini bilmeleri çok şey değiştirebilir.
Eninde sonunda yargılanacağını bilmek, kendini kurtarmak isteyen ve o cinayetlere bir şekilde bulaşmış kişilerin bazı şeyleri itiraf etmesinin de yolunu açabilir.
Geçen pazartesi bu önemli suç duyurusu yapıldıktan sonra, akşam saatlerinde Metin Altıok şiir ödüllerinin töreni yapıldı. Sivas’ta öldürülen şair Metin Altıok’un anıldığı törende, şair Birhan Keskin ödüle layık bulundu.
Fazıl Say’ın ve Çiğdem Erken’in besteleriyle, Bennu Yıldırımlar ve Güvenç Dağüstün’ün okuduğu şiirleriyle, Altıok’un yakılarak öldürülemeyeceği bir kere daha ispatlandı.
Sivas davasının durumu ortada. Katillerden yakalanamayanlar belki de sokakta yanı başınızdan geçiyor. İçleri de rahat, zamanaşımının şefkatli kolları onları bekliyor.
Ne Özgüner ne Altıok öldürülebildi. Unutulmayacak ve hep hatırlatılacaklar. Bu yöndeki siyasi ve sosyal bilince artık hukukun da yardım etmesinin vakti geldi. İnsanlığa karşı suç, işte bu noktada devreye girebilir.
Sevinç Özgüner’in, Metin Altıok’un katillerinin yargılanıp cezalandırıldığı bir memleket, ‘yaşanabilir bir memleket’ olacak. Yoksa Türkiye hâlâ ‘öldüren ve katillerini koruyup kollayan bir memleket’ olmaya devam edecek. Zamanaşımı nedeniyle, bizzat tespit ettiği babasının katilinin cezalandırılmadığını gören Kemal Türkler’in kızı Nilgün Soydan’ın haklı olarak “Bu ülkeden nefret ediyorum” dediği memleket olarak kalacak. 

Memleket isterim
Katillerin Meclis’e taşındığı, siyasi cinayetleri hazırlayan ortama körükle gidenlerin siyasi olarak ödüllendirildiği bir memleket...
Hrant Dink’in öldürülmeden önce valiliğe çağrılıp tedip edilmeye çalışıldığı, daha sonra o valiliğin başının AKP’den milletvekili adayı yapıldığı, bunu eleştiren Arat Dink’e Başbakan’ın teessüflerini bildirdiği bir memleket olarak yeni cinayetleri bekleyecek.
Faili meçhul cinayetlerin araştırılması için araştırma komisyonu kurulmasını isteyen önergelerin AKP oylarıyla defalarca reddedildiği, bu önergeyi veren partinin de “Benim adım Sinan, ben Hrant değilim” diyenleri aday gösterdiği bir memlekette yaşamayı sürdüreceğiz.
Ya da bu cinayetleri işleyen katil sürüleri yargılanıp cezalandırılacak, bunca katledilmiş insana karşı mahcubiyetimiz bir nebze olsun azalacak ve memleket yoluna devam edecek.
Aksi mümkün değil. Ne kadar inkâr edilmeye çalışılırsa çalışılsın. Bu cinayetlerin yarattığı toplumsal travma hâlâ açık bir yara. Bu yara da her şeyi zehirlemeye devam ediyor.
Altıok ölü, katilleri sokakta. Özgüner ölü, katilleri sokakta.
Muammer Güler neredeyse milletvekili; Arat Dink’e seçim meydanlarında akıl öğretilmeye çalışılıyor.
Bu mu istediğiniz memleket?

.

http://www.radikal.com.tr/105060710506072

YORUMLAR
(2 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

... - noviembre

Arjantililer gibi hesap sormayı, Afrikalılar gibi utancı paylaşmayı öğrenebildiğimiz günler hiç gelmeyecek maalesef. Ama en azından biraz duyarlı olmayı öğrenebilsek, katilleri Meclise taşımasak, en azından bir insan, bir aydın öldürülündüğünde tepkisiz kalmasak... Toplumsal Bellek Platformu'na ve özellikle size vazgeçmeden haykırdığınız için sonsuz sevgi ve saygılar...

KİMLER ÖLDÜRÜP KİMLER SORGULADI BİZİ - jiyan-baran

Burası böyle bir ülke.Herkesin kendi ölüsüne gözyaşı döktüğü,herkesin kendi acısına ağıt yaktığı bir zamandan geçiyoruz malesef.İnsan sözcüğünü lügatımızdan çıkarmışız bir kere.Eğer öldürüldüyse bizim düşüncemizden biri değilse alkış tutacak kadar küçülmüşüz.O kadar çok acı var ki bu topraklarda.Renkli kutusuyla,yazılı ve görsel medyasıyla,devletiyle yalan söylemeye devam ediyoruz.Çünkü biz insancıl duygularını yitirmiş canlılar olarak yaşadığımızı sanıyoruz.Oysa Kimler öldürüp,kimler sorguladı o insanları?Fark görebiliyor musunuz?