Bayram Tazısı

Kızım pendulum'un bir ucundan diğerine sallanıyor. Evin içini günlerce Amy Winehouse'un (nerdeyse Dinah Washington'u aratmayan) sesiyle/söyleyişiyle inlettikten sonra, "Gel bana çikolata sevgilim"e savruldu!

Kızım pendulum'un bir ucundan diğerine sallanıyor. Evin içini günlerce Amy Winehouse'un (nerdeyse Dinah Washington'u aratmayan) sesiyle/söyleyişiyle inlettikten sonra, "Gel bana çikolata sevgilim"e savruldu!
O manasız/sinir bozucu/çıldırtıcı şarkıyı bilmesinin/öğrenmesinin hiçbir nedeni yoktu! Bizim çocukluğumuza ait bir vatka/bir ispanyolpaça/bir sinir illeti rüküşlük olarak küflenip gitmesi gereken bu "parçayı" maalesef bir Türk reklamcısı alıp bir reklamın Ana Fikri olarak, ekranlarımıza sürmüş. Tü.
Böyle bir şeyi ancak Naimciğim yapar, akıl eder. Ama o (diyelim BUNU DA yapıyor ise) bu parçaya bir anlam, bir lezzet ithaf ediyorsa; onlarca/yüzlerce başka (korkunç) parçaya da parçaparça lezzet/anlam ithaf ettiğinden, kaynar gider.
Nasıl bir Gurme'ye "küf mantarı omleti" diye tutturursa Parisİtalya, diyeceğimiz bir şeyimiz olamaz ise; 1 Müzik Gurmesi olan Naim'e de hiçbir şey diyemeyiz: Vatkalarına, bol paçalarına boyun eğeriz. Müzik (ince retro) zevkinin.
Ama her kim (zibidi) reklamcı bulup çıkardıysa BU (korkunç) PARÇAYI, hem kendisini (günlerdir bana çektirdiği azap nedeniyle) kınıyor, hem de ben siyah çelenk göndermeye inanan biri değilim-
Patlamış lastik gönderiyorum popüler kültürle ilgili protesto etmek istediklerimin kapısına.
Ninja Kamlumbağa kılığı giyip dolaşan (böylesi okazyonlarda) bir team'in perde gerisindeki hanımağasıyım.
Bayram Tatili'nde kapına bırakılan Patlamış Lastiğin nedenini sorgulama ey reklamcı! Ne Dündar Kılıç (rahmetli), ne de Fevzi Öz olayı! Ben yollatıyorum o kocaman (kamyon) lastiğini patlak kapına.
İçine bırakılan sarman (yavru) kediden ise ben mesul değilim. (Cihangir'de oturmasaydın.)
Geçen haftaların Süper Hadisesi senaryolamak için Los Angeles'da bulunan (Türk Kırolarının Yeni Merkezi) Yılmaz Erdoğan'ın, ordaki Yazarlar Grevi Gösterileri'ne iştirakiydi.
Yememiş, içmemiş yazarların filan arasına karışmış. Eline de bir pankart ele geçirmiş.
Tamam: Sakalet (Sakatat mıydı) Katsayı'na dair kuşkularda değiliz. Katıl el âlemin grevine kelle paça. Ve fakat "kol kırılır yen içinde kalır." "Hanzo bayılır/Divan'da ekler yiyenlerin ruhu duymaz." Değil mi AMA?
Hayır kardeşim. Yanında götürmüş bir kamera, onu tutan eller (1 kameraman); döküntülemiş bu mühim ansları. Yememiş içmemiş; Kelebek İlavelemesine yollamış. Bi de.
BAKIN BANA! BAKIN BANA!
Sosyal B içerikli yazar-oyuncu-yönetmenimiz Hollywood'da! Grevde! Demonstrasyonda!
İnşallah oralarda takılırken Meltem Cumbul'un sevgilisini de araklamamıştır!
Fiktif ve fakat acayip ünlü sevgilisini Cumbulcemaat'in; Lindsay Lohan kaptı, o kaptı, bu kaptı; Y. Erdoğan niye kapatmasın?
İşte günlerce "Gel bana çikolata sevgilim" çalınan, o felâket sözler bağrılan evde Free Association'ın geleceği noktalar da buralardır ey zeytinyağı üreticileri.
Geçen akşam Barbaros Şansal konukladı Türk Oprahsı Havşar'a. Takım elbisesi acayip gözlükleri, Kerem Alışık'ı dahi kıskandırıcak miktarlarda sürmeli gözlerinin YANI SIRA (başı sıra mı demeliyim) öyle devvvv sarı bir çiçek takmış ki jaketinin cep deliğine-
Hani devvv çiçekleri olur da palyaçoların; basıp su fışkırtırlar. Şaka. Sulu şaka.
"Su fışkırtacak mı? Ne zaman fışkırtacak:" diye meraklandım durdum. (Al sana: Gerilim Unsuru)
Su fışkırtmadığı gibi devvvv sarı çiçeğinden; İsviçreli bir hanımdan yaptığı çocuğunu dahi (s) açıklamadı.
Oysa geçenlerde Ali Poyrazoğlu Hollandalı bir hanımdan olan oğlunu açıklamıştı.
Cemil İpekçi ise bir yandan Ağca'nın Eski Nişanlısı'na (bir nevi Nil Demirkazık bu medya alâkası ucubesi hanım da) gelinlik dikiyor kristal taşlarla bezeyerek, iki yandan kadın olsaydı türbanla dolaşacağını açıklıyor.
Zira aşırı aşırı muhafazakârmış Cemil Çiçekçi! Nişantaşı Sosyetesi'ne filan da bir vuruyor, bir de yer vuruyor mülakatlamalarında.
THY Uçak Görevlileri'ni bebek mavisi/bebek pembesi renkleriyle donatınca "GENCİ BOZMAZ MI BU RENKLER? EDALAR? diye bir ben sorgulamıştım gerçi.
Bakıyoruz karayağız bir steward'ımız bebek mavisi yelekler, bebek pembesi kravatlar içinde.
İsyanım sonsuz olmuştu!
Ben de erkek olsaydım bıyık takardım mesela. Zira feci ananelerime bağlıyım. Elimde değil.
Ve bu toprakların ananesi/mananesi sırf bizden mi sorulacak Uluğ Tanrım?
Bayram yazısını da böyle bağlamasını biliriz yani. Aşağıda bağlama hocam bekliyor.
Hayırlarla kalın! (Her 2 anlamıyla da.)