Ağababaların tecavüz hakkı

Salı gecesi Kanal D Ana Haber'de uzun uzun İbrahim Tatlıses'in son icraatı işlendi.</br>Almanya'da savcılığın epey bir zamandır yürütmekte olduğu soruşturmanın dosyasına dayanarak, bir sürü detay verildi.

Salı gecesi Kanal D Ana Haber'de uzun uzun İbrahim Tatlıses'in son icraatı işlendi.
Almanya'da savcılığın epey bir zamandır yürütmekte olduğu soruşturmanın dosyasına dayanarak, bir sürü detay verildi.
Ben az bir kısmını, bölük pörçük dinleyebildim. Zira kızımlayız. 8.5 yaşında bir çocuk tüm bu tecavüz ayrıntılarını duysun tabii ki, istemiyorum. Balkonda bana öğrendiği son sihir gösterisini yapıyor. Bu sihrin adı: 'Memiş'in Papyonu'. Zayıf kedi Memiş, bir dosyanın içine girip balık yiyor. Ve nasıl şişmanlamış olarak çıkıyor. Zayıf Memiş'in resmi, Şişman Memiş'in resmi, koca balığın ve sonra kılçığının resmi.
Ben ara ara balkondan salona giriyor ve tecavüz mağdurunun anlattıklarını dinliyorum. Sonra çıkıyorum, sonra yine giriyorum. Tam olarak vâkıf değilim yani konuya.
Fakat konu, elbette önümüzdeki günlerde kendini bir lahananın yaprakları gibi, açacaktır.
Yarım saat filan süresince işlendi İbrahim Tatlıses'in tecavüz vukuatı. Bu arada 'ulaşılamayan' Tatlıses'in kanalı arayıp konuşma hakkını kullanabileceği anons ediliyor habire.
Tatlıses aramıyor Kanal D'yi. Belki Antarktika'da çiğ köfte yoğuruyordur. Melun bir iftiraya uğramıştır, konuşmak istemeyebilir.
Ama Almanya'da savcılığa da gidip ifadesini vermemiş; bu mevzu hakkında anlaşılan ciddi bir ifade ketlenmesi söz konusu. Zira ifadesi alınamadığından hakkında uluslararası bir tutuklama kararı çıkarılmış vaziyette.
Şimdi Tatlıses kadar kendini ifadelendirmeye düşkün bir zat az bulunur. Biri ona doğru öksürse, çıkar kanal kanal konuşur. Ağlar, bağırır çağırır, çemkirir, tehditle sitemi harmanlar, 'Allah belanızı verecek' der; bunu da şakayla karışık gibi söyler -şudur budur.
Dünya yüzünde, kendini medyanın aynasında izlemekten bu denli hoşlanan birisi, az bulunur.
Derya Tuna'yla ayrılık facialamaları sırasında Reha Muhtar'ın en hatırlı müşterisi olarak, ekranları şenlendirmediği nerdeyse bir gece bile yoktu.
Her fırsatta ağladı.
Her fırsatta ağlıyor. Konuşuyor.
Daha geçen gün seyircilerinin önünde beyaz jaketi iyi ütülemediği için, 'yardımcısı' Çeto'yu itin dibine sokmuş. Sonra da jaketini parçalayarak stresinden kurtulmuş vs. vs.
Yıllardır, bu zulüm altında yaşıyoruz: İbrahim Tatlıses'i izleme zulmü. Ondan yeni bir habercik almadan bir günümüz, iki günümüz -mümkün değil geçemiyor.
Ama işte bu azgın teşhircilik vakamız, salı gecesi uzun uzun mevzu edilmesine karşılık SUSSS PUSSS'tu. Enteresandı yani. Karşı atağını merakla bekliyoruz.
Tecavüz mağduru olduğunu iddia eden hanımı ben inandırıcı buldum. Bir sürü detay anlatıyordu. Tatlıses'in Türkiye'de yaşayan çocuğunu kullanarak kendisini nasıl tehdit ettiğini anlattı mesela. Şikâyetini geri almak istemişti; korkmuştu. Çocuğunun canının yakılmasını istemiyordu. Fakat olay Urfa'da değil, Almanya'da geçiyordu. Orda adaletin kendi seyri vardı.
İbrahim Tatlıses adı, mekanizmanın işleyişini durduramazdı.
Urfa Çarşısı'nda oysa uğruna cinayet işlendiğinde, suçun havale edilmesi, kan parası ödenmesi gibi yöntemlerle, Tatlıses tereyağından kıl çeker gibi meseleden sıyrılmıştı.
Tatlıses, tereyağından kıl çeker gibi meselelerden sıyrılmaya, fazlasıyla alışkındı. Hatta bazı lekeler nasıl çitilendikçe azarsa; Tatlıses de hatalarını büyütmeye, ağzımıza burnumuza dayayarak göstermeye, onları Kaf Dağı boyutlarında olduğuna inandığı personasının, karizmasının natürel parçacıkları olarak görmeye müptelaydı.
Kendini bu dünyaya yollanan bir nimet, gözünün değdiği, gönlünün çektiği her kadını altına çekivereceği bir döşek olarak görmeye, nasıl da koşullanmış bir erkek tipi var.
Bir dalkavuk ordusu eşliğinde ordan oraya gidip: dövüyorlar/sövüyorlar/ seviyorlar/ tükürüyorlar/sıçıp batırıyorlar.
Dalkavuk ordusu tabii boşuna beslenmiyor.
Ağam ağam güzel ağam
Ne yapsan yakışır ağam
Vurduğun yerde gül
Soktuğun yerde nane biter
Canım ağam/paşam/babam/sultanım -kesmedi imparatorumefendim. Böyle topaçlıyorlar, dualıyorlar- Durmadan durmadan.
Ağanın egosu daha da şişiyor. Cerahat toplanıyor, toplanıyor.
Mike Tyson'ın birkaç zamanını içerde geçirmesine neden olan tecavüz vakası mesela. Bu adamlar tecavüz etmeyi, kendilerine hak görüyor. Âlem onlar için dönüyor ya. Arzın merkezinde yalnız onların ismi kazılı: "İmparator! İmparator! Her ŞEY senin hakkın. Yeter ki buyur. Yeter ki iste. Karşındaki istemese de olur."