Açıkistihbarat Nokta

Giriş: Bu Satırların Yazarı, yazdığı köşe yazılarındaki tüm bilgileri, Piyasa Gazeteleri'nden almaktadır. Şu, bu, o zamanlarda yayımlanan muhtelif haberleri bir araya getirip BUNLARDAN bir sonuç çıkartmamak...

Giriş: Bu Satırların Yazarı, yazdığı köşe yazılarındaki tüm bilgileri, Piyasa Gazeteleri'nden almaktadır. Şu, bu, o zamanlarda yayımlanan muhtelif haberleri bir araya getirip BUNLARDAN bir sonuç çıkartmamak, diğer köşecilerin basiretsizliği/korkaklığı/beceriksizliği/ya da konsantrasyon eksikliğidir. Zira: Türk Medyalamacıları'nın asli görevi İlişki Bezirgânlığı/Güç Tacirliği/Erk Sahipleri Pışpışlama/Ağbi Ağırlama Sağırlama olup başka konulara konsantre olamamakta,
daha doğrusu bu kolay, güvenli ve kârlı yolu tercih etmektedirler.
Tehdit Mühendislerine duyrulur!
12 Haziran'da Ümraniye'de (malulen)emekli astsubay (komando) Oktay Yıldırım'a ait sarmaşık sardırılmış 'küçük ev'den (paketteki 3 adet eksik) 27 adet el bombası ve artık sayıp dökmeye üşendiğim askeri teçhizatın çıkmasının akabinde, olaylar çorap söküğü gibi gelişti, biliyorsunuz.
Habire evler basıldı; habire muhtelif rütbelerde emekli subay isimleri (başrolde) karıştı, tutuklandılar da çoğu, gözaltına alınmalarının akabinde. Şu anda hatırı sayılır sayıda 'yurtsever' içerdeler. O teçhizatla yurdu kimler adına 'sevmeyi' planladıklarını ise, mahkemelenmelerinin akabinde göreceğiz. Ya da göremeyeceğiz. (Muhtemelen, böyle.)
Diyelim 18 kişinin gözaltına alındığı Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi, (VKGB) silahlı/külahlı ve aynı zamanda amaçlı çıktı: Tahsilatçıymışlar.
Askeri mühimmat yığıyorlar muhtelif yerlere. Danıştay Baskını'nın dosyası bunların dosyasıyla birleştirildi. Cumhuriyet gazetesine atılan 3 bombanın, o kutudan çıkamayan (Ümraniye'den) 3 bomba olması muhtemel.
Diyelim: Hrant Dink Cinayeti'nin 3 adet Trabzonlu çocuğun işi/pişirmesi olmadığını, vicdan sahibi herkes kabul eder.
Bu baskınlarla/teçhizatlarıyla yakalananlar, bizim mahkemelerimizi
basan kişiler.
O KADRO BU KADRO!
Artık birileri de 'ulusalcı' kelimesinin kimilerimizde nasıl alerjik reaksiyona neden olabileceğini anlayıversin, kabul ediversin. Tüm o Dekolteli Kemalist Yürüyüşler, çok iyi niyetle, en güzel hasletleriyle insanlarımızın yapılmış olabilir. Pek çok kişi için öyledir de.
Ama bu yürüyüşleri DÜZENLEYENLER, onların söylemleri/kanalları/kanaat önderleri/bağlantıları ortada.
Ve habire yeniyeni bağlantılar dökülüp saçılıp ortalığa, maalesef maalesef bizim uzaktan bakıp da yaptığımız yorumları doğruluyor.
Hani 1 adli tıpçı (Doç. Dr. Ümit Sayın) yazmakta olduğu acikistihbarat.com sitesinden kişilerin BU BAĞLANTILAR içinde olduğunu keşfedince (gözaltına alınmaları/tutuklanmaları üzerine) yazmayı bırakıyor siteye.
Ve 'Şerefsiz Ödlek' adı altında muhtelif (sanal) hakaretlere maruz bırakılıyor.
Bir adli tıp uzmanı neden 'Derin Devletler, Gizli Projeler ve Kirli Gerçekler', 'Gizli Örgütler' isimli kitaplar yazmaktadır?
Neden 1 adli tıp uzmanı böylesi bir sitede köşe sahibi olmak gereğini duymaktadır? Adli tıp yeterince doyurucu/mühim/ve oyalayıcı bir iş alanı değil midir? Tabii Ümit Sayın'a göre olmayabilir. Ben uzaklardan bakarak böylesine mühim/saygın/tatminkâr bir alan olduğunu düşünüyorum adli tıbbın.
Dr. Ümit Sayın'ın arasına 'düşmüş' olduğu siteden 2 isim: (yüzbaşılıktan istifa etmiş/eski Tekofaks genel müdürü/kendi şirketi Densan) Gazi Güder ve (eski bir bankacı olan) Ayşe Asuman Özdemir, gözaltına alınıp serbest bırakılıyor. Sonra savcılığın itirazı üzerine, yeniden yakalanıyorlar.
Sitenin bir diğer 'yazarı' Oktay Yıldırım. Yıldırım, benim Vicdani Red mahkememde NE ARADIĞINI soran basın mensuplarına 'Ortadoğu üstüne yazan bir köşe yazarı olduğunu' söylemişti. Acaba kast ettiği 'köşe' açıkistihbarat sitesindeki köşesi mi?
Sitenin sahibi ise 'komplo teorisi uzmanı', Robert Kolejli, ekonomist Behiç Gürcihan. Behiç Gürcihan da, gözaltına alındı.
Çocuklarını illa, billa da Robert Kolej'e sokmak için yırtınan anne-babalara duyrulur. Ne mümtaz kişiler çıkıyor/çıkabiliyor yani Robert'ten. Tansu Çiller'den başlayarak saysam, burdan Arnavutköy'e yol olur.
Peki ama Robert Kolej mezunuyla, ekonomistiyle, adli tıpçısıyla NEDEN bu memlekette, bu kadar çok komplo teorisyeni var? Neden insanlar (gazeteciler dahil) işlerini yapmak yerine komplo teorisyenliğini yeğliyor? İşkembeyi kübradan atmayı yani? HayaliKüçükAli olmayı?
Ciddi ciddi araştırmalar yapmayı tarihçilere/sosyologlara/siyaset
bilimcilere bırakmak yerine?
İlla herkesin oturduğu yerden sallaması gerekiyor. 1 adet dâhi insan gibi bilimkurgu yazarı/gerilim yazarı/politik gerilim yazarı çıkaramamış, hiçbir janrın başarılı örneklerini yaratamamış, yalnızca ilkokul dörtte (üstelik kendi dilinin kurallarını DAHİ bilmeyen) bir çocuğun karalayacağı düzeyde abuklamalar/sabuklamalar.
Bunlar var ortalıkta yalnız.
Yazarımız yok, ama yazanımız çok.
Bu site de işte burnunun ucuna kadar bulaşmış bu 'vatanperver' ilişkilere/silahlara/külahlara/muhtelif karanlık olaylara.
Bizi bu 'vatanperverlerin' dehşetinden/onların sitelerinden/ipindirik komplo teorilerinden/temelde komplekslerinden; kendilerinin çok mühim/çok kıymetli/çok verecen olduklarına dair, tam tersi oldukları için savruldukları öz-kanaatlerinden, öz-sanrılarından kim koruyacak peki?
Hrant Dink'i kim korudu?
Bugün duruşmanın kapısındaydım. Üzgünüm ve umutsuzum.
Çok yorgunum Atam.
Bu memleketin gidişatından.