15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü

Bir taraftan dünya, bir taraftan da içinde yaşadığımız topraklarda savaş ve savaşların yol açtığı yıkımlar;

Bir taraftan dünya, bir taraftan da içinde yaşadığımız topraklarda savaş ve savaşların yol açtığı yıkımlar; bütün dehşet görüntülerine rağmen sürmekte. Geleceğin savaşlarını ya da savaşlara dayalı geleceğimizi düşündüğümüzde, önümüze çıkacak tablonun korkunçluğunu bugünden hayal
bile edemez durumdayız.
Savaşları önlemenin en doğru yolu onun bir unsuru olmamaktır. İnsanlar bu tavır ve anlayışlarını ahlaki, dini ya da politik gerekçelerle, savaşlar varolalı beri hemen her zaman ortaya koymuşlardır.
Özellikle de 1. Dünya Savaşı'nda ortaya çıkan savaş karşıtı kitlesel tepki, bugünkü vicdani ret hareketinin temellerini ve kazanımlarını ortaya çıkarmıştır.
Bugün Avrupa Konseyi üyesi 46 ülkeden yalnızca Türkiye'de, vicdani ret anayasal bir hak değildir.
1989 sonunda Tayfun Gönül ve Vedat Zencir ile Türkiye'nin gündemine giren vicdani ret hareketi, 1997 yılından beri hemen her sene, 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü'nü çeşitli biçimlerde kutlamakta. Son 3 yıldır İstanbul, İzmir ve Ankara da 'Militurizm Festivali' adıyla yapılan etkinliklerde; militarizmin toplumsal yaşamda varolduğu, militarist kurum, yapı ve sembollere düzenlenen 'turistik geziler'le görünür kılınmaya çalışılmış, toplu vicdani ret açıklamaları yapılmıştır.
Bu yıl, 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü'nde, sayıları 60'ı bulan eski vicdani retçilerle yenilerini buluşturmayı kararlaştırdık. 'Vicdani Retçiler Buluşması' adını verdiğimiz bu etkinliğin kamuoyu tarafından da görünür ve bilinir olması birçok açıdan önem taşımakta:
- Savaş karşıtı bilincin gelişmesini sağlayacaktır. Bundan yarım asır önce, Amerikan savaş karşıtlarının Vietnam savaşına karşı çıkarken dillendirdikleri ve zorlu bir mücadeleyle hayata da geçirdikleri 'savaş çıkmış giden yok!' sözünde de olduğu gibi, savaşların durdurulmasının bir yolunun da insanların onun bir unsuru olmamayı göze almalarından geçtiğini göstermeliyiz.
- Çorlu Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan insan hakları savunucusu ve vicdani retçi Halil Savda'nın özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Savda, 2004 yılında vicdani reddini açıklamış, tahliye olduktan sonra askeri birliğe gitmek yerine normal yaşamını ve mücadelesini sürdürmüş, 7 Aralık 2006 günü gittiği duruşmasında 'kaçma' şüphesiyle tutuklanmış, işkence görmüş, toplam 21.5 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.
Savda, askeri cezaevinde askeri emir ve yaptırımlara uymadığı için sürekli ve artan sürelerle 'hücre hapsi' cezasına da maruz kalmaktadır. 'Askeri birlik-askeri cezaevi-askeri mahkeme' kısır döngüsü içine sokularak 'ömür boyu hapis' ve 'sürekli hücre hapsi' riskiyle karşı karşıyadır. Aynı zamanda bir hukuk skandalı da olan bu insanlık ayıbının son bulması bizlerin tepkisine bağlıdır.
- AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) 24 Ocak 2006 günü, vicdani retçi Osman Murat Ülke davasında Türkiye'yi; kötü muamele, aynı suçtan defalarca yargılama ve bütün medeni haklardan yoksun bırakarak 'sivil-medeni ölüm'e yol açmaktan dolayı mahkum etti ve bu sonuçların ortadan kalkması için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine karar verdi. Türkiye'nin de kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi, Nisan ayında yapmış olduğu toplantıda, söz konusu yasal düzenlemelerin yapılmadığını ve Haziran ayında yapacağı toplantıda bu konuyu tekrar ele alacağını ve muhtemel bir yaptırımın da söz konusu olabileceğini bir uyarı olarak Türkiye Hükümeti'ne iletti. Vicdani retçi Halil Savda ve Mehmet Tarhan'ın davaları da avukatları tarafından AİHM'e götürülmüş durumda.
Bir insan hakkı olan vicdani ret hakkının tanınması, zorunlu askerlik hizmeti yerine 'alternatif sivil hizmet'in de hayata geçmesi bu yasal düzenlemeler için baskı yapılmasına bağlıdır. Kaldı ki; zorunlu askerlik hizmetini bir angarya olarak değerlendirip, alternatif olarak sunulan sivil hizmeti de reddeden total retçileri de destekliyoruz.
Reddet, diren hayır de!... Askere gitme.
Vicdani Ret Platformu
15 mayıs 2007 etkinlik duyurusu:
http://www.savaskarsitlari.org/
AİHM'nin O.M.Ülke kararına ilişkin olarak: Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi uyarısı:http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=8&ArsivAnaID=38519&ArsivSayfaNo=1
Ülke'nin avukatı H.Üçpınar'ın adalet bakanlığına mektubu
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=8&ArsivAnaID=37662
uluslararası yasaların/yükümlülüklerin hatırlatılması açısından:
HRW'den mektup:
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=9&ArsivAnaID=38418
WRİ'den mektup:
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=9&ArsivAnaID=38389